Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

MUSALLA MEZARLIĞI

A+A-
  • Selçuklu döneminden kalma Musalla Kabristanı’nda dört türbe bulunmaktadır. Bunlar Gömeç Hatun Türbesi, Şeyh Şücâeddîn Türbesi, Evhâdeddîn-i Kirmânî Türbesi ve Şeyh Hâlil-i Türbesi’dir. Namazgâh’lıkta şehit cenazeleri kılınmakla beraber 4 Peygamberin de bu mezarlıkta yattığı biliniyor.

 

Konya’nın Selçuklu İlçesi, Medrese Mahallesi, Ankara Caddesi adresinde yer almaktadır.

13. yüzyıla ait mezarlığı yapan ve yaptıran bilinmiyor. Musalla Kabristanı, Konya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 04.11.1988 gün ve 311 numaralı kararıyla tescil edilmiştir.

Yamuk planlı mezarlık, 191.875 m2’lik geniş alanıyla Konya’nın en büyük mezarlığıdır.

Mezarlığın sekiz girişi bulunmaktadır. Nalçacı, Parsana ve Kalenderhane kapıları önemli ana

girişleridir. Kalenderhane kapısı doğuda, Ankara Caddesi üzerinde bulunmaktadır. Girişte bekçi

kulübesi yer alır. Nalçacı girişi mezarlığın batısında, Nalçacı Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Parsana girişi ise güneyde, Yeşilbahar Sokaktadır. Girişlerden biri, dışarıdan girilen ve mezarlıkla doğrudan bağlantısı olmayan, küçük bir üçgen şeklindeki Hıristiyan mezarlığına açılmaktadır.

Mezarlığın çevre duvarı moloz taş örgülüydü. Ancak son zamanlarda dışı andezitle kaplanıp,

üzerine ferforje demir parmaklıklar yapılmıştır. Düzenli bir yol sistemine sahip olan mezarlık

ana ve ara yollarla adalara bölünüp numaralandırılmıştır. Mezarlık oldukça iyi ağaçlandırılmıştır, yemyeşil bir görünüm arz eder. İçindeki kuyular vasıtasıyla ağaçlar sulanmaktadır. Ayrıca çok miktarda çeşme de bulunmaktadır. Defin işlemi devam etmektedir.

Mezarlığın kuzeyinde 141 no’lu adada “Cennet Çukuru” olarak adlandırılan bir bölüm vardır.

Burası mezarlığın en eski yerlerindendir. Şeyh Kutsi Efendi burada Peygamberlerin yattığını

söylerdi. (Konyalı, 1964, 570) Selçuk Es ise burada yatan dört Peygamber olduğunu söyler ve

isimlerini verir.

 

NAMAZGÂH

Musalla Mezarlığının önemli bölümlerinden biri de namazgâhtır. Buraya meydan

ya da bayram yeri de denilmektedir (Baykara, 1998, 53). Namazgâh insanların toplandığı

bayram namazı kıldığı, yağmur duası ettiği geniş bir alandır. Namazgâhta taştan yapılmış bir

mihrap bulunmaktadır. Mihrabın iki yanından sekiz merdivenle üstüne çıkılabilmektedir.

Mihrabın sağ tarafındaki merdivenler minber olabilir. Mihrap nişi istiridye kabuğu şeklindedir.

İbrahim H. Konyalı’nın tespitlerine göre namazgâhın bir girişi vardır ve bu girişin üstünde H.948 /M.1541 tarihli, sülüs yazılı mermer bir kitabe bulunmaktadır (Konyalı, 1997, 572). Fakat biz

incelemelerimiz sırasında böyle bir kitabeye rastlayamadık. Yalnız namazgâh mihrabının yan

duvarında "Hicri tarihi imarı, 1349 - M.1930” yazılı bir kitabe bulunmaktadır.

Mezarlıkta dört tane türbe bulunmaktadır. Bunlar Gömeç Hatun Türbesi, Şeyh Şücaeddin Türbesi, Evhadeddin-i Kirmanî Türbesi ve Şeyh Halil-i Türbesi’dir. Gömeç Hatun Türbesi’nden daha önce bahsetmiştik.

 

Evhadeddîn-i Kirmanî Türbesi

Evhadeddîn-i Kirmânî Türbesi; Şeyh Sücaeddîn Türbesi’nin güneydoğusunda, 130 no’lu

adada yer alır. Kare kübik bir gövdenin sivri bir kubbeyle örtülmesinden oluşur. Duvarlar moloz

taşla örülmüştür. Kubbesi ise tuğladır. Küçük ve sade bir türbedir. Evhadeddîn-i Kirmanî

(Ö.1237)’ye izâfe edilmesinden ve türbenin dış görünüşünden yola çıkarak eserin 13. yüzyıl

Selçuklu türbesi olduğu düşünülmektedir (Önkal, 1996, 269).

 

Şeyh Sücâeddîn Türbesi

Şeyh Sücâeddîn Türbesi; Şeyh Halil-i Türbesi’nin güneyinde 129 no’lu adada bulunmaktadır.

Kare planlı türbenin üzeri 16 dilimli bir kubbeyle örtülmüştür. Kesme taşla inşa edilmiştir.

Mumyalık kısmı yoktur. Türbenin üstünde M.1349 tarihli olduğunu gösteren bir Kitabe bulunmaktadır.

 

Şeyh Hâlîl-i Türbesi

Şeyh Halil-i Türbesi; mezarlığın kuzeyinde, namazgâhın güneybatısında yer alır. Düzgün

kesme taşla yapılmış büyük bir türbedir. Sekizgen planlı türbenin üzeri kubbe ile örtülmüştür.

Giriş kapısının önünde iki sütunlu bir revak bulunmaktadır. Türbenin duvarları Bursa kemerli

nişlerle hareketlendirilmiştir. Türbe, kapısındaki kitabeye göre H.998/M.1589 tarihlidir. Şeyh

Halilî, III. Murat zamanında ölmüş, türbesi III. Mehmet zamanında yapılmıştır. “Hâlîl-i” mahlası,

adı “Muhlis”, babasının adı Yusuf’tur (Konyalı, 1997, 749). Musalla mezarlığında bir de şehitlik

bölümü yer almaktadır. Mezarlığın kuzeydoğusunda bulunur. Şehitliğin dört tarafı duvarla çevrilidir. Ankara Caddesi üzerinde mezarlıktan ayrı bir giriş kapısı vardır. Şehitliğe defin işlemi

halen devam etmektedir. Mezarlıkta, Selçuklu âlimlerinden Kadı Siracüddin Urmevî, müderrislerden Muhaddis Ahmet Efendi, âlimlerinden Hadimli Mehmet Vehbi Çelik Efendi, Aksekili Mehmet Emin Efendi, Halil İbrahim (İzerdem) Efendi gibi önemli şahsiyetlerin kabirleri bulunmaktadır.

Mezar taşlarında malzeme olarak, sille taşı, gödene taşı ve mermer kullanılmıştır. Kemer formu olarak, üçgen alınlık, sivri, yarım daire, dilimli, kaş kemer çeşitleri ile değişik başlıklar kullanılmıştır. Yer yer sandukalı ve lâhitli mezar taşlarına da rastlanır. Kalem çeşidi olarak sülüs, tâlik, rik’a, muhakkak tercih edilmiş, bunlar kabartma tekniğinde yazılmıştır. Süsleme olarak, baş taşlarında istiridye kabuğu, çeşitli stilize bitkiler, ayak taşlarında selviler, asma yaprakları, üzüm salkımları, kabartma tekniğinde uygulanmıştır. Osmanlıca yazılı mezar taşları en çok cennet çukurunda ve türbelerin çevresinde toplanmıştır. Ancak mezarlığın diğer yerlerinde de ara ara görülmektedir.

Konya’nın en eski mezarlıklarından olan Musalla, içindeki türbelerden yola çıkarak

Selçuklu dönemine tarihlendirilmekte. Selçuklu dönemi mezar taşları müzelere kaldırılmıştır. Az sayıdaki beylik dönemi mezar taşları ise “cennet çukuru” denilen yerde yer almaktadır. Osmanlı döneminde de kullanılan mezarlık türbelerin etrafının defin işleminde kullanılmasıyla büyüyerek günümüze kadar ulaşmış en büyük mezarlıktır.

Mezar taşları daha çok 1750’lerden sonraya tekâbül eder. 

musalla-mezarligi.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT