Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Prof. Dr. Fikret Akınerdem

Yazarın Tüm Yazıları >

Ruh Asaleti

A+A-

Konu başlığı ile ilgili M Şevki Eygi’nin oldukça beğendiğim bir yazısını olduğu gibi okuyucularımla paylaşmak istedim. Soyluluk derken Avrupa'daki eski aristokratlardan değil, ruh soyluluğundan bahsetmek istiyorum. İnsanlar hukuk önünde eşittir ama her konuda eşit değildir. Âlim ile cahil eşit olamaz. Ahlaklı ile ahlaksız da eşit değildir. Namuslu ile namussuz hiç eşit olur mu?

İffetli ile iffetsiz, vatansever ile vatan haini, merhametli ile gaddar, bunlar eşit değildir. Sadece hukuk ve yargı önünde eşittirler. Birtakım temel haklara sahip olmakta eşittirler.

Gelelim ruh asaletine:

Toplum, ülke, devlet maddeten zenginleştikçe ruh asaleti bakımından fakirleşiyor. Şu yaygın, yoğun kokuşmaya bakınız. Bizde ruh asaleti olsa bu kadar kokuşma olur muydu? Şu bazı yazarlara, konuşanlara bakınız. Ruh asaletinden hiç nasipleri olmamış. Asalet kelimesini lügatlerimizden çıkartmışız. Sadece asalet mi? Mürüvvet de bizi bırakıp gitmiş, fütüvvet ahlakı da sizlere ömür.

Soruyorum: Bu memleketin basınında iffet kelimesi kullanılıyor mu? Bırakın kullanmayı kelime ve kavram olarak manasını hakkıyla bilen kaç kişi kaldı?

Haydi, ilericiler, çağdaşlar, materyalistler, İslam karşıtları bunlarla ilgilenmez diyelim, peki Müslümanlar ne yapıyor?

Müslüman kesim niçin ahlak, fazilet, hikmet, mürüvvet, iffet, istikamet, ruh asaleti diye feryat etmiyor?

Çocuklarımıza İngilizce, bilgisayar, matematik öğretmek için çırpınıyoruz da, niçin ruh asaleti, mürüvvet, hikmet öğretmek için herhangi bir gayretimiz yok?

Şimdiye kadar çok yazdım, yine yazacağım: Bu memleketteki kokuşmadan, ahlaksızlıktan, bin türlü fuhşiyat ve rezaletten öncelikle Müslümanlar sorumludur.

İslam dininde "Emr-i mâruf ve nehy-i münker" denilen bir farz vardır ve Müslümanlar bu farzı hakkıyla yerine getirmiyor. İslami kesimde öyle adamlar var ki, bırakın emr-i mâruf yapmak, onlar bin türlü pisliğin, münkeratın içine batmışlardır. Farz edelim ki (kumarsız) at yarışları yapılacak, biz atlarımızla bu yarışlara katılacağız. Birinci olmak için ne yapmamız gerekir?

En asil, en vasıflı, en güçlü, en kaliteli atlara sahip olmamız gerekmez mi?

Her faaliyete, her hizmete bu açıdan bakmak gerekir. Kedinin ve köpeğin bile asil olanı, olmayanı var.

Ruh asaletine sahip bir Müslüman kindar olmaz. Kur'an’daki öğüde uyar ve kendisine kötülük yapana iyilik eder. Asil Müslüman, komşusu ağlarken gülmez. Din kardeşi aç gecelerken, o tok sabahlamaz.

Asil bir Müslümanın geliri azsa çorbaya ekmek doğrayarak karnını doyurur ama asla haram yemez.

Asil bir Müslümanın lüks meskeniyle, lüks yazlığıyla, lüks otosuyla, lüks elbiseleriyle öğündüğü görülmüş müdür? Böyle küçüklükleri ve beyinsizlikleri ruh asaletine sahip olmayan sefiller yapar.

Bileğine 50 bin dolarlık lüks ve israflı bir saat takmış, konuşurken birtakım el kol hareketleriyle onu etrafına göstermeye çalışıyor. Sefil, rezil, sürüngen mahlûk, saatli solucan!

Elbisesiyle, gömleğiyle, kravatıyla, iskarpiniyle övünen adam veya kadında asalet mi olur? Allah toplumumuzu, bilhassa Müslümanları ruh asaletinden, ahlaki faziletlerden, hikmetten mahrum bırakmasın.

Asaletsizlik, ne büyük fakirlik, değil mi?

Allah’a emanet, hayra muhatab olunuz efendim.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT