1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. "İstismarı önlemek için çocuklara 'Hayır' demeyi öğretin"
"İstismarı önlemek için çocuklara 'Hayır' demeyi öğretin"

"İstismarı önlemek için çocuklara 'Hayır' demeyi öğretin"

Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Taştan:- "Aileler çocuğa konuşmaya başlayıp, isteklerini ifade etmeye başladığında 'Hayır' demeyi öğretmelidir. Çocuğa vücudunda özel bölgeler olduğu, bu özel bölgelere başkaları dokunmak istediğinde o

A+A-

ANKARA (AA) - MERVE YILDIZALP - Çocukların istismardan ve her türlü şiddetten korunabilmesi için ebeveynlerin yerine getirmesi gereken sorumluluklar olduğuna dikkati çeken uzmanlar, çocuğa vücudundaki özel bölgelere dokunulmak istendiğinde "Hayır" demelerinin öğretilmesi gerektiğini söyledi.

Gazi Üniversitesi (GÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve GÜ Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Figen Şahin Dağlı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, cinsel istismarı, "çocuğun kendisinden yaş ya da gelişim açısından daha büyük bir kişi tarafından, cinsel haz amacı ile cinsel etkileşim içine sokulması" olarak tanımladı.

Cinsel istismar olması için çocuğun zorla ya da şiddet içeren bir tavırla kullanılması gerekmediğine vurgu yapan Dağlı, çoğu zaman tacizcilerin çocuğu kandırarak ya da ikna ederek bu eylemi gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Yaşanılan olayların sadece yüzde 10 ile 15'inin yetkili mercilere bildirildiğini, çocukların kolay kolay başlarına gelenleri anlatamadığını aktaran Dağlı, bunun nedenlerinin çok çeşitli olabileceğini, çocukların kendilerine inanılmayacağı, başlarının belaya girebileceği düşüncesiyle olayı anlatamadığını belirtti.

Dağlı, istismarcının tehdidinden korkan çocukların, kendilerini suçlu, sorumlu hissedebileceğine işaret ederek, "İstismarcıyı korumak isteyebilirler, özellikle bu kişi onlara sevgi ve ilgi gösteren tek kişiyse, yani çocuk ailesinden yeterli sevgi ve sıcaklığı görememişse, maruz kalınan eylemin ne anlama geldiğini bilmeyebilirler. İstismarcı ona 'Bu ikimizin arasında bir sır, kimseye anlatma' demişse, olayı aralarındaki bir sevgi belirtisi olarak kabul etmiş olabilir." diye konuştu.

- "Abartılı tepkiler vermeyin, paniklemeyin"

Dağlı, çocuğunun istismara uğradığını öğrenen bir ailenin yapması gerekenlere ilişkin de şu önerilerde bulundu:

"Çocuğunuz başına gelen böyle bir olayı size anlatabiliyorsa, aranızda sağlıklı bir iletişim var demektir. Çocuğunuz ona yardım edebileceğinizi düşünüyor ve size güveniyordur. Bu nedenle, istismara uğradığını açıkladığında öncelikle sizinle bu olayı paylaştığı için teşekkür edin ve olayın onun suçu olmadığını, bunu yapan erişkin (ya da ergenin) yanlış bir şey yapmış olduğunu, bu nedenle cezalandırılabileceğini söyleyin. Çocuğun yanında rahat olmaya çalışın. Abartılı tepkiler vermeyin, paniklemeyin. Unutmayın ki çocuklar başlarına gelen olayın ne kadar kötü olduğuna bizim tepkilerimizle karar verirler.

Çocuk anlatmaya başladığında duygularınızı ve sözel olmayan ifadelerinizi kontrol edin. Tepkileriniz hayati önem taşımaktadır. Sakin karşılamak, çocuğu desteklemek için önemlidir. Çocuğun o anda güvenilir bir limana ihtiyacı vardır. Çocuğu sadece dinleyin, yönlendirici ya da merak edici sorular sormayın. Şu sorulardan özellikle kaçının, 'Bunun olduğundan emin misin?', 'Doğru mu söylüyorsun?', 'Bu bir daha olursa bana haber ver', 'Neden karşı koymadın?', 'Şimdiye kadar neden anlatmadın?'. Çünkü bu tip sorular çocuğun kendini suçlamasına ve anlatacağı şeylerden vazgeçmeye sebep olur."

- "Çocuk istismarı farkındalık eğitim programları uygulanmalı"

Kırıkkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nuray Taştan da istismara uğrayan çocukların farklı tepkiler verebileceğini, bazı çocukların saldırgan davranırken bazılarının sessizleşip içine kapanabileceğini söyledi.

Çocuğun istismara uğradığının oynadığı oyunların içeriklerinden, davranışlarından ya da yaptığı resimlerden anlaşılabileceğine dikkati çeken Taştan, "İstismara uğrayan çocuk bu konuyu kimseyle paylaşamaz, çünkü korkar, utanır ve çekinir. Eğer çocuk istismara uğradığını anlatırsa, çocuğun sözünü kesmeden, yargılamadan, suçlamadan, söylediklerine önem vererek dinlemek gereklidir. Çocuğun hayal kurduğu, uydurduğu gibi nedenler öne sürerek çocuğa inanmamak, çocuğa 'Seni sevmiştir' ya da 'Seninle oyun oynamıştır' gibi tepkiler vermek çocuğun istismarı anlatmamasına neden olabilir." diye konuştu.

Çocuk anlattığında kendisine inanılmayacağını düşünürse, istismarcı kişinin kendisine ya da ailesine daha fazla zarar verebileceği hissine kapılabileceğini dile getiren Taştan, istismarı anlatan çocuğa yönlendirici soruların sorulmaması gerektiğini belirtti.

- Özel bölgeleri öğretin

Ailenin mutlaka bir uzmandan yardım alarak, çocuğun yaşadıklarını anlatması ve psikolojik destek almasını sağlaması gerektiğine vurgu yapan Taştan, şu değerlendirmede bulundu:

"Ne yazık ki çocuk, çok küçük yaşlarda, istismara uğrayabilir. Bu nedenle aileler çocuğa konuşmaya başlayıp, isteklerini ifade etmeye başladığında 'Hayır' demeyi öğretmelidir. Çocuğa vücudunda özel bölgeler olduğu, bu özel bölgelere başkaları dokunmak istediğinde onlara 'Hayır' demeleri gerektiğini ve sonra anne ve babasına söylemesi gerektiğine ilişkin bilgiler verilmelidir. Burada önemli nokta, çocuğu korkutmamaktır, eğer anlattığında ailesine, kendine ya da başkalarına zarar geleceğini düşünürlerse anlatmaktan çekinebilirler."

Taştan, çocuğun istismara uğradığına ilişkin belirtilerin fark edilmesi durumunda çocuğu suçlamadan, incitmeden çocukla konuşulması, zorla ona istemediği davranışlarda bulunan birilerinin olup olmadığının sorulması gerektiğini anlattı.

Sakin biçimde çocuğu dinlemenin, çocuğa yaşadıklarının onun suçu olmadığını söylemenin ve inanmanın önemli olduğunu dile getiren Taştan, "Çocuğa güvende olduğunu, ailesi tarafından sevildiği, istismarcının ona zarar veremeyeceği belirtilmelidir. Aile zaman kaybetmeden çocuğun profesyonel yardım almasını sağlamalıdır. Çocuğun duygusal destek alması, fiziksel olarak yaşadığı travmalar için tıbbi yardım alması gerekir. Ayrıca aile istismarcıya ilişkin hukuki süreci de başlatmalıdır." dedi.

Okullarda çocuk istismarı konusunda önleyici çalışmaların yapılmasının önemine değinen Taştan, önleyici rehberlik ve psikolojik danışma hizmetleri kapsamında, uzman kişilerce, öğretmenlere, anne babalara çocuk istismarı konusunda bilinçlendirici eğitim programının uygulanması gerektiğini belirtti.

Taştan, çocuklara da okul öncesi eğitimden başlayarak, okullarda, gelişim dönemlerine uygun "çocuk istismarı" farkındalık eğitimi programları uygulanarak, kendilerini istismardan nasıl koruyacaklarının öğretilebileceğini kaydetti.

- "Ebeveynin çocukla sağlıklı iletişim kurması önemli"

Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Sosyal Hizmet Uzmanı Figen Paslı da, çocuk istismarının önlenmesi için çocuğa öğretilmesi gereken davranışlar olduğuna dikkati çekti.

Bedeninin özel bölgelerine özellikle annesi dışında kimsenin dokunmasına izin vermemesi gerektiğinin ve "Hayır" diyebilmenin öğretilmesinin önemine vurgu yapan Paslı, "Çocuğun kendi bedenine yönelik olabilecek, onaylamadığı, istemediği dokunmalara ve istemediği davranışlara 'hayır' diyebilmesini öğretmek önemlidir. Çocukları istismardan ve her türlü şiddetten korunabilmesi için ebeveynlerin yerine getirmesi gereken görev ve sorumluluklar vardır. Ebeveynin öncelikle çocukla sağlıklı iletişim kurması çok önemlidir." diye konuştu.

Çocuğun rahatlıkla ebeveyniyle paylaşabileceği, ailesi tarafından suçlanmayacağı ve sorgulanmayacağı güven, şefkat ve sevgiye dayalı iletişim ortamının olması gerektiğini aktaran Paslı, "Yaşadığı olaydan korkmuş olabilir ama bunu aileye açıklamaktan korkmamalıdır. Korkması, yaşadığı olayı açıklayamamasına ve bunun tek başına taşıyacağı bir yük olmasına neden olacaktır." ifadelerine yer verdi.

Paslı, çocuğunun istismara uğradığından kuşku duyan ebeveynlerin, sağlık, koruma, sosyal hizmet desteğinin ve hukuki sürecin başlatılabilmesi için ilgili kurumlara başvurması gerektiğini sözlerine ekledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT