1. YAZARLAR

  2. Oktay Mermer

  3. İSLAM ZİRVESİ SÖZDE DEĞİL ÖZDE OLMALI…
Oktay Mermer

Oktay Mermer

Yazarın Tüm Yazıları >

İSLAM ZİRVESİ SÖZDE DEĞİL ÖZDE OLMALI…

A+A-

BM’nin 5 daimi üyesini oluşturan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin Halk Cumhuriyeti dünyaya en çok silah satan ülkelerin başında geliyor. İslam coğrafyasındaki katliamlara seyirci kalan ülkelerin en kârlı piyasası ise Ortadoğu ve Kuzey Afrika!

Müslüman katliamına sessiz kalmasıyla tanınan BM'nin Gazze ve Suriye tutumu yeni eleştirileri beraberinde getirdi. BM’nin katliamlara kapı aralamasına tepkiler yükselirken ‘Birleşmiş Milletler’i oluşturan 5 daimi devletin silah piyasasında etkin olmaları dikkat çekiyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrası BM’yi oluşturan ABD, Rusya, İngiltere, Fransa ve Çin Halk Cumhuriyeti dünyaya en çok silah satan ülkelerin başında geliyor.


Araştırmalar incelendiğinde potansiyel olarak en karlı piyasanın İslam coğrafyasında Ortadoğu ve Kuzey Afrika olduğu belirtiliyor. Bu ülkeler arasında Birleşik Arap Emirliği, İsrail, Mısır, Cezayir ve Libya dikkat çekiyor. Petrol rezervi bakımından ilk sırada 264.52 milyar varil ile Suudi Arabistan yer aldı. Bu ülkeyi 211.17 milyar varil rezerv ile Venezuela, 173.63 milyar varil rezerv ile Kanada, 151.17 milyar varil rezerv ile İran, 143.10 milyar varil rezerv ile de Irak takip etti. Kuveyt 101.50 milyar varil rezerv ile altıncı sırada, Birleşik Arap Emirlikleri 92.20 milyar varil rezerv ile yedinci sırada, Rusya 60 milyar varil rezerv ile sekizinci sırada, Libya 47.10 milyar varil rezerv ile dokuzuncu sırada, Nijerya 37.20 milyar varil rezerv ile onuncu sırada yer aldı.

Dünyada, yer altı doğal kaynaklara bakıldığında (petrol, doğalgaz, kömür ocakları) Türkiye’nin çevresindeki ülkelerde çoğu da İslam ülkelerinde.

Diğer taraftan silah tüccarlarının pazarı da yine İslam ülkeleri…

Eğer İslam ülkeleri birlik beraberlik içinde olursa, kendi içlerinde işbirliği yaparlarsa tüm Avrupa’yı tüm dünyayı dize getirirler.

Dünya üzerinde özelliklede Müslümanlar üzerinde yıllarca oyunlar oynandı ve halada oynanmaya devam ediyor.

Türkiye komşuları ile iyi olduğunda orta doğuya hakim olacaklarını bilen Avrupa. Sürekli çomağını sokup başta İslam ülkeleri olmak üzere bizi de komşularımız ile savaşa sürüklemekte.

İslam ülkeleri bu oyuna gelmemeli, birlik beraberlik içinde Müslümanca kardeşine sahip çıkıp dostça yaşamalı.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 13. İslam Zirvesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde 14-15 Nisan'da İstanbul'da yapılacak.

Zirvede 30'un üzerinde ülkenin devlet ve hükümet başkanı, diğer üye ülkelerin ise meclis başkanları veya dışişleri bakanlarınca temsil ediliyor. Açıklamada, Türkiye'nin gerek İstanbul'daki toplantı gerekse İİT Dönem Başkanlığı sırasında teşkilata üye ülkeler arasındaki ilişkilerin daha da güçlenmesi, İslam dünyasının karşı karşıya bulunduğu iç ve dış sorunlara çözüm bulunması için çaba sarf edeceği vurgulanıyor.

 

Dünya ülkelerinin 1/4 ü Müslüman ülke olup, yaklaşık 1.5 milyar Müslüman nüfusa sahip olduğu bilinmekte.

Keşke yapılacak İslam Zirvesinde birlik-beraberlik çağrısı yapılırken, kalkınmaya yönelik işbirliği tartışılırken, bunların sözde kalmayıp realitede uygulanması için çaba gösterilse yani gerçekleşmesi sağlansa.

Türkiye’de yapılan zirvede Türkiye’nin İslam ülkelerinin başı olup, Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında birleşilse, komşularımız, Rusya, Ermenistan, İran, Irak, Suriye, Lübnan, Yunanistan, Bulgaristan ile sınır alış verişi yapılıp dost olunsa ne güzel olur değil mi?

Peki bu durumu Avrupa ister mi? Amerika ister mi? Asla istemez.

Bizim içimizde bazı kesim Avrupa’daki basının ülkemiz için yazılan yazılarını sosyal paylaşıma taşıyor ve de bakın Avrupa bizim için ne dedi diyor.

Ey vatandaş Avrupa senin iyi olmanı ister mi? Avrupa senin güçlenmeni kabul eder mi? Olda bu kadar da olma.

O kadar Müslüman sefalet ve savaş içinde iken, bir lokmanın bile boğazımdan geçmesi  hepimizi rahatsız etmekte olduğu bu günlerde diğer İslam ülkelerinin farklı düşünmesi mümkün mü?

Hepimiz dünya denen geminin yolcularıyız ve onun karaya vurup parçalanmasına izin vermemeliyiz, çünkü ikinci bir Nuh'un gemisi olmayacaktır.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT