1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Hayata "sıfırdan" başlıyorlar
Hayata "sıfırdan" başlıyorlar

Hayata "sıfırdan" başlıyorlar

Niğde'de 3 yıl önce meydana gelen trafik kazasında kafa travması geçirmeleri nedeniyle konuşma ve yürüme yetilerini kaybeden iki kız kardeşin yeniden konuşmaya başlaması aile bireylerini umutlandırdı- Yoğun tedavi sürecinin ardından 9 yaşındaki İkbal "ann

A+A-

NİĞDE (AA) - MUHAMMED YASİR AYDOĞAN/BETÜL ABBAK - Niğde'de 3 yıl önce geçirdikleri trafik kazası nedeniyle konuşma ve yürüme yetilerini kaybeden 2 kız kardeş, adeta bebek gibi yeniden hayata başlıyor. Yoğun tedavi süreci sonucu iki kardeşin yeniden konuşmaya başlaması, aile bireylerini de umutlandırdı.

Çiftlik ilçesinde 2013'te baba Canan Karabaş'ın (45) kullandığı patates yüklü kamyonetin devrilmesi sonucu Özden Karabaş ve 4 çocuğu yaralandı. İkbal (9) ve Zerda Karabaş (13), başlarından aldıkları ağır darbe sonucu beyinlerinde oluşan hasar nedeniyle yürüme ve konuşma kabiliyetlerini yitirdi.

Kayseri Devlet Hastanesi yoğun bakım servisinde 8 ay bitkisel hayatta kaldıktan sonra gözlerini açan kardeşler, birçok kez beyin ameliyatı geçirdikten sonra, hayati fonksiyonlarına yeniden kavuşup bebek gibi hayatlarına sıfırdan başladı.

Yaklaşık 2 yıl önce Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesine sedyede getirilen kardeşler, henüz tekerlekli sandalyede olsalar da konuşmaya başlayarak ailelerini umutlandırdı.

Anne Özden Karabaş (42), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 6 çocuk sahibi olduğunu, 3 yıl önce 4 çocuğuyla kaza geçirdiklerini söyledi.

Kazada ağır yaralanan 2 kızının tedavisi için 3 yıldır mücadele ettiklerini, neredeyse evlerinin yolunu unuttuklarını anlatan Karabaş, "Doktorlar çocuklarımın beyninin sıfırlandığını, emeklemeyi, yürümeyi konuşmayı tekrar öğreneceklerini söyledi. Zerda hiç konuşamıyordu, sadece bakıyordu. Geçen seneye kadar 'anne' ve 'mama' diyor başka bir şey demiyordu. Bu sene Allah'a şükür İstiklal Marşını, Kur'an-ı Kerim'i, her şeyi okuyor. Önceki yaşadıklarını, arkadaşlarını hatırladı. İkbal için de beyin cerrahları 'konuşma merkezi etkilenmiş, hiç konuşamaz' demişlerdi. Şimdi, 'mama, anne, baba' demeye başladı." diye konuştu.

Eşi ve kızlarıyla hayatlarını hastane odalarında geçirdiklerini belirten Karabaş, Bor Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinde iki yataklı odada 4 kişi kaldıklarını, 15 yaşındaki kızı Zerrin'in de kendilerine yardımcı olduğunu kaydetti.

Karabaş, hastaneden 3-4 ayda bir izinli olarak çıktıklarını, hafta sonları fizik tedavi özel eğitimine gittiklerini, diğer çocuklarına babaannelerinin baktığını ifade etti.

- "Biz hayattayken ayağa kalksınlar"

Her ay üç defa göz ve beyin kontrolü için Kayseri'ye gittiklerini ve bunun çok maliyetli olduğunu dile getiren Karabaş, şöyle devam etti:

"Eşim işsiz olduğundan dolayı tedavi masraflarını borçlanıyoruz. Ayda üç defa Kayseri'ye araç tutarak gidiyoruz. Ben çocuklarımdan hiçbir şey esirgemem. Daha iyi olsunlar diye borçlanarak çocuklarla ilgileniyoruz. Kayseri'ye bir defa gidişimiz, kaldığımızda 500 lirayı buluyor. Çocukların sağlığı hepsinden önemli. Biz hayattayken ayağa kalksınlar. Allah'tan başka kimseye muhtaç olmasınlar yeter. Çocuklarımın hayallerinin gerçekleşmesini ayağa kalkıp gezmelerini istiyorum."

Karabaş, çocuklarının tedavi gördüğü hastaneye konuşma terapisti ile el-ayak açmada kullanılan cihaz istediklerini belirterek, yetkililerden yardım istedi.

- Okuluna dönmek istiyor

Zerda Karabaş ise hastaneden çıktığında arkadaşlarıyla oyun oynamak, gezmek ve okula gitmek istediğini belirterek, "Türkçe öğretmeni olmak istiyorum, çünkü Türkçeyi çok seviyorum" dedi.

- "Başlarını bile kaldıramıyorlardı"

Fizik tedavi uzmanı Esin Ağırnas Kartal da İkbal ve Zerda kardeşlerin kafa travması nedeniyle beyinlerinin oksijensiz kaldığını, bunun sonucunda ciddi sorunlar yaşadıklarını aktardı.

Kardeşlerin ilk geldiğinde başlarını bile tutamaz halde olduklarını hatırlatan Kartal, "Her iki hastada Hipoksik İskemik Ensefalopati (oksijensizliğe bağlı beyin hasarı) ya da anoksik beyin hasarı dediğimiz, kaslarını ve hareketlerini etkileyen, yürümeme, başlarını tutamama ve oturamamalarını sağlayan bir bozukluk gelişmişti. İlk tedavilerinin ardından buraya fizik tedavi almak için getirildiklerinde ilk bebek aşaması dediğimiz aşamada, başlarını bile kaldıramıyorlardı. Epey başarı sağladık, durumlarında çok olumlu gelişmeler oldu." diye konuştu.


Etiketler : , , , ,
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT