1. HABERLER

  2. YEREL

  3. KTO Karatay 3 yılda 3 kat büyüdü
KTO Karatay 3 yılda 3 kat büyüdü

KTO Karatay 3 yılda 3 kat büyüdü

KTO Başkanı Selçuk Öztürk, KTO Karatay Üniversitesi'nin 25 bin metrekare olan kapalı alanını 80 bin metrekareye çıkardıklarını ifade ederek fiziki yapılanmada 3 yıl içerisinde 3 katından fazla bir büyüme gerçekleştirdiklerini söyledi.

A+A-

Konya Ticaret Odası (KTO) Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, KTO Karatay Üniversitesi Hukuk Fakültesi Şehit Ömer Halisdemir Amfisinde gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Ahmet Arıcı’nın yönettiği toplantıda, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, Oda faaliyetleri ile gündemdeki konuları değerlendirdi.

KTO Karatay Üniversitesi’nin fiziki yapılanma projeleri hakkında bilgi veren Başkan Öztürk, “Bildiğiniz gibi 2014 yılı Ağustos ayı meclis toplantımızı gene Üniversitemizde gerçekleştirmiştik. O dönemde Üniversitemiz sadece bir eğitim bloğunda eğitim öğretim faaliyetlerini yürütmekteydi. A Blok, Kütüphane ve Sosyal Tesis olmak üzere toplam 25 bin metrekare kapalı alana sahiptik. Bugün ise geçen 2,5 yıl içinde tamamladığımız inşaatlarla toplam 65 bin m2 kapalı alana ulaştık. Devam eden fakülte inşaatımızın tamamlanmasıyla yeni akademik yıl öncesinde toplam 80 bin m2 kapalı eğitim alanına sahip olacağız. Bu da 3 yıl içerisinde 3 katından fazla bir büyüme gerçekleştirdiğimizi göstermektedir. Şu anda Üniversitemiz toplam 100 bin metrekare arazinin 50 bin metrekaresine kuruludur. Buna ilave olarak Üniversitemizin hemen karşısında eski projede şehir hastanesi olarak planlanan arazinin 85 bin metrekaresi Büyükşehir ve Karatay Belediyelerinde üniversite alanı olarak projelendirilmiştir. Böylelikle toplam 200 bin metrekare araziye sahip olacağız. Genişleme alanlarına yapılacak fakülte binaları ile önümüzdeki 5 yıl içinde fiziki yapılanmayı tamamlamayı hedefliyoruz. Üniversitemizle birlikte KTO Eğitim ve Sağlık Vakfımıza ait konukevleri yatırımlarımız da devam etmektedir” dedi.

Toplantıda ülke gündemindeki gelişmeleri değerlendiren KTO Başkanı Öztürk, “Büyük ve Güçlü Türkiye Yolunda Anayasa Değişikliği ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile “Referandum Öncesi ve Sonrası Ekonomimizde Durum” konulu iki sunum yaptı. 18 maddelik anayasa değişikliği paketinin oylandığı 16 Nisan 2017 Referandumunda halkın hür iradesi ile Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçilmesine onay verdiğini ifade eden Öztürk, “Mevcut anayasamız 1980 askeri darbesinden sonra, bu darbeyi gerçekleştiren askerlerin silahları altında yazılmıştır. Dolayısıyla bu anayasa tamamıyla bir darbe ürünüdür diyebiliriz. Türkiye'nin içinde bulunduğu tarihsel ve toplumsal koşullar mevcut Anayasa'nın yenilenmesini zorunlu kılmaktadır. 1982 Anayasası, varlığına son verilip yenisiyle değiştirilmesini haklılaştıran birçok olumsuzluğu içinde barındırmaktadır. Türkiye’nin anayasaya değişikliğine ihtiyaç duymasının diğer bir nedeni ise mevcut anayasanın içeriği itibariyle problemli olması ve geçirdiği değişikliklerden dolayı iç tutarlılığı olmayan bir metin haline gelmiş olmasıdır. 1982 Anayasası, bugüne kadar 15 kez değiştirilmiş, bu değişikliklerden tüm maddelerin yaklaşık yarısı etkilenmiştir. Artık ‘Büyük Türkiye, Güçlü Türkiye’ inancında olduğumuz, millet iradesinin üstünde başka bir gücün bulunamayacağı gerçekliğini yaşadığımız bir dönemde ülkemiz mevcut anayasa ile yönetilemeyini daha önce defalarca ifade ettik. Anayasa değişikliği konusu uzun zamandır Türkiye’nin en önemli gündem maddelerinden birisiydi. Hepimizin bildiği üzere, Türkiye, 16 Nisan 2017 tarihinde Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini öngören Anayasa değişikliğini oylamak üzere sandığa gitmiştir. Halkoylamasında milletin kararı evet olmuştur. Yüzde 85.4 gibi yüksek bir katılım oranı sonucu, yüzde 51.4 evet oyuna karşılık yüzde 48.6 hayır oyu çıkmıştır. Böylelikle ülkemiz yeni bir sisteme geçişi sağlamıştır. Aynı zmanda bu sonuç, piyasaların da istediği bir sonuçtu. Referandum çok önemli bir soruydu ve bu soru artık ortadan kalktı. 16 Nisan referandumunun ardından belirsizliğin ortadan kalkmasıyla ağırlıklı gündem maddesi ekonomi olacak. Türkiye ekonomisine hem yurt içinden hem de yurtdışından ciddi bir para girişi olacak. Dolayısıyla referandum sonuçlarının ekonomiye etkisi, kısa vadede pozitif uzun vadede daha da pozitif olacak. Bununla birlikte ekonomimizin bir darboğazdan geçtiği de açık. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrası 9 aylık dönem, belirsizliğin yoğunlaştığı, risklerin arttığı, risk algısının bozulduğu buna bağlı olarak riskten kaçma eğiliminin yükseldiği bir dönem oldu. Bu dönemde Türkiye ekonomisi çok hırpalandı. Bu çerçevede referandum sonrası dönemde çok hızlı bir şekilde ekonomi yönetiminde ciddi kararların ve reformların devreye girmesi gerekiyor. İyileştirmeye dönük uygulamaların bir atılım programı şemsiyesi altında toplanması, içerideki ve dışarıdaki yatırımcıların güvenlerini artıracaktır. Referandum sonrasında artık Türkiye’de yeni bir sayfa açılıyor. Gün, işimize gücümüze odaklanma zamanı. 8 ay içinde ekonomi öncelikli uygulamalarla 2017 yılında büyüme oranını beklentilerin üzerine çıkarmak bizim elimizde” şeklinde konuştu.

Meclis toplantısının ardından Başkan Öztürk ve berberindeki Meclis Üyeleri, yeni tamamlanan ve eğitime başlayan Hukuk Fakültesi binasını gezerek fakülte hakkına bilgi aldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT