Ahmet Çapanoğlu

Ahmet Çapanoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Meydan

A+A-

Türk İslam kültür ve geleneğin de Cami, Medrese ve Türbeler hep yeşillendirilmiş, kuşun kurdun ve insanların faydalanmasına sunulmuştur. Hiç bir türbe yoktur ki, etrafı yeşilliklerden mahrum kalsın. Ağaç kesenin, kellesini keserim diyen bir ecdadın, ağaca verdiği değer ve Kültür olmasını bir yana bırakalım, sevgili Peygamberimizin hadisi şerifi de “Kıyametin kopacağını bilseniz elinizdeki fidanı dikiniz”  size bir şey çağrıştırmıyor mu? Haydi ecdada kulak vermediniz, Allah’ın Resulu’ne de mi ümmet olmayı düşünmez, ağaçları yok edersiniz. Size sorsam, Mevlana alanındaki ağaçların katlini, (kesmedik yer değiştirdik diyebilirsiniz)ne cevap verirsiniz bilmem ama, bir arkadaşım Alaaddin den bakılınca müze görünsün diye, bir başka arkadaşım Sultan Selim camiinin temeline su sızıyor diye ağaçların kaldırıldığını ifade edip üzüntülerini belirttiler. Bende ne üzülüyorsunuz, çağdaş belediyecilik böyle olur. Vatikanın meydanı var, bizimde meydanımız olsun diye, Vatikan meydanına benzetmişler dedim. Yoksa yılların ağaçları niye kesilsin.

Sultan Selim Camiinin temeline su gitse, perdeleme ve izolasyonla sızdırmazlık yaparlar. Mevlana müzesi için olsa “gönüllerde yaşayanların gözle görülebilmesi” için ağaçlar kaldırılmaz. Sevinin işte Konya’nın da Vatikana nispet olsun diye meydanı oldu dedim. Bilmem doğrumu dedim.

Haa bu arada, bu meydan da yapılan yer döşemelerinin ne zaman değişeceğini de merak eder oldum. Daha bir senesini doldurmadan kimi kırılmış, kimi de yerinden oynamış. İhale şartnamesin de 1 yıl garanti yeterli gibi bir maddemi var. Ve kabul komisyonu varsa, hangi kriterlerle bu basit hatalara onay vermişler.

Her düzenlenen parkın içinde ki ağaçları kaldırarak bir restoran veya cafe açma zorunluluğu mu varki de, Evliya Çelebi parkın da ağaçları kaldırıp oraya işyeri yaptınız. Bu arada Evliya Çelebi parkını mezberelikten ve farklı amaçlar için buluşma alanı olmaktan kurtardığınız için de teşekkür ederim. Sezarın hakkı Sezara.

Bizim bu belediyeler ne kadar taş, kaya meraklısıymışsınız ki, eski adliyenin olduğu yeri de aynı şekilde restore ettiler. Beyler topraktan ve yeşillikten niye bu kadar korkuyorsunuz. Yedi kat mermerde olsa toprak olacaksınız toprak, bundan kaçış yok. Şehir merkezinin yeşillerini öldürmek için elinizden geleni yapıyorsunuz.

İki öneri size…

Hep Avrupa dan ithal etmeye çalıştığınız belediyecilik anlayışınıza bir tane de ben örnek veriyim. Yanlış hatırlamıyorsam, İtalya’nın Vicenza kentinde bir yamacı, “felsefe parkı” diye lanse etmişler, her ağaca A4 ebadın da bir kağıda ünlü aristokratların sözlerini yazıp bağlamışlar. Ve öyle bir ilgi var ki bu alana. Sizin de elinizde Alaaddin tepesi gibi hazine var. Her ağacın altına, küçük bir kayanın üzerine plaket gibi yazıp, Mevlana Hazretlerinin, Hacı Bayram Veli Hazretlerin ve büyüklerimizin sözleri, ayet ve Peygamberimizin hadislerinden oluşan bir park haline getiremezmisiniz. Hem Konya halkına hizmet, hem de turistik amaçlı çok iyi bir reklam olur.

İkinci öneriye gelince…

Mezberelik haline gelen!  Ve Konya Büyükşehir Belediyesine yakışmayan belediye hizmet binası, şahsınıza yöneltilen usta! kelimesine de yakışmıyor. Siz en iyisi, halkın yeşil alan olmasını istediği eski stadyumun yerine, kendinize bir belediye binası yapın, etrafına da rant getirecek işyerleri, belki seçimlere kadar oraya oturmak nasip olur size. Şanınıza yakışanı yapın artık. Seçimlerden sonra parmakla gösterilen seçim sonuçları gibi, sarayınızda elle gösterilsin. O bina da sizin ustalık! eseriniz olsun.

Ne de olsa halkın isteği değil ustaların isteği önemli.      

Ey Konyalı kardeşim, belediyene sahip çık, sakın ola ki sizde ortaya çıkıp eski stadyumun olduğu yer yeşil alan olsun, merkezde yok olan nefes alanı gibi tabirlerle itiraz etmeyin.

Sevgili Konyalılar,

Takdir ettiğim! yanınız da, hiçbir şeye itiraz etmemeniz zaten.

Zannedersem buna da itiraz etmezsiniz değil mi ?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT