Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

MUHSİN YAZICIOĞLU VE MUKADDES DÂVÂSI (3)

MUHSİN YAZICIOĞLU VE MUKADDES DÂVÂSI (3)

Muhsin Başkan: “Beni

öldürecek misiniz?..”

 

  • “Yoksa içlerinde FETÖCÜ birileri mi var? Muhsin Başkan’ın toplantıda “Beni öldürecek misiniz?” demesine rağmen helikopterin tutulmasını ısrarla isteyen kimdi? Yoksa bu planı oradan mı başlattılar?”

 

 

MUHSİN BAŞKAN’I FETÖCÜLER ÖLDÜRDÜ!

Türk siyasi tarihinin dürüst ve en güvenilir siyasetçileri arasında parmakla gösterilebilecek kadar büyük bir dâva adamı olan ve “ADAM GİBİ ADAM” olarak nitelendirilen Muhsin Yazıcıoğlu’nu, Keş Dağlarında kimlerin öldürdüğü hemen hemen anlaşıldı.

15 Temmuz’da Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı öldürmeye giden özel ekipteki bazı FETÖ’cülerin, Muhsin Başkan’ın bindiği helikopterdeki önemli delilleri yok eden FETÖ’cü ekiptekilerle aynı kişiler olduğunu sağır sultan dahi duydu.

FETÖ’cülerin öldürdüğü artık biliniyor.

Ben, Küresel Kraliyet Güçleri tarafından ve profesyonelce şehit edildiğine inanıyorum.

Bu küresel bir siyasi cinayet.

Öldürülmesinde yerli unsurlar daha ağır basıyor.

Havada açıklanamayan 3-4 dakikalık zaman dilimi de elbette önemli.

 

HELİKPOTER KIRIMA UĞRATILDI…

Şehit Muhsin Başkan, ceseden aramızdan ayrılıp Sonsuzluğun Sahibi’ne son nefesini verinceye kadar geçen zamanla Taceddin Dergâhı’nda ebedî olarak kalacağı Cennet Yurdu’na uğurlanacağı zamana kadar hep onu takip ettim.

25 Mart 2009’da Kocatepe Camii’nde mahşeri bir kalabalık toplanmıştı. Onu seven 1 milyonu aşkın insan gözleri yaşlı bir şekilde ve TEKBİR getirmek suretiyle Bizim Muhsin’i son yolculuğuna uğurluyordu. Cenazenin öndeki ucu Taceddin Dergâhı’na ulaştığında, diğer ucu henüz daha Kocatepe Camii’nden ayrılmamıştı. Lâkin Muhsin Başkan, profesyonel bir ekip tarafından ve profesyonel bir şekilde, Çağlayan Cerit’ten bindiği kiralık helikopter, Yozgat Yerköy’deki mitinge giderken Keş Dağları’nda uçarken milliyeti bilinmeyen savaş jetlerinin yakınından uçması dolayısıyla yere sert iniş yapmak zorunda bırakıldı. Teknik tabirle “helikopter kırıma” uğratıldı!.. Muhsin Başkan, BBP’ye tek bir oyun dahi çıkmadığı Çağlayancerit’e gitmesi için neden, niçin, nasıl ve ne şekilde ikna edildi?..

Gelin bundan sonrasını, Kabataj’da “Fatih gelse kıymetini bilmezsiniz. Aranızda bir Fatih oturuyor” diyerek Muhsin Başkan’ı “çağın Fatih’i” olarak sahneye davet Gözyaşı Geceleri’nin mimarının kaleminden dinleyelim:

 

“HELİKOPTER NASIL DÜŞTÜ

Muhsin başkanla dertleşmek için telefonda görüşürdüm. Bir defasında tel açtım dedim ki; “Başkanım bir şey istemek için aramadım, sadece dertleşmek için aradım” diyerek içinde bulunduğum borçlarımdan bahsettim. O da bana açıldı ve dedi ki; “Haşim, ben de farklı değilim. Her sabah maaşlarını geciktirdiğim için çalışan çocuklardan utanarak partiye giriyorum.” Yani maddi sıkıntılar içinde geçen bir mücadele hayatı oldu. Herkes onu seviyordu ama istisnalar hariç zenginler destek vermiyordu. İşte bu sebeple seçim öncesinde yapılan toplantıda bir helikopter tutularak K.Maraş Çağlayancerit’e gidilmesi, ardından da yine helikopterle Yozgat Yerköy’e gidilmesi tartışıldı. Tabii ki maddi imkânsızlıklar yüzünden ucuz bir helikopter kiralanabilinecekti. Toplantıda bu konu tartışılınca Muhsin Başkan, arkadaşlarına dönerek “Beni öldürecek misiniz?” diye sordu. O toplantıda olanlar bu konuyu iyi bilirler. Toplantıdan bu söze rağmen helikopterin kiralanması kararı çıktı. Muhsin Başkan ölümden korkmayan birisiydi ve istişareye uydu. Maalesef helikopter düşürüldü ve Cennet’e gitti.

Peki helikopter bir kaza ile mi düştü yoksa düşürüldü mü? Çoğunluk ve medyada çıkan yazılarda düşürüldüğü yönündeydi. Muhsin Başkan’ın sahip olduğu bilgiler yüzünden şehit edildiğini yazıyor, konuşuyorlardı. Ben ise düşmanının bile saygı duyduğu bu insana kimsenin kıyamayacağını düşünerek ucuz bir helikoptere bindiğinden veya bindirildiğinden dolayı bir kaza olduğu kanaatini taşıyordum. Amma iş öyle değilmiş. En başından en sonuna planlanmış. Helikoptere binmesi sağlanacak, askeri jetler helikopteri düşürecek, polisler şaşırtmaca yaparak helikoptere ulaşılması engellenecek, hakimler, savcılar olayı örtbas edecekler.

Çünkü her tarafı sinsice çaldıkları sorularla hırsız ve hain FETÖCÜLER işgal etmiş ve Kainat imam(!)ından başka kimseden emir almıyorlardı. Muhsin Başkan’ın bulunmaması için ellerinden geleni yapmışlar. Savcı onlardan, Hakim onlardan, polis onlardan ve asker onlardan. Kendini Kainat imam(!) ilan eden hain 5 gün sonra mesaj vermiş "Bir ilahi tokatla dışarı atıldı" ve "Bir perşembe günü vefat edip cuma günü cenazesine ulaşıldı" demiş. Yani ölüm emrini verdiğini itiraf etmiş. Bu dava ile ilgili polisi askeri savcısı şimdilerde FETÖ’den tutuklu. Acı gerçek ortaya çıktı, çıkacak ve hainler hak ettikleri cezayı bulacak inşallah.

Bundan yıllar önceydi. Muhsin Başkan Pensilvanya’daki hain ile görüşmüştü. Kendisine “Ben hiç görmedim, merak ediyorum nasıl birisi?” diye sorduğumda, o güne kadar düşmanının bile dedikodusunu yaptığını görmediğim asil insan Muhsin Başkan ilk defa beni şaşırtan bir cevap verdi. Elini sallayarak “İşte öyle birisi”. Anladım ki Muhsin Başkan, bu adamı hiç sevmemişti. Tabii ki zannımca o hain de Muhsin Başkanı sevmemişti. Çünkü Allah ve Resülü’nden başka mutlak hakikat tanımayan bir yiğitti Başkan. O hain ise kendisine itiraz etmeden köle olacak zayıf karakterli insanlar arıyordu. 40 yıldır planladıkları sinsi 15 Temmuz işgal girişimine karşı duracak güçlü bir liderdi. Oyunlarını bozabilirdi. O yüzden 15 Temmuz hain girişimden önce yok edilmeliydi.

Artık kimsenin şüphesi kalmadı. Bu katliamı FETÖ yapmıştı. İnşallah Türk adaleti bunun hesabını soracak ama arkadaşları olarak MHP’li, BBP’li veya 12 Eylül sonrası siyasetten uzak kalmış ülkücüler bunun hesabını sormalı değil mi? Muhsin Başkan bir ülküdaşının kılına zarar gelmesini istemezdi, hesabını sorardı. Biz de sormalı değil miyiz?

 

BBP NEDEN SUSUYOR?

Katil Erdoğan diye yırtınan BBP’liler şimdilerde neden susuyorlar? Neden katil FETÖ diye haykırmıyorlar. Sakın bana mahkeme süreci demesinler. Katil Erdoğan diye bağırırlarken mahkeme süreci yok muydu? Kahramanmaraş savcılığı yeni bir soruşturma başlattı. Katilin FETÖ lideri hainin olduğunu video görüntüleri ile destekledi. 15 Temmuzda Cumhurbaşkanımızı öldürmeye gidenlerin Muhsin Başkan’ın helikopteri düştükten sonra oraya ilk gidenler olduğu ortaya çıktı. BBP’nin ne açıklaması, ne de sayfalarında bir cümle konuyla ilgili bir söz var. Neden susuyorlar?

Yoksa içlerinde FETÖCÜ birileri mi var? Muhsin Başkan’ın toplantıda “Beni öldürecek misiniz?” demesine rağmen helikopterin tutulmasını ısrarla isteyen kimdi? Yoksa bu planı oradan mı başlattılar.

Milyonda bir şüphe olsa bile vicdanı olan bir ülkücü bu FETÖCÜLERDEN uzak durur.

Haydi bağırsanıza KATİL FETÖ diye, neden susuyorsunuz? (http://www.enpolitik.com/mobil/kose-yazisi/881/ulkuculere-seslenis-3-seni-cok-ozledik-muhsin-baskan.html)

 

YARIN: O, insana değer veren bir liderdi.

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,çok uzun ve ilgili içerikle alakasız,
Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları) Arşivi
SON YAZILAR