Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

RİDA ve HÜDA

A+A-

Siyasetin fazlaca konuşulduğu bir ortamdan biraz da olsa uzaklaşmak isteği ile bu yazımı kaleme alıyorum. Böyle ortamlarda günlük siyasetin yani particiliğin ötesinde fitne, fesat öne çıkar, çıkar çatışmaları yanında, hesaplar aday adayları üzerine oynanır, ahalinin gündemi taraf olma veya olmama olur.

Hâlbuki siyaset kişisel çıkar çatışmalarının ötesinde, devlet denen kurumsal yapıyı korumak, devleti oluşturan millet saadetini, huzurunu artırmak olmalıdır.

Devlet kavramını geçip evrensel değerlere geçecek olursak siyaset, tüm insanın huzur ve saadetini temin eden akidesini daha ileri taşıyarak beşeriyeti var ve birbirine yar eden adalet uygulamalarını yaygınlaştırmak için yapılan mücadeledir.

Bunun ülkemizde oldukça fazla örnekleri vardır, çok şükür. Bunlardan biri de merkezi Konya da bulunan RİDA Derneğidir.

Geçen gün bir grup arkadaşımızla yöneticilerin daveti üzerine RİDA Derneği’ni ziyaret ettik. “Ümmetin Yetimleri” sloganı ile evrensel bir hizmeti hedef edinen dernek ziyaretimizden duygusal ve derin bir memnuniyet duyduk, diyebilirim.

İsmi kadar hizmetleri de kayda değer olan RİDA’nın birçok anlamı var.

Rida, umre veya hac yapmak isteyen kimsenin ihrama girmek için mutat elbiselerini çıkararak büründükleri iki parça havlu türü örtüden baş hariç vücudun belden yukarı kısmını örten örtüye, çar ve şala denir.

Derneğe Rida adının verilmesinin esas nedeni herhalde tüm insanlık ayıbını örtmek için olsa gerek. Dünyada fazlasıyla doyan, hatta çatlarcasına yiyen, yediğini fakirlerin, yetimlerin, evsizlerin üzerine dahi kusmayı çok gören bir dünya düşünün.

Bölgesi fakir olmayan ancak maksatlı olarak fakir bırakılan, kolay ezmek için zayıf düşürülen, kolay kırmak için parçalanan bir siyaset oyunu düşünün. Bu bir insanlık suçudur: İNSANLIK AYIBIDIR. Bu ayıbı örtmek için adını RİDA: ÖRTÜ koyan dostlarımızın BÜYÜK ÇABALARINA ŞAHİT OLDUK.

Müslümanken Hristiyanlaştırılmaya çalışılan Arnavutluk’ tan, suçu sadece Müslüman olan Darfurlu, Hristiyan’ken boyun eğmeyen Kenyalı tüm yetimler, bu kardeşlerimizin meselesi olmuş. Onlara bulgurdan aş yapmak, bakraçta su taşımak, çarıktan ayakkabı giydirmek, ağaç kovuğunda medrese açmak için ayaklarına gidiyorlar. Onlara umut, cesaret, hayat aşılıyorlar; yerinde dayanma gücü, direnme enerjisi veriyorlar. En mühimi de bu galiba.

Rida’lı dostlar, Huda’nın emrini yerine getirmek için topladıkları yardımları transfer ücreti kendilerine ait olmak üzere birebir yetimlere ulaştırıyorlar, infak ediyorlar, ihsan ediyorlar; Muhsin oluyorlar.

Konuları yetim, sunuları iman, şahitleri Rabb.

Bu ne saadet, bu ne huzur, Ya Rabb.

İşiniz rast gelsin sevgili RİDA’LI dostlar.

Allah’a emanet, hayra muhatap olunuz, efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum