1. YAZARLAR

  2. Enes Seçilmiş

  3. Medyanın Çizdiği Kader
Enes Seçilmiş

Enes Seçilmiş

Yazarın Tüm Yazıları >

Medyanın Çizdiği Kader

A+A-


    Elinde kumanda ve üzerinde beyaz atletiyle tipleşen erkek figüründen tutun, o kumandanın gün içindeki sahibi kadının alışveriş ve diğer tüketim alışkanlıklarına kadar uzanın. Siyasilere seçimler kazandıran, inanılmaz bütçelerle reklamlar çekilen evlerimizin sihirbazı, ceplerimizdeki dünya, medya! 
    
    Elbette üretim, tüketimi doğuracaktır. Doğurmasa bile bugünün teknolojisiyle talep yaratmak zaten alışılagelmiş bir olgu. Ancak bu üretim insanları aslında hiç olmayacakları kişiler olabileceklerine ve buna da o ürünün kullanarak ulaşacaklarına inandırıyor. Garibim orta halli ailenin çocuğu da elindeki kumandanın dünyasına kapılan babasının maaşından bir haber, kapılıp gidiyor o dünyaya. Belki de hayatları bu tür manipülasyonlara göre şekillenen yüzlerce insan tanıyoruz. Adamın teki bir film serisi boyunca elinde kahve bardağıyla dolaşıyor ve kahve içmeden yaşayamayacağını söyleyen bir kitle doğuyor. 
    
    İnsanların tüketmesi hatta çok hızlı tüketmesi değil sorunumuz. Sadece hayatlarımızı şekillendiren nefes almamızı engelleyen medya saldırıları. Küçücük çocuklarımıza anaokulunda din bilgisi dersi mi göstersek diye gündemlere kapılmamıza falan da gerek yok aslında. Kitleleri arkanızdan sürüklemek için x bir televizyon kanalındaki on dakikalık konuşmanızla bir seçimi garantileyebiliyorsunuz. Tükettiğimiz ürünleri satın alma nedenimiz bizden çok daha büyük çıkar sağlayan siyasi amaçlara hizmet edince çok günahsız kalıyor bunun yanında sadece tüketmek. Hitler’in arka planındaki adamı biliriz; Joseph Goebbels. Onun da arkasında Freud’un öğrencilerinden biri vardır. İnsanlara bir şeyi sürekli söylediğiniz zaman yalan bile olsa zihinlerine girecek ve bunu doğru olarak kabul edeceklerdir psikolojisiyle Hitler binlerce insanın o güne dek gördüğü en etkili lider olmuştu. Bunu da aslında yine medya sayesinde yapmışlardı. 
    
    Günümüz yaşamlarında hep daha fazlasını isteyen, kendi sanal dünyasında tükettikleriyle boğulan insanlar (kendimiz) görüyoruz. Çok daha iyi anlıyoruz medyanın çizdiği kaderi. Doğ - tüket – öl üzerine kurulu bir kader bu ve biz de yavaş yavaş ölüyoruz. 
    

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT