Abdullah Yıldırım

Abdullah Yıldırım

Yazarın Tüm Yazıları >

Milli irade kim?

A+A-

Her konuşan siyasetçi, ağzını açtığı zaman, milli iradeye dayandığını söyler. Milli irade, halkın desteği ise, en yüksek halk desteğini, zamanında yüzde 92 ile şimdi, küfür etme yarışında olduğumuz, birkaç gün önce ölen Kenan Evren almıştı.

1980’de ihtilal olduğu zaman, her an dua edilen Evren, zaman geçince, en fazla küfredilen insan oldu. Mitinglerini hatırlıyoruz, yüzbinler katılırdı.

Halk o zaman, Ecevit, Demirel ikisinden bıkmış, bir kurtarıcı arıyordu, kurtarıcı da geldi, o zaman desteğini aldı. Yani milli iradeyle, son anayasa değişikliği yüzde 60’la olduğunu düşünürsek, iradenin gücü anlaşılır...  En büyük hatası, Türk milliyetçilerinin ezilmesine ses çıkarmamasıdır. Pehlivanoğlu’nun, idamını engelleyebilirdi ama burada unutulan en önemli olay, bu cezaları veren, ihtilalin, güçlü Türk generali değil, yargıdaki hakimlerdi.

Bir Türk olarak, beni en fazla rahatsız eden, Türklüğe bir türlü yakıştıramadığım, hatta “ya bu Anadolu’da kaç Türk var?” diye şüpheye düştüğüm olay, güçlüyken, el pençe duran, yağ çeken insanların, güçten düşünce küfür etmeleridir.

Bu Türk töresinde bu yoktur, ölene rahmet dilemeyecekmişler. I yüce Allah katında, cezası varsa çekecektir, rahmet dilesen ne olacak, dilemesen ne olacak...

Geçen gün, Kazakistan’da seçim yapıldı. Devlet Başkanı Nur Sultan Nazarbeyev, yüzde 98 ile 7. sefer devlet başkanı oldu. Şimdi bu irade mi, bir halkın yüzde 98’i oy verir mi? Yüce peygamberimiz bile yaşarken, muhalefet eden insanların olduğu dönemde, bir halk 7. sefer aynı tipi seçecek, bu olur mu, bu milli irade, hep aynı kişilere mi, destek verecek?

Şimdi seçimler yaklaşıyor, adayların kaçını tanıyoruz, bu adayları genel başkanlar seçmedi mi?

Genel başkanların seçtiği adamlara oy verince, milli irade tecelli mi etti?

Vallahi iradeyi bilmem, kim kime destek verir onu da bilmem, ama milli irade olayı gereğinden fazla büyütülüyor ve anlam yükleniyor. Esas konu, bu ülkedeki inanılmaz bir gelir adaletsizliği ve insan kalitesinin düşmesidir.

Tüm kalabalıklar, şehirlere doldu, görgüsüzlük had safhada. Almanya’yı bile utandıran bir araba saltanatı, talan edilen tarım arazileri...  Hafta sonu, Karaaslan’da, küçükken top oynadığımız meralara gittim, hepsi villa dolu, tüm tarım arazilerine ev yapılıyor, bakan yok, çeken yok…

Sonra, halkın dediği her zaman hakkın dediği değildir. Halkın dediği doğruysa, ihtilalin 5 generali niye rezil hale düşürüldü? Biz Türk generallerinin, ağızlarından barut kokusu duymayı bekleriz ve tarih boyunca böyle olmuştur.

7 Haziran’da milli irade dediğimiz olay tecelli edecek. Sayın Başbakan, çok oy alırsa, başkanlığa mı geçilecek, o zaman Sayın Başbakan ne olacak? Başarılı olmanın tuhaf bir sonucu mu olacak belli değil.

CHP gerekli patlamayı yapmazsa, Sayın Kılıçdaroğlu, kesin ayrılacak, o zaman başarının ölçüsü ne olacak, rejim değişirse partiler ne yapacak?

MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli, 50 yıldır, iktidar görmeyen partiyi bu sefer iktidara getirecek mi? Getiremezse muhtemelen o da ayrılacak...

Büyük yolsuzluk olayları kapanacak mı? Bu işe milli irade ne diyor... Bu kadar hakim savcı niye içeri alınıyor, ne dönüyor? Pensilvanya’daki zat, orada ne duruyor? Adamları ajansa, niye gelip savunmuyor, adamlarını niye yarı yolda bırakıyor? İlkokul mezunu bir adam, nasıl olur da, Dünyanın süper gücünde, karargah kuruyor, parayı nerden alıyor, kim kime destek veriyor?

Tüm bunları milli irade, nasıl cevaplayacak? Milli irade 1946’dan beri en zor soru ile karşı karşıya, bu soruyu çözerse, önemli bir eşiği atlayacak, çözemezse işte o zaman kıyamet kopacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT