1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. NELER OLUYOR?..
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

NELER OLUYOR?..

A+A-

“Kimse devleti ele geçiremez, sonunda devlet herkesi ele geçirir.” 

(Dücane Cündioğlu)

 
Devlet ricalinin “Paralel kalkışma”, Başbakanın “ülkenin teröristler tarafından işgali” olarak adlandırdığı 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsünü ne vakit farkettim?

15 Temmuz Cuma günü yaygın basından gazeteci-yazar arkadaşlarımızın da yer aldığı Konya’nın tarihi ve turistik yerlerini gezerken, ikindiye doğru Konya Bilim Merkezi’nin üzerinde bir F-16 uçağı mühimmatıyla birlikte uçuyordu.

“Neler oluyor? Yoksa bir tehlike mi söz konusu? Anadolu Kartalı Tatbikatı da yok ama…” şeklinde kendi kendime sorular yönelttim.  Ama bir şeylerin olduğu belliydi. Sosyal medyada bu düşüncelerimi paylaştım.

 

***

15 Temmuz öncesi ve sonrası nelerin olduğuna, yaşandığına dair yerli basın yayın organlarını takip ettiğim kadar yabancı medyayı da takip ediyorum. Cımbızla ayıklayabildiklerim kadarıyla 15 Temmuz’da ülkede çıkarılmak istenen “iç savaş tahriki” ve “büyük kaos” ortamından faydalanarak ülkeyi dış güçlerin boyunduruğu altına sokma amacı taşıyan, TSK içerisine “sızma zeytinyağı” gibi sızan ve Farabî’nin “hayvanımsı insan” dediği birtakım eli silahlı paralel, yatay, dikey şeref yoksunu insanlar güruhu ile yapılan darbe; milletin derin darbesiyle şimdilik püskürtüldü.

 

***

Düşünme (felsefe) ve eleştiri kültürünü geliştirme açısından makalelerini zevke okuduğum yazarlardan Dücane Cündioğlu, 16 Temmuz’da sosyal medyadan “Kendi iradesine sahip çıkan bir halk namluya boyun eğmez.” diyordu. Beni, sizi ve hepimizi; “Yığın psikolojisi aldatıcıdır, gevezelikten uzak durup kendini yetiştirmeye bak.” diye uyaran da o.

 

DARBEDEN KİMLERİN HABERİ YOKTU Kİ…

Balyoz Davasından yargılanan ve beraat eden bir üst subay, CNN Türk’teki konuşmasında, bu darbeden FETÖ’ye bağlı 5 bin kişinin haberi olduğunu söyledi.

Bu darbenin planlayıcıları olan CIA, MI6, ve Mossad’dan ayrı olarak Rusya, İran ve Suriye de ülkemizde bir darbe girişimi olacağından haberdarmış. Zaferler ayı Ağustos’ta ve bir Cuma günü taçlandıracakları bir darbe girişimi, acaba neden Temmuz ayına çekildi?

Bu kalkışmada ABD-NATO’nun İncirlik Üssü’nün kullanılması ve darbeyi yönettiği iddia edilen bir Amerikan ajanının, TSK helikopteriyle Yunanistan’a kaçırılması da düşündürücü.

 

***

Fransa’da fr.sott.net adlı gazetede yer alan bir makalede; “Türkiye hükümetinin, darbeden önce 2000 adet Türk askerini (hava ve deniz)tutuklanması için savcıya müracaat ettiği, mahkemelerin bu isteği reddettiği ve Feto'cu yargıçların, darbeci generallere bir şeylerin olduğu haberini götürünce, darbe öne alınmak mecburiyetinde kalındığı” iddiaları dikkatimi çekti.

Ne derece doğru, bilemiyorum. Elbette zamanla ortaya çıkacak.

Söz konusu internet gazetesindeki makalede öne sürülen şu ifadeler de oldukça düşündürücü:

“…………….

Şunlar iyi anlaşılmalı: Türkiye NATO için vazgeçilmezdir, bilhassa ‘daha Büyük İsrail Projesi’nin yürümesi için elzemdir.

Bu başarısız darbenin sonuçları Bati için çok geniş olacaktır.

İlk başta, Türkiye’ye darbe Ağustos 2016 için planlanmıştı. Yunan hükûmeti de düşerdi. Bu şekilde, Balkanlar sarsılır, denge bozulur, Amerika’nın kuklası olan rejimler oluşturulur, ve ABD-AB ile Rusya arasında yeni bir demir perde oluşturulurdu.

…………..

Erdoğan’ın uçağının peşinden kaldırılan uçaklar İncirlik’ten kaldırılmıştı. O üs ise tamamen ABD/NATO'nun kontrolündeydi.

Uçakların niyeti Erdoğan’ı vurmaktı.

Lâkin o uçakların peşinde 7 Rus uçağı ve iki S400 füze sistemi vardı. F-16 pilotlarına ihtar edildi: "Erdoğan’ın uçağına en ufak bir atış yaptığınızda yok edileceksiniz." Bu sebeple, Türk jetleri Erdoğan’ın uçağına ateş edemedi.”

 

İNCİRLİK ÜSSÜ’NÜN ELEKTRİKLERİ NEDEN KESİLDİ?

“Hannibal Genseric” imzalı makalenin son kısmı şöyle şöyle:

“İncirlik’ten 42 helikopterin yok olması ilk anlarda izah edilemedi. Sonradan öğrendik ki, bu helikopterler Türkiye’yi işgal edecek güçlere katılmışlardı. Bu yüzden Türk hükûmeti İncirlik Üssü’nü 2500 polisle kuşatmış, elektriğini kesmiş, ve Amerika'ya “Ne yaptığınızı biliyoruz”, ve “Askerlerinizi bu yüzden güvenceye aldık.” Bunun üzerine, Obama işgal güçleri armadasını durdurdu.”

 

“TÜRKİYE’NİN SARP UCU”

Şırnak’ın eski adı, “Nuh’un şehri” anlamına gelen “Şehr-i Nûh” imiş. Hakkari’nin eski ismi de Osmanlı’dan kalma “Çölemerik” imiş.

Türkiye Büyük Millet Meclisi, il olan Hakkari ve Şırnak’ın adlarını aslına rücu ettirerek ilçe yaparken, Cizre ve Yüksekova ilçelerine de “il” statüsü kazandırıyor. 19. Yüzyılda Van vilayetine bağlı Hakkari livasının kazası olan Yüksekova, 1936'da ilçe olmuş.  İlçe Merkezinin eski adı ise Dize.

Çölemerik’in kelime anlamı; “sahipsiz yeşillik”.

Osmanlı döneminde ise; “Türkiye’nin sarp ucu”.

Büyük Millet Meclisi, “Türkiye’nin sarp ucu” olan Çölemerik’e “sahip” çıktığını bütün dünyaya böylece ilân etmiş oluyor.

AZİZİM DİYOR Kİ…

Herkesin görevini tam ve iyi yapmadığı aziz ülkemde birtakım “hayvanımsı insan”lar, kitmânitik bir şekilde haber ağlarını bir örümcek gibi örerek Yüce bir Dini de dünya menfaatlerine alet edince; fitnelerin zuhur etmesi kaçınılmaz oldu.

Aziz milletimizin sağduyusu, Doğu ve Güneydoğu’da da Kürt kardeşlerimizin akl-ı selim üzere olmalarıyla bu fitne şimdilik önlendi. Allah beterinden saklasın.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT