1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Konya surlarının İhyası rüya mı?
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Konya surlarının İhyası rüya mı?

A+A-

Şehrimizin tarihi ile ne kadar ilgiliyiz? Bu konuda ne kadar bilgimiz var? Ya da bu tarih bizim umurumuzda mı? Bu konuda bizim de büyük tereddütlerimiz var.

Ama izninizle kısa bir tarihimize göz atıp şehrin geleceği adına acı bir gerçeğe dikkat çekmek istiyoruz.  

…………

Vakti zamanında şehir iki surla çevrili imiş, bunlardan birincisi günümüzde “Alaeddin Tepesi” dediğimiz höyüğün etrafını çevreliyormuş. Bu tepede Bizanslılar zamanında resmi askeri bina ve diğer birimler varmış. Bu yüzden de önemli binalarını korumak için tepeyi, yüksek muhkem duvarlarla korumaya çalışmışlar.

Bir tehlike karşısında gerektiği zaman halk da bu surların içine girip sığınıyormuş. Mahalle ve sokaklar ise daha çok bu duvarın dışında yer alıyormuş. Şehirde bu alanlardan sonra bağ, bahçe ve tarlalar geliyormuş.

O dönemin yönetimi su ve erzak depolarını, cephanelik gibi önemli yapılarını korumak için yapılan bu surları taş ve mermerden yapılmış aslan, gergedan, fil kabartmalarıyla da süslemiş. Uzun yıllar tarihe tanıklık eden bu surlar, Bizanslıların son zamanlarında yıpranmış ve yer yer yıkılmış.

Selçuklular şehri ele geçirdikten sonra başlayan imar ve iskan faaliyetleri sırasında surlar yeniden yapılmış, yıkık yerler yeniden inşa edilmiş. Anadolu Selçukluları bu surların içerisinde bir de iç kale yapmışlar.

Sultan I. Alaeddin Keykubad şehri dışarıdan ikinci bir surla daha çevirerek koruma altına almış. 6 km uzunluğundaki bu surda, çeşitli yönlere açılan 18 tane kapı yer almış. Burçlarla takviye edilmiş.

Bunların bir kısmı Bizanslılardan kalma iken Selçuklular da kendilerinin yaptıkları yenileriyle beraber bunları da dekor amacıyla surların çeşitli yerlerine yerleştirmişler.

Selçuklular döneminden sonra Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanında da Konya Kalesi ve surlarının onarım yapılarak korunmuşlar.

Bir kale de Takkeli Dağ’daki meşhur Gevele Kalesi’dir. Kale ve surlar, XIX. yüzyıldan itibaren kaybolmaya başlamış ve sonunda tamamıyla kaybolmuş. İç kalenin surlarına ait kalıntılar, ince Minareli Medrese’nin karşısındaki eteklerde, dış surlar ise günümüzde sadece Larende Caddesi’ndeki bazı dükkanların arka duvarı olarak kalabilmiş.

…………..

Bu tarihin tünelinden bugüne geliyoruz. Hadi hep birlikte hatırlayalım Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan Zindankale Katlı Otoparkının inşaat çalışması sırasında Selçuklu Devleti’nin tarihi surlarına rastlandı. Koruma Kurulu’nun onayı ile bu surlar bugün koruma altına alınmış durumda.

Ve yine bugün şehrin pek çok yerinde İstanbul caddesinde bile biraz derinlere inildiği zaman pek çok tarihi esere rastlanılıyor. Tramvay çalışmaları sırasında rastlanan eserler basına yansıyor.

Tam bu noktada şehrimizi yöneten büyüklerimizden Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’ndan Konya surlarının ihya edilmesini o tarihin yeniden gündeme getirilmesini yarına taşınmasını bekliyoruz.

Şehrin anlamı budur. Lütfen… Lütfen… Lütfen…

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Tarih şuuru, sâdece geçmişin geçmişliğini bilmek değil, onun hâlde de var olduğunu anlamak demektir.  

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Kapalı kapılar ardında dedikodu yapmadığımız zaman ADAM oluruz.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum