1. YAZARLAR

  2. Seyit Mehmet Deniz

  3. İstikamet üzere olmak gerçekten zor
Seyit Mehmet Deniz

Seyit Mehmet Deniz

Yazarın Tüm Yazıları >

İstikamet üzere olmak gerçekten zor

A+A-

Zorlu süreçlerden geçen siyaset, 2002’de AK Parti’yi iktidar yaptı.

367 garabeti, Ergenekon, Balyoz, Eldiven derken Gezi Parkı, Ak Parti iktidarına karşı girişilen önemli kalkışmalardan bazılarıydı.

Paralel yapı ile içli dışlı olmuş hükümet, Gezi Parkı olaylarına kadar kader birliği yaptığı cemaatin samimiyetine inanarak PKK sorunu çözmek için harekete geçti.

Lakin hükümet, darbe kalkışmaları sonrası tasfiye edilen derin güçlerin boşluğunu dolduracak paralelin pusuda beklendiğinden habersizdi.

MİT müsteşarlığına Hakan Fidan’ın atanmasına tepki veren Fethullah ve avanelerinin planları Oslo ile açık oldu.

Oslo görüşmeleri bir şekilde sızdırıldı.

Taraflar sızdırmanın kimden ve nasıl geldiğini biliyor olacak ki elini çabuk tutan o günün Başbakanı Erdoğan acilen Özel Yetkili Mahkemeleri tasfiye etti.

Sulh Ceza Hakimliklerini kurdu.

Cemaatin elinde epey bir şantaj kaseti bulunduğunu tahmin eden hükümet, ses ve görüntü kayıtlarının açıklanmasına 3-5 yıl arasında hapis cezaları getirdi.

Emniyette kitlesel rotasyonlar yaptı. Emniyet Müdürlerinin yarıya yakının görev yerlerini değiştirdi.

Ve cemaatin beslendiği can damarı olan dershanelerin kapanması için çalışma başlattı.

Başlattı başlatmasına ama hizmet ehli cemaatin kin ve nefretini o güne kadar aldıkları ne ilim ne de terbiye durdurmaya yetmedi.

Müthiş bir kampanya ile önce tweetler ikiye katlandı. Ellerine geçen ne varsa Ak Parti’ye atmakla kalmadılar. Muhalif gördükleri kim varsa dinine, mezhebine, memleketine bakmaksızın medyalarına konuk ettilerse de mağlup olmaktan kurtulamadılar.

Mücadeleyi nihayetinde başarılı siyasi argümanlarıyla her girdiği seçimin galibi olan Erdoğan ve taraftarları kazandı.

Dershaneleri kurtarayım derken cemaat, önce banka daha sonra Koza İpek derken para kutusu Kaynak Holding’den oluverdi.

Devlete hakim olmayı bekler cemaat devletin hakimiyeti altında ezilmek durumunda kaldı.

Kavganın kızıştığı o günlerde paralel vekillerin bir kısmı partiden istifa etti. Bir kısmı seçimlerde tasfiye edildi. Bülent Arınç, Hüseyin Çelik ve Abdullah Gül ise cemaat sempatizanı olarak yollarına devam ettiler.

Fakat içlerinde besledikleri niyeti yaptıkları lüzumsuz açıklamalarla dışarı vurdular.  

Son seçimde vekil bile yapılmamanın verdiği kızgınlıkta eklenince buldukları her fırsatta Erdoğan’a çatmayı marifet bildiler.

Ama yaptıkları muhalefet ellerinde patladı. Kendilerini rezil etmekten öteye geçmedi. Yaptıkları eleştiriler ne kendilerine fayda verdi ne de karşıyı yıprattı. Kendi niyetlerini ortaya koymak bitarafa birlikte yürüdükleri dava arkadaşlarının nefretinin odağı oldular. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT