1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Seta'dan "Ikby'de Bağımsızlık Arayışı" Paneli
Seta'dan "Ikby'de Bağımsızlık Arayışı" Paneli

Seta'dan "Ikby'de Bağımsızlık Arayışı" Paneli

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çevik:- "Bunun (bağımsızlığın) kendileri için altın dokunuş olacağını zannediyorlar. Fakat maalesef durum böyle değil, bu fikir beraberinde birçok başka sorunları da getirecektir"- IKBY Başkanı Barzani'nin Başdanışmanı Hawrami:

A+A-

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Başdanışmanı İlnur Çevik, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Irak'tan bağımsız olma talebine ilişkin, "Bunun kendileri için altın dokunuş olacağını zannediyorlar. Fakat maalesef durum böyle değil, bu fikir beraberinde birçok başka sorunları da getirecektir." dedi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının (SETA) Genel Merkezi'nde, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çevik, Irak'ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber el-Alevi, Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani'nin Başdanışmanı Hemin Hawrami ve Nahrain Center Eski Müdürü Hamza Cuburi'nin konuşmacı olarak katıldığı "IKBY'de Bağımsızlık Arayışı" başlıklı panel düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Çevik, Irak'ın kaygan bir zemin üzerinde kurulduğunu ve içindeki etnik gruplarla birlikte hareket etmeye çalışan bir ülke olduğunu belirterek, "ABD bölgeye özgürleştirici olarak geldiğini söyledi, ama işgalci oldu." dedi.

Çevik, "ABD eğer demokratik kurumların Irak'ta oluşturulmasına katkıda bulunsaydı, bölgede terörizm sorunu tam bitirilmese de buna karşı başarılı sonuçlar elde edilebilirdi. Ülkede federal sistem tam oturtulmadığı için bölgedeki Kürtler ve Sünni Araplar çok yıprandı ve süreç başarısızlıkla sonuçlandı." diye konuştu.

Petrolden elde edilen gelirin IKBY ile Irak merkezi yönetimi arasında paylaşılması konusunda bir türlü net bir anlaşma sağlanamadığını belirten Çevik, bu sorunun IKBY'nin, merkezi hükümetten bağımsız olarak kendi petrol yasasını çıkarmasına yol açtığını kaydetti.

Çevik, DEAŞ'ın Kerkük ve Erbil'e saldırmasıyla birlikte sistemin zarar gördüğünü ve bunun sonucunda Irak'taki üniter bir devletin kurulma sürecinin başarısızlıkla sonuçlandığına dikkati çekerek, "Bundan kaynaklı Kürdistan bölgesindeki insanların zihinlerinde bağımsızlık kavramı belirmeye başladı. Bunun kendileri için altın dokunuş olacağını zannediyorlar. Fakat maalesef durum böyle değil, bu fikir beraberinde birçok başka sorunları da getirecektir." ifadesini kullandı.

- "IKBY bu küçük bütçeyle kendisini nasıl idame edecek?"

Çevik, IKBY'de çalışan nüfusun yüzde 75'inin memur olması sebebiyle bütçenin yüzde 65'inin memurlara ayrılmış olduğunun altını çizerek, "Acaba IKBY bağımsızlık elde ederse bu küçük bütçeyle kendisini nasıl idame edecek?" dedi.

Türkiye'nin birleşik bir Irak ve Suriye'den yana olduğunu ve ayrışmış bir Irak'ın Türkiye ve bölge için sınırlarında istikrarsızlığa sebep olacağını vurgulayan Çevik, Türkiye'nin bunu istemediğinin altını çizdi.

Çevik, Türkiye'nin IKBY Başkanı Mesut Barzani'ye referandumla ilgili kaygılarını aktardığını dile getirerek, referandumun gerçekleşmesi durumunda Kuzey Irak'ta da varlığını sürdüren PKK'nın Türkiye için büyük bir sorun olmasına katkı sağlayacağı uyarısında bulundu.

- "2003'te yeni bir Irak umut ediyorduk"

Hawrami, Irak'ta yaşayan Kürtlerin geçmişten bugüne kadar farklı siyasi süreçler içinden geçtiğini ifade ederek, "Bu süreçler içerisinde Kürtlerin Irak'ta özel bir yeri olacağı sözü hem krallık döneminde hem de farklı hükümetler döneminde verilmişti." diye konuştu.

Kürtlerin Irak'ta bir ortak olarak kabul edilmediklerini ve etnik sebepli şiddete maruz kaldıklarını iddia eden Hawrami, "2003'te biz yeni bir Irak olmasını umut ediyorduk. Kürtler bu ülkede bir ortak olarak görülecekti." ifadelerini kullandı.

Irak'taki federal sistemin başarısız olduğuna dikkati çeken Hawrami, Irak anayasasında olmasına rağmen ülkenin federalist bir anlayışla yönetilmediğini ve federal bir konseyin de mevcut olmadığına işaret etti.

- "Referandum konusundaki kararımızdan vazgeçmeyeceğiz"

Hawrami, Irak hükümeti tarafından IKBY için ayrılan bütçenin kesintiye uğratıldığını hatırlatarak, "Bu durum Irak Kürdistan'ı için aslında tamamen bir cezalandırma niteliğinde. Neden böylesine bir ortak cezaya maruz kalıyoruz?" dedi.

IKBY'ye bütçesinde uygulanan kesintinin bir dönüm noktası olduğunun altını çizen Hawrami, "Irak hükümeti Şubat 2014'te bu kararı aldığında, diğer siyasi ortaklardan maalesef Bağdat'ın bu kararının kınayan bir reaksiyon gelmedi." ifadelerini kullandı.

Hawrami, Kürdistan'ı bir ortak olarak kabul etmemenin sonuçlarını gördüklerini belirterek, "Böyle bir statüko bizi hiçbir yere götürmeyecektir. O yüzden biz referandum istiyoruz ve halkımıza sormak istiyoruz." şeklinde konuştu.

Hawrami, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz referandumu 25 Eylül'de gerçekleştireceğiz ve referandumu yapma konusundaki kararımızdan vazgeçmeyeceğiz. Kürdistan'ın bağımsızlığı için olacak bu referandum bizim doğal ve hukuki bir hakkımız."

- "Bağımsızlık bir hayal"

Irak'ın Ankara Büyükelçisi el Alevi, Irak'ın hem Ortadoğu için hem de tüm dünya için önemli ve tarihi bir ülke olduğunun altını çizerek, "Bu diktatörlükler yaşanmasaydı, bu savaşlar yaşanmasaydı, bu yaptırımlar olmasaydı ve 2003 yılından sonra hatalar yapılmasaydı Irak'ın çok daha zengin bir ülke olması beklenirdi." ifadelerini kullandı.

Irak'ta yaşanan demokratikleşmenin çok zor koşullar altında geliştiğini anımsatan Alevi, demokratikleşmenin uzun süren bir süreç olduğunu ve hala yapılması gereken çok şeyin olduğunu kaydetti.

Alevi, istikrar ve demokrasi için toplumsal uzlaşının kaçınılmaz olduğunu ama Irak'ta böyle bir uzlaşı yaratmak için yeterli vaktin olmadığını belirterek, 2005 yılında kabul edilen Irak anayasasının toplumsal uzlaşı anlamında önemli bir adım olduğunu vurguladı.

Geçen 12 senelik süre içerisinde Irak'ın idaresinin başında hep Kürdistan bölgesinden birisinin bulunduğunu hatırlatan Alevi, Irak olarak aşırıcılığın ve terörün önüne geçebilirlerse daha iyi bir yönetim sistemi oluşturabileceklerini belirtti.

Alevi, IKBY tarafından yapılması planlanan referandum konusunda, Irak'ın anayasaya göre bağımsız, federal ve demokratik bir ülke olduğunun altını çizerek, IKBY'nin bağımsız olması ile başta sınırlar olmak üzere siyasi, sosyal ve ekonomik anlamda birçok mesele meydana geleceğini ve bunların oturup konuşulması gerekeceğini belirtti.

Alevi, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu durumun Kürdistan bölgesi ve halkı için duygusal bir hayal olduğunu anlıyorum. Ama bunun yanı sıra bölgedeki karışık olan durum, daha da karmaşık bir hale getirilmeden ve negatif sonuçlar yaşanmadan nasıl sürdürülebilir? Bunu görmek istiyoruz."

- "Iraklılar olarak gelecek vizyonumuz yok"

Nahrain Center Eski Müdürü Cuburi de Irak'ta yaşanan sorunlar ve kızgınlığın sadece Iraklı Kürtlere ait olmadığını, bu sorunlardan Iraklı Sunni, Şii ve Türkmenlerin de olumsuz etkilendiğini vurguladı.

Cuburi, "Herkes kendi bakış açısından olaya bakıyor, her kesim birbirini suçluyor, fakat asıl sorun Iraklılar olarak bizim bir gelecek vizyonumuzun olmaması olarak duruyor. İKBY bağımsızlık istiyor fakat Barzani kendisi de Irak eski Başbakanı Nuri el-Maliki'yi ikinci hükümeti yönetmek üzere göreve getirdi. Maliki'nin kendisini dinleyeceğini ve kendisine boyun eğeceğini düşünmüş olmalı." dedi

Irak federal sistemindeki sorunların çözümünün karşılıklı uzlaşıdan geçtiğine vurgu yapan Cuburi, Irak'ta yeni bir devletin kurulmasının sadece Irak'ta değil Türkiye ve İran dahil tüm bölgede sorunlara sebep olacağını söyledi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT