1. YAZARLAR

  2. Av. Bülent Aksoy

  3. İflasın Ertelenmesi
Av. Bülent Aksoy

Av. Bülent Aksoy

Yazarın Tüm Yazıları >

İflasın Ertelenmesi

A+A-

GÜNDEMDEKİ MEVZUAT DEĞİŞİKLİKLERİ

İflasın Ertelenmesi

Son günlerde daralan piyasalara rağmen ekonominin gidişatının iyi sinyaller vermesi umut verici. Lakin finans kaynaklarının mevduat toplamak yerine kredi taleplerinde reel sektöre daha olumlu ve daha esnek yaklaşması da elzem.

Bir özel bankanın tutumu nedeni ile birçok firmanın iflasın eşiğine geldiğini duymaktayız. Bu tutuma karşın devlet bankalarının daha yapıcı bir tavır sergilemeleri, ekonomik dinamik ve hakim bir yönetim açısından bu büyük bankaların özelleştirilmemesi; en azından hakim ortak olarak kamunun elinde kalması gerektiğini de bizlere göstermekte.

Bu kısa ekonomik tablodan sonra iflas erteleme müessesesinden bahsetmek istiyorum. İflasının Ertelenmesi Müessesesi, aktifi pasifini karşılamaya yetmeyecek düzeye gelen şirketlerin ve kooperatiflerin kısa vadeli borçlarını vadelerinde ödeyemeyeceğini ve süre verilirse bu borçları ödeyebilecek duruma geleceğini ispat etmeleri halinde alacaklıların rızası aranmaksızın mahkemece mühlet verilmesidir.

Artan iflas erteleme talepleri nedeni ile bu hususta bir yasa değişikliği yapılacağını biliyoruz. Ancak bu müessesenin bir kısım teminatı (ipotek, rehin vs) olan alacaklılara zararı olduğu söylense ve bilinse de teminatı olmayan alacaklılar için bir umut ışığı ve kurtarıcı olduğu da bilinmekte. Bu talepte bulunup tedbir kararı aldıktan sonra yavaş yavaş şirketin tasfiye edildiği örnekler elbette azınsanmayacak derece.

Yine bu müessesenin toplu işçi çıkarmaların önüne geçmesi, uzun yıllar gösterilen çabalarla ve peyderpey yapılan ve nihayetinde büyük masraflarla kurulan işletmelerin; haraç mezat- hacizler ile yok olmasını önlemesi sureti ile milli servete de faydası olduğunu söylememizde bir beis yoktur.

Bu tür hadiselerde Ticaret ve Sanayi Odalarının ve ekseriyetle bankaların seslerinin çok çıktığını bilmekteyiz. Bunun yanında iflas erteleme isteyenlerin bir kısım siyasi ortamlarda bulunup bu müesseseyi savunamayacağı-utanacağı, aynı şekilde iflas erteleme potansiyeli olan firmaların da iflası hızlanmasın diye bu müessesenin iyi olduğundan bahsetmekten çekineceği de malumdur.

Kısaca izaha çalıştığımız fayda- zarar ve sesi çıkma-utanma analizi kapsamında benim görüşüm bu müessesenin devam etmesi yönünde. Ancak başvuru aşamasında sadece ve sadece gerçek duruma uygun ticari kayıtların esas alınarak doğrudan bu işin ehli hakimlerce incelemenin yapılabilmesinin mevzuat açısından temellendirilmesi ve rutin olarak şirketin bizzat mahkeme tarafından yerine görülmesi gerekmektedir.

Yine ödemelerde hiçbir ayrım gözetilmeksizin garameten (alacaklılara oransal olarak) ödemenin yapılmasının sağlanması ve kayyumların nasıl davranacağının çok net bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.

Bu hususta ekseri uygulama yöntemi, ne yazık ki Yargıtay kararları sonrası belirlenmiştir, ancak eksikliğin hayli fazla olduğu, bir kısım alacaklıların mağdur oldukları bilinen bir durumdur.

Bu hususlar ışığında yasa koyucunun iflas erteleme talepleri olumlu neticelenen firmaları ve başvurmayanları inceleyerek;

  • Erteleme isteyenlerin kaçının faaliyetine devam ettiği,
  • Bu firmalardan alacaklıların alacağının ne kadarını tahsil edebildiği,
  • Başarı ve başarısızlık oranının tespiti için; iflasının ertelenmesini istemeden müflis durumuna düşen veya acz halinde olan firmalardan alacaklıların alacağının ne kadarını aldığı, bu talepte bulunanlara göre alacak tahsil oranının ne olduğu,

Hususlarında ayrıntılı ve tamamen verilere dayalı bir araştırma yapılacak olursa eminim bu talepte bulunan firmalardan sağlanan faydaların bulunmayanlara göre kat be kat fazla olduğu sonucu ortaya çıkacaktır. Bu sebeple bu şekilde bir araştırma ile değişiklik güzergahı çizilmesi topluma ve ekonomiye fayda sağlayacaktır. Kötü niyetli firmalar yüzünden iyi niyet çabası içinde olan veya olacak olan firmaların heder edilmemesi gerekir. Konkordato müessesesi, alacaklıların ekseriyetle olumsuz yaklaşması ve bir anlaşma ortamı sağlayamaması nedeni ile çözüm sağlayamamaktadır. Yasal düzenlemede kötü niyetin ispatı halinde ceza tedbirleri artırılırsa müessese rayında yürüyecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT