1. YAZARLAR

  2. Ziya Uysal

  3. İz bırakanlar
Ziya Uysal

Ziya Uysal

Yazarın Tüm Yazıları >

İz bırakanlar

A+A-

22. ve 23. Dönem gibi 24. Dönem TBMM olağan çalışmaları da fiilen sona erdi. 7 Haziran 2015 Genel Seçimleri yapıldıktan sonra yeni Meclis (25. Dönem) oluşturulacak. 22, 23 ve 24. Dönemlerde TBMM önemli yeniliklere imza attı. Bir vatandaş olarak ben şahsen bu çalışmalardan memnunum ve sayın milletvekillerimize teşekkür ediyorum. Örneğin, askeri vesayetin sona ermesi, başörtüsü yasağının kalkması, askeri ihtilal tehlikesinin kalkması, hastane ve doktor tercihi yapılabilmesi bu dönemde başarıldı. Bu dönemde sigara ve madde bağımlılığıyla mücadelede önemli başarılar elde edildi. Sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması, intibak yasası, Cumhurbaşkanını halkın seçmesi, sivil mahkemede askerlerin de yargılanması, enflasyonun ve faizlerin tek haneli rakamlara düşürülmesi gibi çok önemli işlere imza atıldı.

Dünyadaki ekonomik kriz bizde hafif atlatıldı (Teğet geçti). Fert başına düşen milli gelir 10.000 doların üstüne çıktı. İMF’ye olan borcumuz bu dönemde sıfırlandı. Yıllık ihracatımız yüz milyar doları geçti. Uçak yolculuğu sıradan bir hale geldi. AB ortaklığında az da olsa mesafe alındı. Doğalgaz kullanımı yaygınlaştı. Çevreci örgütlere yenik düşmeden nükleer santral kararı alınabildi. Başkanlık sarayı yapıldı. Mafyayla etkin mücadele yapıldı. Başkanlık sistemine ilk adım atıldı. Yönetimde edilgenliğe, müstemleke zihniyetine yer verilmedi.

Bunların yanında yeni anayasa çalışmalarında ve başkanlık sistemine geçişte başarı sağlanamadı. İstanbul’a yapılan yatırımlara kıyasla Anadolu illeri ve özellikle Konya adeta unutuldu. Mecliste çok fazla kavga çıkması önlenemedi. Paralel yapının saf değiştirebileceği düşünülemedi, bu durum devlete zarar verdi. Paralel yapının gizli işleri çok geç fark edildi. “Komşularla sıfır sorun ” politikasının yerini “Komşularla sıfır dostluk” politikası aldı.

Suriye tarafında bir BM kampı kurdurmak yerine her isteyen Suriye vatandaşı kaçak da olsa yurda sokuldu. Bu misafirlerden iş bulanlara sigortalı çalışma imkanı da verilmedi ve işverenlerimiz kaçak işçi çalıştırmak durumunda bırakıldı. Suriye, Mısır ve Irakla ilgili dış politikamız, içerde PKK ile mücadele politikamız, milli çıkarlarımıza uygun yönetilemedi.  

Büyük şehirlerle ilgili çevre düzenlemesinin belediyelere bırakılmasında geç kalındı. Bir gün boyunca tüm ülkede elektrik, internet, telefon kesilmesi gibi stratejik bir tehlikeye karşı hiç önlem alınmadığı görüldü. Milli eğitime bağlı okulların özel sektöre devredilmesi gündeme bile alınmadı, eğitim yerinde saydı. Maden ve kömür çıkarmada modern yöntemlere geçilemedi, çok şehit verildi. Rehabilite şartlı özelleştirme yerine doğrudan satış tercih edildi.  Taşeronluk çok büyütüldü ve burada göz yumulan düşük ücret, makineleşerek kalkınmayı da engelledi. Rekabetin getirdiği dinamizmden kamu kurumları mahrum bırakıldı. Şehirlere göçü önlemede çok isteksiz ve yetersiz davranıldı. Referandum müessesesi yeterince işletilmedi. Rekabet kurumu özelleştirme ihalelerinin ötesine geçirilmedi, işlevsel kılınmadı. Halkımızda, “Bu terörle baş edilemez” gibi teslimiyetçi bir kanaat oluşturuldu.  

Çok partili dönemde tek başına iktidar olan partilerin hepsi önemli icraatlar yaptılar. Bütün eksik ve yanlışlarına rağmen yine de Menderes, Demirel, Özal ve Erdoğan hükümetleri devrim niteliğinde yeniliklere imza attılar ve ülkeyi ileriye götürdüler. Bunların hepsi de tek başına iktidar olan partilerin hükümetleriydi. Geldiğimiz noktada halkın çoğu koalisyonlardan bıkmış durumdadır. Tek başına iktidara gelme umudu olmayan küçük partiler dışında herkes, koalisyonlarla geri kalacağımıza inanıyor. Bakanlıkların koalisyon partileri arasında bölüşülmesi, kurumlar arasındaki eşgüdümü bozuyor. Bu sebeple koalisyonlar, yeni atılımlar yapmak şöyle dursun, çoğu zaman rutin işleri bile aralarında anlaşarak yürütememiştir. Bu seçim sistemi var oldukça tekrar koalisyonlarla karşı karşıya kalabiliriz. Ya koalisyon oluşturacak partilerin tekrar ayrışmamak üzere birleşerek, tek partiye dönüşmesi yasal zorunluluk olmalıdır.  Ya da herkesin onay verebileceği bir BAŞKANLIK SİSTEMİ üzerinde çalışılmalıdır. Allah’a emanet olunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT