1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. “Millî Ruh” tekrar canlanırken…
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

“Millî Ruh” tekrar canlanırken…

A+A-

“Diyelim ki, gün boyu 8-10 saat çalışıp, yoruldunuz. Son anda birisi telaşlı telaşlı gelip, ya çok sevindirici, ya da çok üzücü bir hadiseyi haber verdi. Bu durumda ne yaparsınız? “Dur, önce biraz dinleneyim, çünkü yorgunum” mu der; yoksa, o müthiş ve bir anda ön plâna geçen vak’anın tesiriyle bedenî yorgunluğunuzu bir kenara bırakıp, hadise mahalline mi koşarsınız?”

***
Diyelim ki, bir Cuma günü gün boyu mesai yaptınız.  Çalıştınız, yoruldunuz. Akşam yemeğinizi yediniz ve tam çaylarınızı yudumlarken TRT 1 ekranında bir kadın spiker, “Yurtta Sulh…” diye ülkede darbe yapıldığına dair bir korsan bildiri okuyor.  Bildiri kaç kez tekrarlandıktan sonra TRT’nin bütün kanallarında birden yayın kesiliyor.
Bu durumda ne yaparsınız?
Merak eder, endişelenir ve “neler oluyor?” diyerek başlarsınız araştırmaya…
Aradan çok fazla bir zaman geçmeden CNN Türk’ten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, cep telefonundan o çok ama çok önemli çağrısı ve davetine kulak kabartırsınız.. 
Peki, bu durumda, Cumhurbaşkanı’nı sevenler ve Başkomutan’ın emrini dinleyenler ne yaparlar? Bütün yorgunluklarını bir kenara atarak o işaret ettiği yerlere, meydanlara, köprülere, işgal altında tutulan vatanın en önemli müesseselerinin bulunduğu, yâni hadiselerin vuku bulduğu yerlere koşmaya başlarlar…
Çünkü emir Başkomutan’dan ve büyük yerden gelmiştir…

***
Tarihçi Caner Arabacı Hoca diyor ki; “1. Dünya Savaşı’nda Osmanlı’yı kuşatan ordu içerisindeki Paralel yapı, Çanakkale’de Başkomutan olan Alman Amirali Otto Liman Von Sanders ve Alman subaylarıydı” diyor.
“Çanakkale Geçilmez” destanı, cephelerde harp taktiği denilerek bile bile ölüme yollanan 250 bin Mehmetçiğin al kanlarıyla birlikte yazılmadı mı?
“Çanakkale Geçilmez” destanını yazanlar arasında 3-4 kişinin kaldıramadığı gülleleri omuzlayıp batmaz armada dedikleri İngiliz donanmasının belini kıran, Seyit Onbaşı’nın millî bir ruh ve iman gücüyle kaldırdığı o 215 okkalık (257 kilo) top mermisi değil miydi?..

***
Peki, Türkiye’yi 40 yıldan beri içten kuşatan ve 15 Temmuz Cuma günü TSK’yı ele geçirerek milletin ve halkın vergileriyle alınan silahları, tekrar millete ve halka karşı kullanan günümüzdeki Paralel yapı, terörist başı FETÖ ve ona 1 Amerikan dolarlarıyla bağlı “apoletli subayları” ve “apoletsiz imamları” değil mi?
“Çanakkale Geçilmez” destanını 250 bin Mehmetçik yazdı ise;
15 Temmuz’da “Türkiye İşgal Edilemez” destanını yazanlar da 240 şehidimiz ve milletimiz olmuştur.
“Kanunsuz emri” dinlemeyip, 15 Temmuz gecesi Türkiye’yi işgale kalkışan Özel Kuvvetler Karargâhı’ndaki darbeci generali alnının ortasından vurup işgalin seyrini değiştiren günümüzün Seyir Onbaşısı da “Astsubay Ömer Halisdemir” dir. 

Hukukçu Mehmet Yaman’ın Yaşadıkları
Avukat Mehmet Yaman abi, 15 Temmuz gecesi yaşanılan ve resimli olarak gönderdiği mesajında diyor ki; “Darbe gecesi Genelkurmay’ın önünde alt geçitte 8 kişi şehit oldu. Diğerleri de Jandarma Genelkurmayı Kavşağı’nda ve çevremdeki civanmertlerdi. Allah bana nasip etmedi, onlara nasip etti. İnanın gıpta ediyorum. Bizlere de nasip eder ilerde inşallah. Allah rahmet eylesin hepsine. 
Avukat oğlum Fatih’in arabaya koyup hastaneye götürdüğü yaralı yolda, kanı arabayı batırdığı için hakkını helal etmesini istedi ve o yaralı, arabadan hastaneye alınırken şehit oldu. Bu inanç ve duygu yüksekliği… İnan o anda şehit olmaktan başka hiçbir şey gelmiyor akla” diyor.
Allah (cc) şahadetlerini kabul etsin bu kardeşlerimizin.
O gece aziz ve necip milletimizin ‘Millî Ruh’u ve ‘Millî İman’ı bütün zindeliğiyle ayaktaydı.
İşte bizi ve Türk Milletini yüzyıllardır ayakta tutan bu RUH ve İMAN değil midir?


AZİZİM DİYOR Kİ…

“Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:
Gelmişiz dünyaya milliyet nedir öğretmişiz!
İnsanlığın bütün ufukları kapkaranlıkken,
Işık olup fışkırmışız ta karanlığın koynundan…”

Mehmet Âkif Ersoy

 

omer_halisdemir(sehidimiz).jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT