1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Myanmar'daki değişim süreci Arakan'da beklentileri karşılamadı
Myanmar'daki değişim süreci Arakan'da beklentileri karşılamadı

Myanmar'daki değişim süreci Arakan'da beklentileri karşılamadı

Arakanlı Müslümanlar, 2012'den bu yana eyaletteki kamplarda mahsur- Kamplarda kalan Müslümanlar, evlerine dönecekleri günü bekliyor- Arakan eyaleti siyasi lideri U Nyi Pu, kamplardaki kişilerin yerleştirilmelerinin 5 yıl alabileceğini belirtti

A+A-

ARAKAN (AA) - SITT THWAY NAING - Güney Asya ülkesi Myanmar'ın batısındaki Arakan (Rakhine) eyaletinde yaşayan Müslümanları evlerini terk etmek zorunda bırakan şiddet olaylarının üzerinden geçen 4 yılda ülkede çok şey değişmesine karşın yerlerinden edilmiş insanların kaldığı kamplardaki koşullar yerinde saymaya devam ediyor.

Halk, yılllarca ev hapsinde tutulan Nobel ödüllü muhalif lider Aung San Suu Çii'nin dışişleri ve devlet bakanı olarak görev aldığı yeni hükümeti sıcak bir şekilde kucaklarken 2012'den bu yana ülkeni̇n güneybatısındaki Arakan eyaletinde kamplarda kalan Müslümanların evlerine dönmesine hala izin verilmedi.

Kampta kalan yaşlılardan Muhammed Horli, AA muhabirine That Kay Pyin kampında işlettiği çay ocağında yaptığı açıklamada, Arakan eyaletinin başkenti Sittwe yakınında çoğu Müslüman yaklaşık 10 bin kişinin dört yıldır yaşadığı Baw Du Pha kampında geçen hafta yangın çıktığını anlattı. İnsanların geçici olarak ikamet ettiği 56 barınağın kullanılamaz hale gelmesinden duyduğu üzüntüyü dile getiren Horli, bunun yaşadıkları acıların sadece küçük bir örneği olduğuna dikkati çekti.

Horli, kamplarda esir gibi tutulduklarına ve hayvan muamelesi gördüklerine işaret ederek yeni hükümetten kendilerine insan gibi yaşama şansı vermesini talep ettiklerini belirtti.

Birkaç gün içinde Muson yağmurlarının etkili olmaya başlayacağını hatırlatan Horli, yıkık dökük, eski barınakların insanları yağmur sularından korumakta yetersiz kalacağını ifade etti.

Yağmur sezonu geldiğinde birçok sorun yaşadıklarını kaydeden Horli, yetkililerin kendileriyle ilgilenmediklerini ve şu an her şeyden çok çatı ve duvara ihtiyaç duyduklarını dile getirdi.

Horli, kamplardaki su ve gıda sıkıntısı, kısıtlı iş olanakları gibi problemlere sağlık hizmetlerinde gün geçtikçe artan sorunların da eklendiğine dikkati çekti.

Horli, gelecekte koşullarının iyileştirileceğine dair hala umudu olduğunu belirtti.

Budist isyancıların Sittwe civarındaki köylere saldırı düzenlediği ve Arakanlı Müslümanlara ait yüzlerce evi ateşe verdiği 2012 yılından bu yana aralarında Kaman Müslümanlarının da olduğu yaklaşık 140 bin Arakanlı, giriş çıkışların izne bağlı olduğu kamplara kapatıldı.

Vatandaşlıklarını kaybeden ve temel sağlık hizmetlerinden yoksun bırakılan Arakanlı Müslümanlar, hareketlerinin kısıtlanması nedeniyle yardımlara bağımlı hale geldi.

Arakanlı yetkililer, insan hakları kuruluşlarının eleştirilerine çatışma tehdidinin hala sürdüğü ve Müslümanların kaldıkları yerde güvende olduğu yanıtını veriyor.

- Suu Çii hükümeti, kamptakiler için umut kaynağı

Kamptaki birçok kişi, 8 Kasım'daki seçimleri kazanan Suu Çii'nin Ulusal Demokrasi Birliği'nin (NLD) iktidarından umutlu.

Suu Çii'nin kararsız görünmesine rağmen Arakanlı Müslümanlar, uluslararası baskının hükümeti olumlu bir çözüm bulmaya iteceğini düşünüyor.

Çatışmalar başladığında Sittwe Üniversitesindeki eğitiminin ilk yılında olan ve şu an Baw Du Ba kampında kalan 21 yaşındaki Ali Ramiz, eğitimine devam etmek istediğini, NLD ve Suu Çii hükümetinin bu konuyu halledeceğine inandığını söyledi.

- Sağlık hizmetleri yetersiz

Arakanlı Müslümanlar, sadece çok hasta olduklarında kamptan çıkabiliyor, o zaman da kendilerine eşlik eden polislere ücret ödemek zorunda kalıyor.

Eyalet yetkililerinin Müslümanların ülkenin en iyi sağlık hizmetlerine sahip Yangon kentinde tedavi görmelerine yeni kısıtlamalar getirmesi nedeniyle kamplarda kalanlar, bu kısıtlı sağlık hizmetine dahi ulaşamıyor.

Tae Chaung kampından Arakanlı Müslüman hakları aktivisti Aung Win, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bu kısıtlamaları Yangon'daki hastanelere gidenlerin yüzde 80'inin kamplara dönmemesine gerekçe gösterdi.

Aung Win, hastalanan kişilerin önce durumlarının değerlendirilmesi için Sittwe'deki devlet hastanesine gitmeleri ve ilave tedaviye ihtiyaç duyulursa Yangon'a gitmek üzere başvuru yapmaları gerektiğini dile getirdi.

Başvuruların ne yazık ki genellikle değerlendirilmediğini belirten Aung Win, çoğu zaman yetkililerden hiçbir karşılık alamadıklarına dikkati çekti.

Kampların her bir köşesinde reddedilmişlik, özlem, insanların temel şeylere duyduğu ihtiyaç, en çok da evlerine dönme isteği görülüyor.

Çatışmaların ardından uygulanan olağanüstü halin mart ayında kaldırılmasına rağmen, kamplardaki Arakanlı Müslümanların evlerine dönmelerine hala müsaade edilmiyor.

- "Kamp, cehennem gibi"

Baw Du Ba 2 kampında kalan 35 yaşındaki Rolar Martular, kampta yaşamanın cehennemde yaşamak gibi bir şey olduğunu vurgulayarak terk etmek zorunda kaldıkları köylerine en kısa zamanda dönmeyi umduklarını söyledi.

Kampta daha fazla kalmak ya da başka bir yere gitmek istemediğini kaydeden Martular, başka bir seçeneğinin de olmadığını ifade etti.

Martular, yeni hükümetin sıklıkla insan haklarından bahsettiğini ancak kamplardaki Müslümanların hala yaptıkları her şeyde kısıtlandığı değerlendirmesinde bulundu.

NLD'ye kendileriyle ilgili baskı yapıldığını düşündüğünü kaydeden Martular, ancak NLD'nin popülaritesini riske atıp kendileriyle ilgili bir şey yapacağına inanmadığını belirtti.

Martular, yanan barakalara bakarak, sonunda yitirecekleri tek şeyin güvenleri olduğunu vurguladı.

- Yerleştirme 5 yıl alabilir

Arakan'ın, ülkenin en yoksul eyaletleri arasında yer alması nedeniyle buradaki halk az gelişmişlik ve yetersizliklerden etkileniyor.

Arakan eyaleti siyasi lideri U Nyi Pu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kamplarda kalan kişileri anladığı ancak yerleştirilmelerinin 5 yıl alabileceği değerlendirmesinde bulundu.

U Nyi Pu, "Olağanüstü hal kaldırılsa da eyaleti ekonomik açıdan geliştirmeye çalıştığımız sırada Müslümanların kamplardan ayrılmalarını sınırlandırmamız gerekiyor. Gelişmiş bir eyalet olsaydı, topluluklar arasında daha az kuşku olurdu ve herkes özgürce dolaşabilirdi." ifadesini kullandı.

Arakan'ın siyasi lideri, kamptakilerin muson yağmurlarıyla baş edebilmesi için yanan barınakların yerine yenilerinin kurulması yönünde planları olduğunu bildirdi.

- Rohingya Müslümanlarının bitmeyen dramı

Myanmar'ın batısındaki Rakhine eyaletinde 2012'de Budistler ile Müslümanlar arasında çıkan çatışmalar, Rohingyaların dramını gözler önüne serdi.

Budistler tarafından düzenlenen saldırılarda çoğu Müslüman çok sayıda kişi yaşamını yitirdi. Yüzlerce ev ve iş yerinin ateşe verildiği çatışmalar yüzünden 125 bin kişi bölgeyi terk etmek zorunda kaldı. İnsan Hakları İzleme örgütü, Mayıs 2013'te yayımladığı 153 sayfalık raporda, Myanmarlı yetkilileri, Arakan eyaletinde Rohingya Müslümanlarına karşı etnik temizlik yapmakla suçladı. Örgütün Asya'dan sorumlu Müdür Yardımcısı Phil Robertson, "Myanmar hükümeti, evlerini terk etmek zorunda kalan Müslümanlara yardım ulaştırılmasını engelleyerek ve seyahat özgürlüklerini kısıtlayarak etnik temizlik kampanyasına katkı sağlamaktadır. Saldırılara bir an önce son vermemesi ve sorumlu kişileri adalet önüne çıkarmaması durumunda Myanmar hükümeti, ülkedeki etnik ve dini azınlıkları hedef alan şiddet olaylarından sorumlu olacaktır." dedi.

Myanmar hükümetince Bangladeş'ten gelen göçmenler olarak görülen, "Bengalli" olarak nitelenen ve 1982'de kabul edilen yasa ile vatandaşlık haklarını kaybeden Rohingyalar, hala "devletsiz" sayılıyor. Rohingyalar, ancak kendilerini "Bengalli" olarak tanımlamaları durumunda vatandaşlık hakkı alabiliyor.

Myanmar hükümeti, Myanmar'da Rohingya Müslümanı olmadığını ileri sürüyor.

Birleşmiş Milletler tarafından "eziyet gören dini azınlık" olarak kabul edilen ve ülkenin batısındaki Arakan eyaletinde derme çatma kamplarda yaşayan yaklaşık 1 milyon Rohingya Müslümanı, Tein Sein hükümetinin başlattığı reform sürecinden hiçbir şekilde yararlanmadı. Rohingyalar, sadece kendileri için uygulanan bazı kısıtlamalara maruz kalıyor. Resmen evlenmelerine olanak tanınmayan Rohingya çiftlerine sadece 2 çocuk için izin veriliyor. Doğan çocuklar için ise doğum belgesi düzenlenmiyor. Teknelerle Arakan'dan diğer ülkelere gitmeye çalışan binlerce Rohingya Müslümanı, insan hakları örgütlerinin tüm uyarılarına rağmen halen hem şiddet olaylarına hem de yasal, ekonomik ve toplumsal ayrımcılığa maruz kalıyor.

Budistlerin düzenlediği saldırılarda yaralanan Rohingya Müslümanlarına sağlık hizmeti sunan Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü çalışanları, şubat ayında ülkeden sınır dışı edildi.

Hükümetin Arakan'daki olaylarla ilgili düzenlediği soruşturmada, eyalette Müslümanların ölümüyle sonuçlanan çatışma çıkmadığı ileri sürüldü.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT