1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı
İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı

İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı

Başbakan Yıldırım: (2)- "Bizim yapmamız gereken sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almaktır."- "İstikrar ve güven bu işin iki sihirli kelimesidir. Türkiye'de var mı bu? 15 senedir var mı? Var. Var olduğu için bir Türkiye üç Türkiye oldu. Var olduğu

A+A-

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, "Bizim, yapmamız gereken sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almaktır." dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeni Hizmet Binası Açılışı ve Meclis Toplantısı'nda konuştu.

"Göstergelerimize bakıyoruz, hepsi dünyanın göstergelerinden iyi." diyen Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bankalara bakıyoruz, faize, enflasyona vesaire, burada işler tersine dönüyor. Bunda bir yanlışlık yok mu? Siz bu işin erbabısınız, burada bir yanlışlık var. Bu doğal bir şey değil, sürdürülebilir de bir şey değil. Bunun çaresi var. Bu işi, biz tek taraflı yapmak istemiyoruz. Bankalara diyoruz ki 'Gelin kardeşim, bak aklınızı başınıza alın, mevduat toplama yarışına girmeyin.' Birbirleriyle yarışıyorlar. 'Ne veriyorsun?', '13', 'Ben 13,2.' Sanki efendim, balık mezbahasında müzayede yapıyor. Olur mu böyle şey? Parayı toplayacaksınız, sonra o parayı kullandıracak kimse bulamazsan ne yapacaksın? Turşusunu mu kuracaksın paranın? Alacaksın, bir yere vereceksin. O verdiğin yer de onu alacak... Şimdi sizin bütün çalışıp çabalayıp elde ettiğiniz katma değerin yüzde 55'ini finansman gideri olarak... Böyle bir şey olur mu? Bunun işçiliği, elektriği, nakliyesi, ham maddesi var. Hepsinin 55'ini bir seferde bankalara verdikten sonra geriye kalan 45 ile de nasıl geçineceksen geçin."

Başbakan Yıldırım, finansman meselesinin sanayinin gelişmesinin önündeki en büyük engel olduğunu dile getirdi.

Bunun, Türkiye'nin büyümesi ve kalkınmasının önünde en büyük engel olduğunu, bunu sadece sanayi için dile getirmediğini aktaran Yıldırım, "Tam bir darboğaza girmiş durumdayız işte. O enflasyonu, enflasyon faizi tetikliyor. Tamamen bir çıkmaz. Halbuki Türkiye nasıl kalkınacak? Üretecek, istihdam yapacak, yatırım yapacak, ürettiğini satacak. Dolayısıyla da satınca katma değer oluşacak, refah artacak. Sonra da o refahı adil bir şekilde paylaştıracağız. Herkes o refahtan adil bir şekilde payını alacak. Bizim, yapmamız gereken sürdürülebilir kalkınmayı garanti altına almaktır. Yatırımcıların yatırımlarının kapsayıcı olması lazım. Kalkınmanın kapsayıcı olması lazım. Bunları yapacak imkanımız var. Konuşmanın sonunda Erdal Bey bir şey söyledi. 'İstikrar ve güven.' İstikrar ve güven bu işin iki sihirli kelimesidir. Türkiye'de var mı bu? 15 senedir var mı? Var. Var olduğu için bir Türkiye üç Türkiye oldu. Var olduğu için o büyük projeler yapıldı. Var olduğu için etrafımız ateş çemberi olduğu halde büyümeye hız kesmeden devam ettik." şeklinde konuştu.


- "Bundan sonra büyüme daha da artacak"

Binali Yıldırım, 2016'nın en zor yıl olduğuna dikkati çekerek, darbe teşebbüsüne rağmen büyümenin sürdüğünü vurguladı.

Tek istisnanın 2009 olduğunu anımsatan Yıldırım, "Hepsi geride kaldı. Birkaç rakam da ben vereceğim. Sizin, herkesi, üreticilerin, iş adamlarının önem verdiği bir endeks var. PMI, satınalma yöneticileri endeksi. Mayıs'ta yüzde 53,5 oldu, son 3,5 yılın en yüksek seviyesine geldi. Bir başka şey. Sanayide üretim kapasite kullanımı yüzde 78,8'e çıkmış. Bu da son 4 yılın en yüksek seviyesinde. Yatırım malları üretimi yüzde 24,7 oranında artmış. Bundan sonra büyüme daha da artacak. Daha fazla büyümenin habercisidir. Yurt dışı yerleşiklerin ülkeye getirdiği kaynak yılbaşından beri 4,5 milyar dolar. Geçen yıl bu 3,2 milyar dolardı. Güven var. Ülkeye yatırım... Gün geçmiyor ki yurt dışından cazibe merkezinde yatırım yapmak isteyenler geliyor." değerlendirmesinde bulundu.

Gelen müracaatların 100 milyara ulaştığı bilgisini veren Yıldırım, müracaat sayısının da 3 bini geçtiğini dile getirdi.

Çalıştırılması taahhüt edilen çalışan sayısının 450 bin olduğunu kaydeden Yıldırım, bunun sonucunda o bölgede terörün barınamayacağını söyledi.

Başbakan Yıldırım, zamanın ve enerjinin lüzumsuz işlerle azaltıldığını aktararak, şöyle konuştu:

"Türkiye'nin imkanları, kaynakları, istikrarı, her şeyi var. Bir kör dövüşüdür gidiyor. Bu siyasette de iş alemininde de başka alanlarda da var. Türkiye ve millet bunu hak etmiyor. Millet daha güzel şeyler duymak istiyor. Sürekli gerginlik, sorun... Kendimize, ülkemize ve geleceğimize haksızlık ediyoruz. Halbuki her şey var, güçlü siyasi irade desen var, istikrar desen var. Dünyanın hangi ülkesi böyle bir darbeyi silaha, tanka, topa karşı göğsünü siper etmiş, bayrağını yere düşürmemiş, ezanlarını dindirmemiş ve darbecilere darbeyi vurmuş. Böyle bir milletin olduğu yerde bize düşen çalışmak ve üretmektir. Her türlü olumsuzluğa rağmen, ihracatımızın kilo başına parasal değerini 1 dolar artırmışız. Yetmez. Katma değeri daha fazla artırmamız lazım. Onun için de daha fazla araştırma geliştirme..."

Yıldırım, Ar-Ge'ye ayrılan payı Gayri Safi Milli Hasıla'nın yüzde 3'üne kadar yükseltmeyi amaçladıklarını ifade etti.

(Sürecek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT