1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde Açılış Töreni
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde Açılış Töreni

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde Açılış Töreni

Adalet Bakanı Bozdağ: (1)- "Parti içinde sıkıntınız varsa, kongre tartışmalarını gölgelemek istiyorsanız onu gidin partinizin içinde çözün. Başka başka hesaplarınız varsa gidin o hesaplar kiminle ilgiliyse orada görün ve orada çözün. Buna Türkiye'nin yarg

A+A-

İSTANBUL (AA) - Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, yargıya yönelik eleştirilere ilişkin, "Parti içinde sıkıntınız varsa, kongre tartışmalarını gölgelemek istiyorsanız onu gidin partinizin içinde çözün. Başka başka hesaplarınız varsa gidin o hesaplar kiminle ilgiliyse orada görün ve orada çözün. Buna Türkiye'nin yargısını alet etmeyin." dedi.

Bozdağ, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde düzenlenen ve bir dizi açılışı içeren etkinlikte yaptığı konuşmada, yargıya yapılan eleştirilere değindi.

Bütün kesimlere çağrıda bulunan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Hesaplaşmanız varsa, siyasal hesaplaşmanız varsa gidin o hesabınızı siyasetin ön gördüğü usullerde görün. Parti içinde sıkıntınız varsa, kongre tartışmalarını gölgelemek istiyorsanız onu gidin partinizin içinde çözün. Başka başka hesaplarınız varsa gidin o hesaplar kiminle ilgiliyse orada görün ve orada çözün. Buna Türkiye'nin yargısını alet etmeyin. Buna yüce bir değer olan adaleti lütfen ama lütfen alet etmeyin. Kendi parti içi hesaplarına veya Türkiye'nin siyasal dengeleri bakımından bir hesaba adaleti kurban edenler adalete de yargıya da milletin hukuka olan inancına da en büyük zararı vermektedirler."

Yargıya güven ve yargıdan memnuniyetin son derece önemli olduğunu belirten Bozdağ, yargıda memnuniyetin yargıya işi düşenlerin yargı hakkındaki kanaatini ifade ettiğini vurguladı.

Bozdağ, herkesin elini vicdanına koyması gerektiğini dile getirerek, "İşin doğası gereği yarısının kaybettiği yarısının da kazandığı, kazananın da dilediği gibi kazanamadığı bir ortamda yargıdan memnuniyeti yüzde yüz gibi bir değerlendirme noktasına taşımak fiilen imkansız. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey yok. Bugüne kadar geçmiş tarihi dönemlerde de böyle bir şey olmamış. Bundan sonra da olmaz." ifadesini kullandı.

Yargının verdiği kararları dosyadaki delil durumu, hakimin gerekçesi gibi durumlarla değerlendirmek gerektiğine dikkati çeken Bozdağ, şöyle konuştu:

"Siyasal pozisyonlarımıza, görüşlerimize, tarafımıza göre eleştirir veya takdir edersek yargıya en büyük kötülüğü biz yapmış oluruz. Şu anda yargıya en büyük kötülüğü böylesi siyasal pozisyonlarına göre yargıya ayar vermek isteyenler yapmaktadır. Böyle bir şey olur mu? Her gün yargıyı ayaklar altına alacaksın. 'Sonra yargıya güven burada, şurada.' Terör örgütleri bir yandan... Çünkü terör örgütlerine en büyük cezayı yargı kesiyor. Onlar, bir yandan yargıya saldırıyorlar. FETÖ, PKK, DHKPC, DEAŞ ve ne kadar terör örgütü varsa saldırıyor. Çünkü onların üyeleri yargıda hesap veriyor. Ya tutuklu ya hükümlü. Bundan dolayı yargıya saldırıyorlar. Öte yandan da siyasal duruşlarına göre siyasi partiler de bunu yaptığı zaman herkes bir yandan yargıya vurduğunda, yargıyı savunan biri de çıktığında Adalet Bakanı'na saldırıyorlar."


- "Yargı, hakim ve savcılara yönelik saldırılara cevap vermek görevim"

Adalet Bakanı Bozdağ, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun eleştirilerine ilişkin daha önce açıklamada bulunduğunu anımsatarak, "Beni eleştiriyor. Ben dedim ki 'Benim söylediğim laflarla Sayın Kılıçdaroğlu'nun YSK Başkanı, üyeleri ve karar veren hakimler ve savcılar hakkında söylediği lafları yan yana koyun. Adalet Bakanı'nın söylediği şu, Kılıçdaroğlu'nun söylediği şu. Yüzünüz kızarmadan Kılıçdaroğlu'nun söylediklerini okuyabiliyorsanız aşk olsun size.' Ben ne yaptım? Ben Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun başkanıyım. Aynı zamanda Adalet Bakanı'yım. Siyasetçi kimliğim de var. Yargıya, hakimlerimize, savcılarımıza birileri saldırdığı zaman, hak etmedikleri eleştiriler yöneltildiğinde daha ilerisi hakaret ve tehditler yapıldığında onlar cevap veremiyorlar. Cevap verdikleri zaman ayrı sıkıntılar oluyor. Onların adına onların hukukunu korumak benim görevim. Onlara saldıranlara hak ettikleri cevabı vermek benim vazifem. Bakan onun için kurul başkanıdır." değerlendirmesinde bulundu.

Adalet Bakanı'nın kurul başkanı olmaması durumunda hakimlerin ve savcıların kendilerini savunmak durumunda kalacağını aktaran Bozdağ, böyle bir manzaranın Türkiye'ye bir şey kazandırmayacağını söyledi.

Bozdağ, bu tür bir fotoğrafın yargıya ve adalete inancı yükseltmeyeceğini dile getirerek, büyük fedakarlıklarla görev yapanların hukukunu korumaya devam edeceklerini belirtti.


- "Siyasi liderler topluma kötü örnek olmamalıdır"

Yargıya hakaret, tehdit ve tahkir edenlerin suç işlediğinin altını çizen Bozdağ, "Açıkça suçtur. Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek suçtur. Tehdit suçtur. Yargı görevini yapanları hukuk dışı yol ve yöntemlerle etkilemeye teşebbüs suçtur. Ben bunu söylediğimde de eleştiriliyorum. Bunu ben değil Türk Ceza Kanunu diyor. Kanunda olanı ben hatırlatıyorum. Yapmayın. Ana muhalefet ya da diğer partiler, liderler suç işlememelidir. Topluma böyle kötü örnek olmamalıdır. İyi şeylerde örnek olmalıdır. Suç işlemek konusunda örnek olunca başka oluyorlar. Hakaretler ve tehditler yapılıyor." ifadelerini kullandı.

Bozdağ, siyasi liderlerin kullandığı dilin halkı da etkilediğini anlatarak, vatandaşların bu sebeple ceza aldığını anımsattı.


- İstinaf mahkemeleri

İstinafı 30 Temmuz 2016'da faaliyete geçirdiklerini hatırlatan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Bu tarihi bir adımdır. İstinaf, çok net ifade ediyorum. Yargıtay ve Danıştay'dan daha etkin bir kanun yoludur. Yüksek mahkeme değildir ama onlardan daha etkin bir kanun yoludur. Yargıtay ve Danıştay'ın ilk derece mahkemesinin kararını kaldırıp bir kenara koyup, yerine istediği kararı vermek hak ve yetkisi yok. İstinafın ilk derece mahkemesinin verdiği kararı olduğu gibi kenara koyup sıfırdan ve doğrudan karar verme hak ve yetkisi vardır. Bu büyük bir güçtür. İstinafın yürürlüğe girdiği günden bugüne kadar ortaya çıkan sorunlarını yakından takip ettik. Çözümlerini araştırdık. İstinaf başkanlarımızla ve üyelerimizle konuştuk hem de ilk derecedeki hakim ve savcılarımızla konuştuk. Her iki taraf açısından da sorun görünen noktaları tespit ettik. Bir kanun tasarısını Meclis'e gönderdik. Meclisimiz, kanun tasarısını Adalet Komisyonumuz kabul etti. İnşallah temmuzun 15'inden sonraki süreçte fırsat bulursak yasalaştıracağız. Şu anda uygulamadan kaynaklı pek çok sorunu bu tasarıyla çözmüş olacağız. Adana ve Bursa istinaf mahkemelerini de faaliyete geçirme kararını aldık. Eylül itibariyle Adana ve Bursa Bölge Adliye Mahkemelerimiz görevine başlayacak. Geriye kalan bölge adliye mahkemelerimizin bir kısmını 2018'de bakiyesini de 2019'da faaliyete faaliyete geçireceğiz. 2019'un sonuna geldiğimizde 15 bölge adliye mahkememizin tamamı faaliyete geçmiş olacak."


- İş uyuşmazlıklarında arabulucular

Bozdağ, iş uyuşmazlıklarında işçi ve işveren arasındaki ihtilafların zorunlu arabulucuya götürülmesini sağlayan düzenlemeyi hatırlattı.

Bundan sonra iş uyuşmazlıklarının önce arabulucuya gideceğini dile getiren Bozdağ, "Arabulucu 3 haftada karara bağlayacak. Bir hafta daha uzatabilecek bu kararı. Dört haftada bağlanacak ondan sonra da uzlaşamazsa ve anlaşamazlarsa yargıya gidecekler. Şu anda ihtiyari arabuluculuk uygulamasını yapıyoruz. İhtiyari arabuluculuk uygulamasında 2013'ten bu yana 13 bin küsur müracaat var. Bunun yaklaşık 11 bin küsuru iş uyuşmazlıkları. Yani işçiyle işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanıyor. Bu uyuşmazlıkların da yüzde 94'ü anlaşmayla çözüldü. İş uyuşmazlıklarında da yüzde 89'u anlaşmayla çözülmüş. Arabuluculardan benim aldığım bilgiye göre iş akdi feshedilen işçi arabulucuya geldiği zaman işverenlerin çoğu onun tazminatının ödenmediğini bilmiyor bile." şeklinde konuştu.

Bu sayede mahkemelerin iş yüklerinin azaldığını aktaran Bozdağ, bunun toplumsal barışa çok büyük bir katkı sağladığını kaydetti.

İdari yargılama usül kanununda da önemli değişiklikler yapma hususunda çalışmalarının olduğunu belirten Bozdağ, "Komisyon bir noktaya getirdi. İnşallah eylül ve ekim gibi bunu da Meclis'e getireceğiz. Orada da bir sulh yolunu idari yargıda da... Şu anda esasında olan ama işlemeyen bir mekanizma var. Biz o mekanizmayı idari yargıda da işler hale getirmek için bir formül geliştirdik. Şu anda görüşmeleri devam ediyor. O formülde bir mutabakat ortaya çıkarsa idari yargı alanında da sulh yoluyla bazı konuların idari yargının önüne gelmeden çözülmesinin önünü açacağız." dedi.

(Sürecek)

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT