1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. Meydanlardan Yükselen Ses…
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

Meydanlardan Yükselen Ses…

A+A-

Şu darbe teşebbüsünden sonra paralel, yatay, dikey hiç huzurum kalmadı.

Son derece uykularım kaçıyor ve vatanımın halini gördükçe gelecek adına büyük endişeye kapılıyorum.

Kendi kendime diyorum ki bu kadar ehliyetsiz, liyakat yoksunu insanların devlet kademelerine sızmalarına kim/kimler ve hangi kurumun başındaki ehliyetsiz amirler, müdürler müsaade etmiş…

Hiç kimse üzerine alınıp da nedamet bile duymuyor…

Sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tebrik edilecek biçimde cemaatle ilgili itiraflarda bulunup ekranları başında kendisini izleyen halkından özür diliyor.

 

***

15 Temmuz akşamı İstanbul’dan ve Ankara’dan o kadar çok kötü haberler aldık ki, görüntülere baktıkça hafakanlarım başıma vuruyor ve neredeyse çıldırma noktasına geliyorum…

Telefonuma gelen korkunç görüntüler ve kafası kopmuş, vücudunun bir tarafından tank paletleri geçmiş, kurşunlarla ve atılan bombalarla parça parça olmuş bedenler, bomba atılınca parkta oyun oynarken oraya buraya ağlayarak kaçışan çocuklar, ses sınırını aşarak alçaktan uçan alçak adamların kullandığı uçaklardan korunmak için kendilerine yere atan insanlar…

“Tatbikat var” diyerek kandırılmış 3-4 aylık acemi askerler ve ellerine silah tutuşturulan askeri kuleli lisesi talebeleri…

Vatanını, milletini ve canından aziz bildiği devleti ile ay yıldızlı bayrağını, sancağını, namusunu ve şerefini korumak için tankların önüne yatan bu aziz milletin yiğit evlatları…

Anayasayı eline alıp sokağa ve caddeye fırlayan Ana(dolu)lu o ana…

Köprüde kurşunlara karşı iman dolu göğsünü kalkan yapan Nene Hatun misâli o kahraman kadın…

Vatanına ve milletine her türlü kötülüğü yapmak için and içen paralel cuntacı subayı, vatanı, devleti, milleti ve askerlik şerefi adına, kendisinin de öleceğini bile bile iki kaşının ortasından vurarak darbenin seyrini değiştiren şehir Piyade Astsubay Ömer Hasdemir…

239 şehidimizden ve kahraman ordumuzdan Allah razı olsun.

“ORDU-MİLLET” olduğumuzu dost düşman bütün cihana bir kere daha gösterdiniz ya…

Söz konusu vatansa, gerisi teferruat…

MEVLANA’DAN YÜKSELEN SES!

İstanbul Yenikapı’dan, Konya Mevlana Meydanı’ndan ve diğer meydanlardan yükselen tek ses; “İstiklâl” idi.

Âkif’in dediği gibi; “Hakkıdır Hakka tapan milletimin istiklâl.”

7Ağustos günü Mevlana Meydanı’ndaki vatandaşlarla konuşuyorum.

Gazeteciyim deyince o kadar çok şey yazmamı istiyorlar ki…

Sakallı dedem; “O FETO zalimini getirsinler şu meydanda hemencecik asıversinler” diye başlıyor konuşmaya…

SEN AĞLAMA TÜRKİYEM!

Bu sefer Silleli Ayşe kadın tereddüt etmeden “Uçurumun eşiğinden döndük değil mi?Bizi ve vatanımızı Allah korudu Allah!..” diye konuşmaya başlarken, alnında “TÜRKİYEM” yazısı bulunan anasının kucağındaki küçük çocuk tam ben resmini çekerken başlıyor ağlamaya…

Türkiyem!

Sen ağlama da millete kan kusturan FETÖ ve avaneleri ağlasın, sızlasın, kahrolsun ve yerin dibine batıp geberip gitsinler…

İstiklâline âşık bu necip millet artık huzur bulmak ve hür olmak istiyor.

Aziz Türk Milleti; el ele vererek devleti kuşatan, devleti paralel bir ağ gibi örerek işgal eden kökü dışarıda güçlere, vurguncu ve soyguncu sistemi devletin sahibi olan millete karşı kullananlara karşı devlet yeniden yapılandırılırken; “Yeter! Söz Milletin Olmalıdır” diyor.

Göstermelik demokrasi yerine gerçek demokrasiyi, gerçek adaleti, hak ve hukuku yerli yerine oturtulmasını istiyor.

İnsanımıza dar gelen, gariban insanımızın dizlerinin dermanını kesen, insanımızın ufkunu daraltan bu çarpık sistem mutlaka değişmeli.

Onun yerine insan merkezli bir sistem ve yapılanmaya gidilmeli.

İnsan merkezli bu sistem, haksızlığa uğrayanın yanında olmalı ve hak en kısa zamanda iade edilerek telafi edilmeli.

Sistem, ülke insanının güvenliğini en iyi şekilde sağlayacak biçimde düzenlenmeli.

Sistem veyahut sistemi yönetenler, asla ve asla kendilerini devletin yerine koymamalı veya koymaya çalışmamalıdır.  Görevlerinin, devleti yansıtmak olduğunu bilmelidirler.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Peygamber Buyruğu: “İşi ehline verin.”

Türkiye’nin neden bu hale geldiği/getirildiği ile ilgili bu buyruk üzerine çok düşünülmeli devlet, yeniden yapılandırılırken işin ehline bırakılması sağlanmalı. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT