1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. KÖŞE BUCAK ANADOLU
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

KÖŞE BUCAK ANADOLU

A+A-

Sultan Alparslan Büyük Selçuklu Devleti hükümdarı Selçuklu Devleti’nin kurulmasında önemli rolü olan Horasan Valisi Çağrı Bey’in oğludur. 1029’da doğmuş, iyi bir tahsil görüp sayısız zafer kazanarak mertliği ve iyi kumandanlığı ile ün salmıştır. Babasının ölümünden sonra Horasan valisi oldu. Amcası Tuğrul Bey, 1063’te öldüğü zaman vasiyeti üzerine Selçuklu tahtına Alparslan’ın ağabeyi Süleyman getirildi fakat Türk beyleri buna itirazda bulunup Alparslan’ı hükümdar tanıdılar. Alparslan 1064’te büyük bir törenle tahta çıktı. Amcasının vezirliğini yapan ve Süleyman’ın tahta çıkmasını isteyen Amidülmülk Kündiri’yi azledip, büyük bir devlet adamı olarak tarihe adı geçen Nizamülmülk’ü vezir tayin etti. Tek başına buyruk beyleriyle mücadeleye giren Alparslan hepsini bir bayrak altına toplamayı başardı. Böylece Selçuklu Devleti kuvvetlendi. 1064 yılının sonuna doğru Alparslan Bizans İmparatorluğu’nun üzerine yürüyerek Gürcistan’ı zaptetti. İsyan eden kardeşi Kavurd’u itaate zorladı. 1065’te Amuderya ırmağını geçerek o bölgedeki hükümdarla anlaştı. Alparslan’ın beyleri, Anadolu’da akınlar yapıp sayısız zafer kazandılar. Selçuklu Sultanının gittikçe kuvvetlenmesi Bizans İmparatorluğu’nu telaşlandırınca İmparator Romanos Diyojenes ordusunu toplayıp sefere çıktı. Palu’ya geldiğinde Malatya’da bıraktığı ordusunun Türkler tarafından perişan edildiği haberini aldı. Geri dönmeye mecbur kaldı. 1070 yılında Alparslan, Horasan ve Irak ordularının başında Azerbeycan’a girerek sınırdaki kaleleri fethetti. Van Gölü'nün kuzeyinden geçerek Malazgirt önüne vardı, kale teslim oldu. Diyarbakır'dan Elcezire’ye girdi, Urfa’yı kuşattı. Mısır’da birbirleriyle mücadele eden Fatımi komutanları Alparslan’ı Mısır’ı almaya teşvik ediyorlardı. 1071 yılında Selçuklu ordusu Halep’te toplandı. Alparslan’ın Mısır Seferine çıktığını öğrenen Bizans İmparatoru Diyojenes son bir hamle yapmayı düşünüp Azerbaycan’a kadar giderek Türk kalelerini zapta ve Türkleri Anadolu’dan atmaya karar verdi. Rumeli’de yaşayan Peçenek ve Oğuz Türklerini de ordusuna kattı. 13 Mart 1071’de iki yüz bin kişilik Bizans ordusu İstanbul’dan yola çıktı. İmparator halkına büyük zaferle dönmeyi vadetmişti. Diyojenes ve ordusu yol boyunca katliam yaparak Erzurum yoluyla Malazgirt’e ulaştı. Halep’i teslim aldığı sırada Bizans ordusunun gelmekte olduğunu öğrenen Alparslan, Mısır Seferinden vazgeçip kuzeye doğru yola çıktı. Bizans ordusunun harekâtını günü gününe haber alarak vaziyetini ona göre ayarladı. Musul, Rakka, Urfa yoluyla Diyarbakır ve Bitlis’e ulaştı. Ordusundan on bin kişilik bir kuvvet ayırıp Ahlat’a gönderdi. Bizans kuvvetleri ile ilk çarpışma Ahlat’ta oldu ve Bizanslılar bozuldu. Malazgirt’e doğru devamlı yol alan Alparslan 24 Ağustos günü Malazgirt’in doğusundaki Rahva Ovası’na ulaştı. Ahlat’a gönderilen kuvvetlerin gelmesi ile kısa bir zamanda karşısına çıkmasına şaşıran Bizans İmparatoru da ordusunu Rahva Ovası’nın öbür tarafında düzene koydu. Anlaşma tekliflerinin reddedilmesi üzerine savaş hazırlıkları başladı. 26 Ağustos 1071 Cuma günü askerlerini toplayan Alparslan son derece kurnazca bir harp taktiği planlamıştı. Hilal şeklinde yaydığı ordusuyla akşama kadar Malazgirt Meydanı’nda savaştı. Şaşkına dönen Bizans ordusu hilalin içine düşüp iki yüz bin kişilik koca ordu perişan edilip imparator teslim alınınca Anadolu’nun kapıları kesin bir şekilde Büyük Selçuklulara açılmıştır. Ve Türklere Anadolu'nun kapılarını açan ilk savaş olarak kayıtlara geçmiştir. O günden beridir bu millet vatanım dediği toprağını öyle bir sahiplenmiştir ki canı pahasına da olsa vatan hainlerine hiçbir zaman fırsat vermemiştir. 15 Temmuz kara gece diye adlandırdığımız yine bir Cuma akşamı Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yapılanmış Fetullahçı Terör Örgütü mensubu bir grup asker tarafından gerçekleştirilen darbe girişimi sonucu vatanına milletine bayrağına sahip çıkan herkes sokaklara, caddelere ve meydanlara canı pahasına çıkmıştır. Aziz milletimiz duruşuyla, vefasıyla, cesaretiyle vatanına göz dikenlerin karşısında olduğunu böylelikle bir kez daha kahramanca göstermiştir. Siyasi düşüncesi ne olurla olsun herkes omuz omuza hareket ederek hep birlikte cuntacılara gereken cevabı vermiştir ve büyük bir demokrasi hareketi örneği sergilemiştir. Ve şehitlerimiz bizler için, demokrasi için, bayrak için, vatan için canlarını hiçe sayarak hakka kavuştular. Malazgirt Zaferi’nin 945. yılını yaşadığımız bu günlerde vatanı uğruna canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi yâd ediyor, dua gönderiyorum. Köşe bucak Anadolu’muzda Rabb’im birlik ve düzenimizi bozmak isteyen fitnecilere fırsat vermesin. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT