1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

  3. Sâhib Ata Külliyesi ve Lârende Câmiî (1)
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

Sâhib Ata Külliyesi ve Lârende Câmiî (1)

A+A-

·         Günümüze tek minaresiyle gelebilen Sâhib Ata Camiî, muhteşem taçkapısındaki Selçuklu sanatının eşsiz şâheseri olan kitabesi, süslemeleri ve emzikli sebilleriyle hayret uyandıracak kadar güzeldir.

 

Konya’da Meram İlçesi, Sahibiata Mahallesi ve eski Larende Caddesi üzerinde bulunan Sahib Ata Camii, eski Konya surunun Larende kapısının karşısına rastladığı için “Lârende Camii” olarak da adlandırılır.

Sahib Ata Külliyesi cami, hankâh, hamam ve türbeden oluşuyor. Caminin taçkapısının üzerindeki kemerde güzel ve grift bir Selçuk sülüsü ile işlenmiş ve etrafında Fetih ve Bakara suresinden bazı ayetler de bulunan kitabeye göre; câmi 656 H. (1258 M.) yılında Keyhüsrev’in oğlu Keykavus’un zamanında Hacı Ebubekir-zade Hüseyin oğlu Sahib-Ata Fahreddîn Ali tarafından yaptırılmıştır. Bir külliye olarak kurgulanan eser 682 H. (1283 M.) yılında tamamlanmıştır.

Sahib Ata Camii’nin bânisi olan büyük Selçuklu Veziri Sahip Ata aslen Konyalı’dır ve mahlası Fahreddin’dir. Vakfiyelerden ve eserlerinin kitabelerinden babasının adının Hüseyin, dedesinin ise el-Hac Ebubekir el Konevî olduğunu bilmekteyiz.

 

VAKFİYESİ VE MİMARI

14 Rebîu’l-âhir 317(14.8.1899 M.) tarihinde kopya edilen vakfiyenin 663 H. Şaban (Mayıs 1264 M.) başında tesis edildiği, 664 H.(1265 M.) ve 679 H.(1280) tarihinde ilaveler yapıldığı ve her üçünün Konya Kadısı Ebu Bekr bin Ahmed Urmevi tarafından 679 H. tarihinde toparlandığını bilmekteyiz. 13 sayfadan ibaret olan bu belgelerin bir sureti Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivinde 592 numaralı defterin 100–103. sayfalarında 9. sırada kayıtlı bulunmaktadır.

Anadolu’daki sağlam durumda ilk çifte minareli taçkapı burada karşımıza çıkar. Yapının kuzeye açılan taçkapısı Anadolu Selçuklu mimarisinin baş eserlerindendir. Cephenin sağındaki sebil nişinin pervazının üzerindeki iki daire içerisinde “Amel-i Keluk”, sol tarafındakinde ise “bin Abdullah” yazmaktadır. Sahib Ata Camii’nin mimarı olan Keluk, Konya’da doğmuş ve genç yaşlarda saraya girmiş, usta mimarların ve nakkaşların yanında eğitim görmüştür.

Camiye kesme taş ve mermerden inşa edilmiş kuzeydeki taçkapıdan girilir. Taçkapı da taş, sırlı ve sade tuğla oldukça uyumlu bir düzende kullanılmıştır. Kapının kemeri ise 19 mavi taşın ve ak mermerin zıvana ile birbirine geçerek kenetlenmesinden oluşmuştur. Taçkapının iki tarafında birer sütun bulunmaktadır. Büyük kapının iki taraflarında altlı üstlü ikişer hücre bulunmaktadır. Alttakiler antik iki mermere oturup sebil olarak kullanılmıştır. Sebillerin altına su haznesi olarak mermerden birer lahid konulmuştur. Sebillerin kapılarında minyatürleşmiş birer taçkapı bulunmaktadır. Bunlar yekpare taşdan yapılmıştır.

Sonradan yapılan bugünkü cami 12 ahşap direkle taşınan kare planlı bir mekân olup, üzeri çatı ile örtülüdür.

Sahib-Ata Camii güçlü taş, ahşap ve çinicilik teknik bilgisinin kullanıldığı yapıların en önemlilerinden biridir. İlk bakışı yakaladığı anda insanı etkileyen taçkapısı yapının görkemini anlatmaktadır. İ.H.Konyalı’nın bu manzara karşısında insanın ancak vecd ve huşu içinde olabileceğini söylemesi de bundandır. Kemerin üzerinde güzel ve girift bir Selçuk sülüsü ile yazılmış kitabesi bulunmaktadır. Kitabenin etrafında ise Fetih suresi ve Bakara’dan bazı ayetler bulunmaktadır. Sağ bölümdeki sebil kenarlarında geniş pervaz üzerinde girift Selçuklu üslubu ile yazılmış su ile ilgili seçme ayetler bulunmaktadır. Soldakinde ise sülüs ile yazılı Besmele ve Bakara sureleri ile Kürsî ayeti aktarılmıştır. Minare ise tuğla örgülü olup küpten onaltı dilim halinde yükselmiştir. Küp kısmı çeşitli çinilerle renkli bir şekilde bezenmiştir. Küp kısmından sonrası ise şerefeye kadar genel olarak sade bir biçimde devam eder. Minarenin çinilerinde hâkim renk olarak mavi kullanılmıştır.

Mihrabın solunda mevcut bulunan pencere Sahib-Ata Türbesine, ondan sonra gelen iki kapı ise türbenin dehlizine açılmaktadır. Mihrabın yanında oldukça sönük kalan bir minber bulunmaktadır. 12 ahşap direkle taşınan bugünkü kare planlı yapı mihrabı dışında çok önemli bir iç mekân özelliği taşımamaktadır.

 

(Devam edecek)

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT