Enes Seçilmiş

Enes Seçilmiş

Yazarın Tüm Yazıları >

Neo-Geleneksel

A+A-

          İlköğretim yıllarında pazartesi günleri-ligdeki son maçın oynandığı gecenin sabahı oluyor o gün-kumandanın sarı tuşuna basıp sadece bazı kanallara özgü teletex denen uygulamayı açar, maç sonuçlarına ve puan durumuna bakardım. Eminim ki bazı yaşıtlarım da bunu yapıyordu ya da ne bileyim çizgi film falan izliyorlardır o zamanlarda. Bilgi kaynaklarının o denli sınırlı olması ve yaklaşık on yıllık bir sürenin ardından, içinde bulunduğumuz vaziyet-i ahval bugünün konusu.

         Geleneksel medya araçlarının tek taraflı iletişiminin yanı sıra hızla büyüyen dijital çağa tanıklık ediyoruz. Bir yanda televizyon dizileri diğer yanda giyilebilir teknolojiler, bilmem ne tarz kimin programlar, mentionlar, hashtaglar…bir ton ıvır zıvır. Markalar açısından çok daha verimli ve ucuz işler yapma şansı sunan sanal ortamlar aslında sadece şirketlerin olmazsa olmazı değil; bireysel olarak da içinde var olunması gereken bir dünya haline geldi. “Hadi canım! Hala Instagram kullanmıyor olamazsın.”  diye cümleler duyuyoruzdur etrafımızdan. İşin sırrı burada yatıyor aslında. Sürekli olarak maruz kaldıkları ve hiçbir zaman ulaşamayacakları bir dünyadansa, yeni bir kimlik oluşturabilecekleri sanal alemleri tercih ediyor insanlar haliyle. Nasıl ve neden etmesinler ki zaten! Kimlik kartlarımızda tek bir renk ve tek bir fotoğraf, üstelik kendi adımızı da kendimiz koymadık. Hal böyle olunca karakterleri özetleyen cümleler, albümler, kişiye özel tasarımlar…derkenyepyeni bir dünyaya merhaba!

         Geleneksel öldü! Dijital Bayram! Milenyum Çocukları! Alfabetik kuşak betimlemeleri de cabası. Bir şeylerin var olması için bir diğerinin ölmesi gerekiyor gibi; televizyonu, radyoyu, gazeteyi silip atıyor insanlar. Aslında kimsenin öldüğü falan yok. Hayatta kalma çabasıyla ne yapacağını bilemeyen, ticari kaygı güden bir takım oluşumların tutunma çabaları hepsi.

         Oysa tüm iletişim çalışmaları gavurların deyişiyle çok daha entegre bir hal alıyor. İnsanlara kulaklarıyla televizyon izletmek de bir amaç oldu artık, çünkü gözleri telefonlarında olacak ama yine de dinleyecekler.

         Yeni Türkiye dedikleri şeyin içinde insana ne denli yer ayrılıyor bilmiyorum ama Yeni Dünya’da insanlar her türlü gelişmede kendisini değerli hissettirecek şeylere meyilli olacaktır. Sanallaşma, dijitalleşme… adına ne dersek diyelim giderek alışılan bir düzen var.Hayatta kalmak için de kimilerine göre çare neo-geleneksel.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT