Macit Uluçamlıbel

Macit Uluçamlıbel

İngiliz hasta

İngiliz hasta

‘Bu havalar insanı hastalar’ derler ya eskiler gerçekten doğru havadaki ani değişiklikler gribal enfeksiyonlara sebep oluyor dikkatli olmak lazım. Geçtiğimiz haftalarda katıldığımız bir toplantıda Psikiyatrist ve Psikoterapist Doç. Dr. Cebrail Kısa ‘ Ülkeler de, toplumlar da, bireyler gibi hastalanabilir’ (içine kapanmak ya da saldırganlaşmak vb.) demişti. Buradan yola çıkarsak sanırım dünyanın en hastalıklı ülkesi İngiltere diyebiliriz. Bazı hastalıklar bildiğiniz gibi zaman zaman ataklarla gelir. İngiltere’nin yüzyıllar önce kapıldığı sınırları belirleme, sömürme (kan emme) hastalığı da maalesef bu bahar hava değişiminden kaynaklı(!) bir atak sürecinde.

 

Birinci dünya savaşından bu yana Ortadoğu’da huzura izin vermeyen elinden geldiğince bölge insanını din din, mezhep mezhep, şehir şehir, mahalle mahalle bölen emperyalizm şimdi de yeni oyuncağıyla sahnede. Özellikle Avrupa’da İslam dinine karşı büyük ilgi duyulmaya başlandığı, İsrail ’in çoluk çocuk demeden Müslümanları katlederek dünya Müslümanlarına meydan okuduğu bir zamanda, adında İslam geçen bir oyuncakla Müslüman kanı akıtmak bir taraftan da dünyanın gözünde farklı bir İslam algısı oluşturmak… Bu adamların attıkları her adım planlı programlı…

 

Peki biz bu planları doğru okuyabiliyor muyuz? Suriye’de Esed her şehirde ayrı bir soykırıma imza atarken. Sınırımızın hemen dibindeki şehirlere, köylere ve mahallelere Esed’e karşı savaşan güçleri arkasından vurarak bayrak diken Esed’in kendilerine karşı bir yaptırımını görmediğimiz PYD bayrak diktiği bölgeleri bir bir kaybediyor. Dün Türkiye, Türkmenlere ve Özgür Suriye ordusuna yardım ediyor silah gönderiyor diye Ülkemizi uluslararası arenada suçlu düşürmeye çalışanlar bugün PYD’ye silah vermemizi istiyorlar. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? IŞİD protestosu adı altında şehirlerimizde terör estiren zihniyetin asıl hedefi maalesef batının asla kabul edemediği çözüm sürecidir. Türkiye ne IŞİD’in ne de başka bir terör örgütünün burnunun dibindeki Ayn el-Arab ya da diğer ismiyle Kobane’ye gelip de katliam yapmasına göz yumamaz, yummaz, yummayacaktır da.

Cumhurbaşkanımızın ve Başbakanımızın uluslararası görüşmelerde başından beri ısrarla dile getirdikleri uçuşa kapalı bölge, tampon bölge oluşturulması artık daha elzem hale gelmiştir. Sınır hattında devletimizin Kobane bölgesinden gelen insanlara kucak açmasını görmezden gelerek türlü provokasyonlara imza atan zihniyetin tedavisinin mümkün olmadığı son günlerde hepimiz tarafından anlaşıldı. IŞİD’i protesto ediyorum diye devlet malına zarar veren, insanımıza zarar veren, bayrağımızı yakan, askerimizi taşlayan kişiler ve bu kişiler sokaklara dökülsün diye provoke eden kurum ve kuruluşlar biran önce ilgili devlet kurumlarınca belirlenmeli bu kişiler ellerindeki taş, sopa, Molotof, silah ve benzeri dokümanla birlikte sınırın ötesine IŞİD’le savaşmaya gönderilmelidir.

HDP ve CHP’nin hem teskereye onay vermeyip hem IŞİD’le mücadele edilmiyor diye ortalığı yakıp yıkması ne kadar çözüm odaklı düşünüyor olduklarının bir göstergesidir. Bu olaylar başladığından beri sağduyulu davranarak provoke haberlere itibar edilmemesini söyleye MHP’yi ise tebrik etmemiz lazım.

Emperyalizm hastalıklarından memnun, kurtulmak istemez. Ne olur biz kendimizi aşılayalım artık bize enjekte ettikleri ırkçılık zehrini atalım vücudumuzdan Kuran aşısı olalım Haça karşı Hilal zafer kazanana kadar batının fitneleri bitmeyecek bunu unutmamalıyız.

 

Bayram boyunca bu karışıklığın yanında Leman Sam’ın açıklamalarıyla gerildik. İslam düşmalığı konusunda dünyanın en ünlü kafirlerine taş çıkartacak ünlülerimizin olması.  Bu insanları izleyerek ve dinleyerek Müslüman bir  ülkenin zengin etmiş olduğunu göz önüne aldığımızda, bu insanların değil bizim suçumuzdur. Leman Sam Şahsen ben bu saatten sonra ne seni nede ‘Sırf sana benziyor diye’ kızını dinlemeyeceğim.

 

Bayramı yazacaktık bu hafta ama olmadı bayram boyunca dostluktan, kardeşlikten dem vurmak yerine dine saldıranları sokakları yakıp yıkan Vandalları izledik durduk,demek ki böyle böyle o eski bayramları tüketmişiz…

 

Hayırlı cumalar…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
5 Yorum
Macit Uluçamlıbel Arşivi
SON YAZILAR