1. YAZARLAR

  2. Oktay Mermer

  3. Kürt halkı da yeter dedi
Oktay Mermer

Oktay Mermer

Yazarın Tüm Yazıları >

Kürt halkı da yeter dedi

A+A-

Asırlar geçiyor ama bazı halkların makûs talihi değişmiyor.

Bu halklardan biride 'kardeş' dediğimiz Kürt halkı. Bu halkın kendi kaderine sahip olma isteği her zaman kanla şiddetle karşılık bulurken, kuşakları etkileyen derin travmalar yaşanıyor!

PKK, Öcalan’a rağmen, çözüm sürecinden adım adım uzaklaştı.

 Eski PKK’lıların başta Osman Öcalan olmak üzere söylediği şuydu: Bu PKK İmralı PKK’sı değil ve Öcalan’a ait olmayan bir PKK’yla Türkiye çözümü geliştiremez. Bu görüşler doğrulanmış oldu. Oğul Esad’la açılan yeni sayfa, PKK’yı Öcalan’dan biraz daha uzaklaştırdı.

Kürtler dört ülkede yaşıyor.

PKK’yı tek ülkede çözüm tatmin etmediği için ve HDP’nin 80 milletvekiliyle meclise gelmesi, çözüm sürecinin halkta yarattığı büyük umutlar, tek ülkede çözüm şansını arttırdığı için yapacak tek şey vardı: Silaha yeniden sarılmak.

Silaha yeniden sarılmanın Kürtleri biraz daha kazanmakla veya talepler çıtasını büyütmekle bir alakası yok. Bu meselenin çıtası daha ne kadar büyüyebilir ki?

Bölge ortalamasında aldığı oy % 70’leri geçmiş, dünyanın en büyük Kürt şehrinde 3. Parti olmuş, diğer bütün metropollerde birer ikişer milletvekili çıkarmış bir hareket daha ne kadar büyüyebilir?

Asker-polis şehit ederek neyi kazanabilir ki? Ama asker-polis şehit ederek ‘Türk Sorununu’ büyütmek pekala mümkün. PKK ve onun arkasındaki güçlerin istediği budur aslında.

PKK’nın geçmişte 3 il ve 13 ilçe olan ve öz yönetim dedikleri (eski literatürde kurtarılmış bölge) yerlerle ilgili sayıyı 30’a çıkaracaklarını söylemişlerdi.

Son yaşananlara da baktığımızda özellikle Diyarbakır’ın Sur ilçesinde, Silopi’de bunun göstergelerini gördük. Devlet hakimiyetini yok etmeye çalışıyorlar. YDG-H’nin sözde asayiş güçleri şu anda bu öz yönetim sistemini faaliyete geçirmek üzere Türkiye’de bir iş savaş ortamı yaratmaya çalışıyorlar.

Dağ unsurları şehre indi.

Belli bir süre içerisinde şehre inmişler ve belli insanları hedef aldıkları tespit edilmiş durumda. Güvenlik güçleri de bu teröristleri tespit etmiş durumda. Zaten sokağa çıkma yasağının ilan edilmesi, insanların orayı tehdit etmesi örgüt elemanlarının kıskaç içerisine girdiğini gösteriyor. Çember içinde kıstırılacaklar. Bu PKK’nın öz yönetim kararı aldığı her il ve ilçede uygulanacaktır. Bu büyük bir operasyon gibi değil, genel olan ve devam edecek olan bir süreçtir.

PKK'nın çatışmaları şehirlere taşımasının perde arkasında yine Suriye var. Terör unsurlarından temizlenen bölgelerde emniyet birimlerinin yaptığı incelemeler şok gerçeği ortaya çıkardı: Şehir savaşını Kobani'de öğrendi. IŞİD'in Kobani saldırısından PKK'ya yakın parti ve derneklerle mobilize edilerek Suriye'nin kuzeyine taşınan ve orada şehir savaşı öğrenen 10 bin militan Türkiye'ye döndü. Güneydoğu ve batı şehirlerine hücreler halinde yerleştirildi. Cizre ve Sur'daki çatışmalarda YPG'nin Suriye'de kullandığı savaş yöntemleri kullanıldı.

Güvenlik raporlarına giren bilgiler şu şekilde: Kuzey Suriye'de, özellikle Kobani'de yan yana binaların duvarları delinerek yapılan ulaşım yolunun aynısı Cizre'de örgüt mensupları tarafından kuruldu. Böylece terör eylemi yapılan sokağın bir ucundan diğer ucuna dışarı çıkmadan ulaşım imkanı ve kabiliyeti sağlandı. PKK'nın Suriye kolu YPG'nin Kuzey Suriye bölgelerinde yaptığı bombalı tuzakların aynısı bombanın cinsine varıncaya kadar Cizre ve Sur ilçelerinde kuruldu.

‘Ateşkes’ talebi, bu kirli ‘savaşa’ giden yolda, sadece bir mola, bir nefes alma süreci. Bunca hakikatten ve ölü bedenlerin içine konulduğu tabutların üstüne kapaklanmış kadınların Kürtçe ve Türkçe olarak yaktığı ağıtlardan sonra, silahları gömmenin dışında, PKK/HDP’den talep edilecek bir tek şey kalmadı.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, o bölgedeki insanların huzuru için gereken neyse onu yapacak ve de yapmaya da devam edecek.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT