1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Kahramanmaraş'ta "Ecdad Kalbe Düşünce" programı
Kahramanmaraş'ta "Ecdad Kalbe Düşünce" programı

Kahramanmaraş'ta "Ecdad Kalbe Düşünce" programı

Büyükşehir Belediyesince, Edebiyat Akademisi kapsamında, araştırmacı-tarihçi yazar Talha Uğurluel ile şair-yazar Serdar Tuncer'in katılımıyla, "Ecdad Kalbe Düşünce" adlı şiir dinletisi ve sohbet düzenlendi

A+A-

KAHRAMANMARAŞ (AA) - Edebiyat Akademisi kapsamında, araştırmacı yazar Talha Uğurluel ile şair yazar Serdar Tuncer tarafından, "Ecdad Kalbe Düşünce" adlı şiir dinletisi ve sohbet gerçekleştirildi.
Büyükşehir Belediyesince Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Serdar Tuncer, Necip Fazıl Kısakürek'in hayatından menkıbeler anlattı.
Necip Fazıl Kısakürek'in şiirlerinden pasajlar okuyan Tuncer, günümüz gençliğinin üslup bakımından kedini geliştirmek istiyorsa Necip Fazıl'ın eserlerini okumaları gerektiğini söyledi. Tuncer, devleti yönetenlerin Necip Fazıl gibi bir üstadın etkisiyle bugünlere geldiklerini belirtti.
Araştırmacı yazar Talha Uğurluel de mayıs ayında Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'u fethettiğini, son Roma İmparatoru'nun İstanbul'da öldüğünü ve bunu Fatih Sultan Mehmet'in gördüğünü söyledi.
Son Roma imparatorunun erkek çocuğunun olmadığını belirten Uğurluel, eğer Fatih, İstanbul'u fethetmese ve son Roma İmparatoru yaşasaydı yerine yeğenlerinin geçeceğini belirtti. Son Roma İmparatorundan sonra tahta geçecek iki adayın bugün İstanbul'un Aksaray Meydanı'ndaki Murat Paşa Camisi'nin bahçesinde yattığına dikkat çeken Uğurluel, şöyle dedi:
"Akıl alır gibi değil ama kim bunlar. 2. Beyazıt döneminin sadrazamı Mesih Paşa ile onun erkek kardeşi Murat Paşa. Fatih Sultan Mehmet İstanbul'u alır almaz Enderun Mektebi'ni kuruyor. O da Topkapı Sarayı'nın içinde. Son Roma imparatorunun yeğenlerini Enderun'da okutuyor. Bu çocuklar Müslüman oluyorlar. Bir süre sonra Fatih'in oğlu 2. Beyazıt padişah olduğunda 2. Beyazıt'ın sadrazamı Mesih Paşa oluyor. Memlüklülerle mücadele için Doğu'ya gelip burada vefat ediyor, savaşta şehit oluyor. Cenazesi İstanbul'a götürülüyor, yarım kalan camisinin bahçesine defnediliyor. Demek ki neymiş? Müslümanlık, 'Müslümanım' deyip kafaları keserken, bizim bildiğimiz Osmanlı'nın Müslümanları da senin baş düşmanının gibi gözükenlerin çocuklarını alıp onları yetiştirip, bu gün o camilerin bahçesinde yatan adamlar yapabilmekmiş meğerse."
Müslümanlığı yaşamanın önemine dikkati çeken Uğurluel, "Bizim Müslümanlığımız çok farklıdır ve keşke bütün dünyaya biz, bize ait olan o rengi kokuyu keşke gösterebilsek." diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT