1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı
İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı

İso Yeni Hizmet Binası Açılışı Ve Meclis Toplantısı

Başbakan Yıldırım: (3)- "Kalkınmış bir Türkiye... Sorunlarını çözmüş, terör belasından kurtulmuş, insanları arasındaki kutuplaşmayı değil, kaynaşmayı sağlamış, hep aynı yöne, aynı hedefe kilitlenmiş bir Türkiye'den bahsediyoruz. Bunu gerçekleştirecek her

A+A-

İSTANBUL (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, "Kalkınmış bir Türkiye... Sorunlarını çözmüş, terör belasından kurtulmuş, insanları arasındaki kutuplaşmayı değil, kaynaşmayı sağlamış, hep aynı yöne, aynı hedefe kilitlenmiş bir Türkiye'den bahsediyoruz. Bunu gerçekleştirecek her türlü şartımız var, her türlü imkanımız var. Neyimiz eksik? Adım atmamız lazım." dedi.

Yıldırım, İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yeni Hizmet Binası Açılışı ve Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçmişte Ar-Ge bütçelerinin devlet tarafından finanse edildiğini şimdi ise özel sektörün de bu konuda yatırım yapmaya başladığını, bunun da sevindirici bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Ar-Ge konusunun zihinsel bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu kaydeden Yıldırım, şunları söyledi:

"'Ar-Ge bütçesini artıralım' demekle olmaz. İş adamları, sizin, buraya yapılan harcamaları fuzuli harcama olarak görme lüksünüz yok. Eğer yarışta öne geçmek istiyorsanız farklı olmanız lazım. Farklılığı nasıl sağlayacaksınız? Herkesin yaptığı iş, harcıalem iştir. Oradan bir şey gelmez. Bazılarının yaptığı işi yaparsanız bir adım öne geçersiniz ama hiç kimsenin yapmadığı işi yaparsanız o zaman herkes sizin arkanıza takılır. Türkiye'nin mutlaka ve mutlaka mukayeseli üstünlüğü olan alanlara yönelmesi lazım. Mutlak üstünlüğümüz yok. Doğal gazımız yok, petrolümüz yok ama bizim kaynağımız var, insanımız var, genç nüfusumuz var, beşeri sermayemiz var."

Türkiye'nin genç nüfusunun terörün ağına düşürülmemesi gerektiğini kaydeden Yıldırım, "Onları, Türkiye'nin aydınlık yarınlarına hazırlamamız lazım. Daha güzeli onlara göstermemiz lazım. Daha güzeli ne? Kalkınmış bir Türkiye. Sorunlarını çözmüş, terör belasından kurtulmuş, insanları arasındaki kutuplaşmayı değil kaynaşmayı sağlamış, hep aynı yöne, aynı hedefe kilitlenmiş bir Türkiye'den bahsediyoruz. Bunu gerçekleştirecek her türlü şartımız var, her türlü imkanımız var. Neyimiz eksik? Adım atmamız lazım. Enerjimizi azaltan işleri bir kenara bırakıp artık bölünmüş yollar var, otoyollar var, köprüler var, tüneller var, tam yol ileri. Durmak yok, yola devam. Parolamız, aynen geçerli bundan sonra da." ifadelerini kullandı.


- Anayasa değişikliği

Başbakan Yıldırım, anayasa değişikliği referandumu kampanyası döneminde çok şeyin konuşulduğunu hatırlatarak, vatandaşın sonunda kararını verdiğini söyledi.

Bunun "Hayır" diyenler için de 'Evet" diyenler için de kolay bir karar olmadığını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çünkü büyük bir reform. Bütün yönetim alışkanlıklarını değiştiren, yepyeni bir model getiriyoruz. 'Hayır' kampanyası yapan arkadaşlarımız bir anlamda bize göre daha avantajlı başladılar. Neden? Çünkü bilinen, denenmiş, sorunlarıyla bugüne gelmiş bir şeyi anlatıyorlardı. Biz ise balın faziletlerinden bahsederken bala parmaklarını bandıracak bir imkan veremiyorduk. Geleceği anlattık. Hayallerimizi anlattık. Ülkenin neler kazanacağını anlattık. Sağ olsun milletimiz itibar etti ve bu iş bitti. Bu anayasa değişikliği ne getiriyor biliyor musunuz? Bu anayasa değişikliğinin kısaca getirdiği, bu bahsettiğiniz güven ve istikrarı kalıcı hale getiriyor. Yani seçimden seçime 'Acaba efendim iktidar olacak mı olmayacak mı?' meselesi kalkıyor. Vatandaş, sandıkta yüzde 50+1 ile iktidarı belirliyor. Başka yolu yok bunun. Dolayısıyla her zaman tek başına güçlü iktidar garanti altına alınıyor. İstikrar sürekli hale geliyor. 5 seneden 5 seneye mutlaka güçlü bir iktidar var, sürekli istikrar var. Yasamayla yürütme arasındaki geçişler, çatışmalar büyük ölçüde ortadan kaldırılıyor. Yasama, daha fazla etkinlik kazanıyor. Yasama faaliyetleri tamamen Meclis'in inisiyatifine geçiyor. Hükümet, Meclis üzerine çökmüyor. Meclis verirse yasa veriyor, vermezse de iş de tıkanmıyor. Kendi işlerini görecek, vatandaşın işini kolay edecek bütün imkanları da veriyor."

Binali Yıldırım, yeni yönetim sisteminin yönetimde uzlaşma kültürünü getirdiğini belirterek, "Niye? Çünkü sandıkta iki tane eşit irade tanımlıyor vatandaş. Birinin birine verdiği iradeyi, yürütmeye verdiği iradeyi yasamaya da veriyor dolayısıyla iki tane vatandaştan yetki almış irade var. Bunlar arasında bir kriz olursa ellerine eşit silahlar da vermiş. Birisi silah çekerse diğeri de, -tırnak içinde söylüyorum-, diğeri de çekiyor. Mecburen birbirlerini yok etmek yerine oturup anlaşacaklar. Sistemin böyle bir güzelliği de var. Bu bir mühendislik projesidir. Onu bilin. Öyle hesabı kitabı yapılmış bir iştir. Deneyeceğiz, 2019'da." diye konuştu.

Türkiye'nin bu sistemle artık bölünme korkusunu tamamen geride bırakacağına işaret eden Yıldırım, "Zaman zaman ülke bölünecek korkusu yaşayanlar var ya... Öyle bir şey yok. Neye dayanarak söylüyorum? Çünkü yüzde 50+1 oy almadan iktidar olamıyorsunuz. Yüzde 50+1 oyu da almak için Türkiye'nin her köşesinden oy almanız lazım. Doğusundan batısından, kuzeyinden güneyinden her yerden. Dolayısıyla milletin her renginin, her tonunun desteğini almanız gerekir. Birlik, beraberlik ve kardeşlik içinde üniter yapıyı koruyarak, toprak bütünlüğümüzü koruyarak yolumuza devam edeceğiz. Türkiye'yi büyüteceğiz." dedi.


- Bürokrasinin azaltılması

Bürokrasi azaltılması konusuna değinen Yıldırım, şunları söyledi:

"Bürokrasinin azaltılması... Doğru biz de şikayetçiyiz. Bakın geçen gün Sayın Cumhurbaşkanımız ve biz bir açıklama yaptık. 180 günlük bir eylem planı, yani 6 aylık bir eylem planı. 2017'nin sonuna kadar... Bunu Bayram'dan sonra ele alacağız ve kamuoyuna ilan edeceğiz. Bu eylem planının içinde bürokrasinin azaltılması var, iş süreçlerinin hızlandırılması var, önceliklere göre devletin yapacağı işlerin yeniden tanımlanması var ve devlet mekanizmasının çok daha hızlı çalışmasını sağlayacak tedbirlerimiz var. Her alanda var. Yani sadece iş alemini kastetmiyorum, sanayicileri kastetmiyorum. Bütün toplum kesimlerinin beklentilerini karşılayacak tedbirlerimiz var. Bunların bazıları, bazılarının hoşuna gitmeyebilir, alınacak tedbirler. Önce iğneyi kendimize batıracağız. Önce kendimize çeki düzen vereceğiz sonra vatandaştan isteyeceğiz. Söylediğimiz zaman vatandaş ne diyecek? 'Kardeşim sen bize nasihat edeceğinize kendinize bir bakın..."


- KDV

KDV konusunun yeni baştan çalışıldığını, gözden geçirileceğini söyleyen Yıldırım, "Burada çelişkiler var. Bu kayıt dışılığa da sebep oluyor, mahsuplar, geri ödemeler vesaire... Bunlarda maalesef sıkıntılar yaşanıyor. Zamanında almanız gerekeni almıyorsunuz, bir yerde yüzde 1 KDV var aynı üründe yüzde 8 var, onların arasını dengesini tutturamıyorsunuz, siz detayları daha iyi biliyorsunuz. Bunu da yeni baştan ele alacağız." diye konuştu.

Kamu alımları konusuna değinen Yıldırım, "Prensip şu: Kamu alımlarını mutlaka ağırlıklı olarak yerlileştirme ve millileştirme... Buradaki prensibimiz bu. Kamu alımlarının nasıl alınacağı belli. Ekonomiye, ciddi anlamda katkı sağlayan önemli bir kalem. Burada bundan daha önemlisi burada yerlilik ve millilik. Bu olmadıktan sonra ne olur? Cari açığımız artar. Zaten bizim finansla ilgili sorunumuz buradan geliyor. Dolayısıyla sonuç istediğimiz gibi olmayabilir. O bakımdan kamu alımlarında yerlilik ve milliliği esas alacağız ve burada da sanayicilerimizin beklentilerini dikkate alacağız." ifadesini kullandı.

(Sürecek)





Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT