1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. 'Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Eleştirileri Haksız'
'Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Eleştirileri Haksız'

'Kredi Derecelendirme Kuruluşlarının Eleştirileri Haksız'

Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdür Vekili Özkaynak, "Kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye ekonomisinin hak ettiği 'yatırım yapılabilir' kredi notunu vermekte aşırı temkinli ve haksız yere eleştiride bulunuyorlar." dedi

A+A-

Türkiye Finans Katılım Bankası Genel Müdür Vekili Abdüllatif Özkaynak, kredi derecelendirme kuruluşlarının negatif değerlendirmeleri erken yaptığını söyledi.

Özkaynak, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz'daki darbe girişimi sonrası, piyasaları ve kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye hakkındaki yaklaşımlarını AA muhabirine değerlendirdi.

FETÖ'nün darbe girişiminin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde Meclis, halk ve medyanın tek vücut olması sayesinde püskürtüldüğünü hatırlatan Özkaynak, sonrasındaki süreçte Türk finansal piyasalarının ve genel olarak Türkiye ekonomisinin olumsuz etkileneceğine yönelik bir algı oluşturulmaya çalışıldığını vurguladı.

Özkaynak, piyasalar açısından ciddi bir olumsuzluk öngörülmediğine dikkati çekerek, "Başka pek çok ülkede benzer bir durumda hem sosyal hem de ekonomik alanda çok daha vahim yansımalar söz konusu olabilirdi. Piyasalar açısından ciddi bir olumsuzluk görülmedi. Biz de Türkiye Finans olarak böylesi olumsuz bir yansıma gözlemlemiyoruz ve beklemiyoruz." ifadelerini kullandı.

"Son değerlendirmelere fazla önem atfetmemek gerek"
Kredi derecelendirme kuruluşlarının darbe girişimine ilişkin negatif değerlendirmelerinin erken yapıldığını belirten Özkaynak, "Bu kurumların yıllardır Türkiye ekonomisinin hak ettiği 'yatırım yapılabilir' kredi notunu vermekte aşırı temkinli durduklarını ve mukayeseli analizler açısından bakıldığında da haksız yere eleştiride bulunduklarını unutmamak gerekiyor. Benzer şekilde uluslararası otoritelerce de dile getirildiği gibi Türkiye’nin, ‘yatırım yapılabilir’ kredi notunu alamadığı dönemlerde dünyada en fazla yatırım çeken ülkelerden biri olduğu dikkate alındığında, kredi derecelendirme kuruluşlarının son değerlendirmelerine de fazla önem atfetmemek gerektiğini düşünüyoruz." diye konuştu.

Özkaynak, Türkiye ekonomisinin potansiyel büyümesini artırarak makro ekonomik istikrarını güçlendirecek reformları hayata geçirdikçe ve son dönemdeki gibi kıymetli bir dayanışma örneği sergilenmeye devam ettikçe, G20’de en hızlı büyüyen ülkelerden biri olmayı sürdüreceğini kaydetti.

"Piyasalar bu demokratik atılımı olumlu fiyatlayacak"
Demokrasinin gücünün Türkiye’ye uzun vadeli yatırım yapan yatırımcılar açısından büyük bir değer olduğunun altını çizen Özkaynak, "Unutulmamalıdır ki piyasalar geleceği fiyatlar. İlk tepkilerin ardından çok kısa sürede piyasaların Türkiye’deki bu demokratik atılımı olumlu fiyatlayacağını tahmin ediyoruz. Türkiye son hadise ile uzun vadeli gücünü ve istikrarını tüm yatırımcılara göstermiştir. Türkiye’nin yatırımcılar için daha da güvenilir bir ülke haline geleceğini zaman içinde hep birlikte göreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

Özkaynak, bankacılık sektörünün güçlü olduğunu, kamu borç stoğunun ise gerilemeye devam ettiğini ve son yıllarda Türkiye'nin sürdürülebilir dengeli büyüme politikasında kat ettiği mesafe ile olası ekonomik ve finansal şoklara karşı geniş ve güçlü bir manevra alanının bulunduğunu anlattı.

Ayrıca küresel ekonomide yaşanan müzmin durgunluk koşullarının da, yapısal reformlarla potansiyel büyümesini artırmak için Türkiye ekonomisine destek vermeyi sürdürdüğünü vurgulayan Özkaynak, "Son alınan OHAL kararı ile yapısal reformlara hız kazandırma ve ekonomide muhtemel riskleri sınırlama konularında karar alma yetisinin arttığı dikkate alındığında, bankacılık sektöründe ve dolayısıyla ekonomide beklenen riskleri sınırlamanın da daha kolaylaşacağı kanaatindeyiz." dedi.

Etiketler :
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT