1. YAZARLAR

  2. Mustafa Kömürcü

  3. Sınava neler alınmaz?
Mustafa Kömürcü

Mustafa Kömürcü

Yazarın Tüm Yazıları >

Sınava neler alınmaz?

A+A-

Pazar günü gerçekleştirilen Kamu Personeli Seçme Sınavı'na ben de girdim. Durun hemen eleştirmeyin. İnanın ki meslek gereği...

Şöyle ki; yıllardır duyuyorum sınava girerken yaşanan üst aramalarının yoğunluğunu, zorlularını falan. Ben de gireyim şu sınava da tecrübe edineyim dedim. Zaten sınavla ilgili bir amacım da yoktu. Sınavda 120 soru çıkacağını sınav giriş belgesinde sürenin 120 dakika olduğunu gördüğümde öğrendim. O kadar yani sınavla alakam!

Hatırlarsınız 15 Mayıs tarihinde ÖSYM'nin sınav giriş yerlerini ikamet yerlerine en uzak okullara çıkarması ile ilgili bir haberimiz vardı. Haberin yapılmasını ben önermedim önce onu belirteyim. Haberde sınava girecek adayların 'haklı isyanı'nı gündeme taşımıştık.

Pazar günü sabah 07:00'da uyandım. Hafif bir kahvaltının ardından evden 07:30'da çıktım. Keza sınava gireceğim okul Adliye'nin dibinde olduğundan mütevellit sınavdan 2 saat önce yola çıkmıştım. Saat 07:34'te Medaş durağından tramvaya bindim. Haliyle kalabalıktı tabi ki tramvay, herkes sınava gidecekti. Benim gibi mecburiyetten telefonlarını yanlarına alamayan birçok insan gördüm. Hani elektrikler gidince evde aile bireyleri birbirlerine bakarak 'Aaaaa oğlum-kızım ne kadar da büyümüşsün' tarzı konuşmalar olur yaa, öyle bir hava var tramvayda. Gidene kadar bir kaç kez muhabbete katıldım. Hepimiz ne kadar da bunalmışız telefonlardan onu fark ettim.

Zafer durağından Adliye tramvayına bindiğimde saat 08:30 civarı idi. O sabah Konya'nın ne kadar yağışlı olduğunu belirtmeye gerek görmüyorum ama yazmış olayım. Öyle veya böyle sınava gireceğim okula ulaştığımda saatin 09:00 civarı olduğunu tahmin ediyorum. Çünkü saatim yoktu kolumda. Sevmediğimden değil haa ÖSYM saatleri almıyormuş ya o sebeple saat takamadım.

Okula vardığımda giriş belgemi, kimliğimi ve elkartımı elime aldım ve 'kontrol noktası'na doğru ilerledim. Üst araması yapan polis ve bina görevlisi oldukça nazik bir şekilde “Beyefendi elkartınızı alamayız emanete bırakabilirsiniz” dediler. Nedenini sorduğumda talimatın böyle olduğunu belirtti memur bey... Israrla nedenini sorduğumda “Ne kadar tartışırsak tartışalım, elkartla sınava giremezsiniz” dediler. Biliyorum, talimatta ulaşım araçlarının kartı sınava getirilemez yazıyor.

Benim arabam yok. Araba da bulamadım o gün. Bulmak da istemedim zaten, bulsam bu kadar maceradan eksik kalacaktım baksanıza. Elkartsız tramvaya binemem değil mi? Sınav günü giriş belgesini gösterenlere ücretsiz yapılabilir miydi, yapılabilirdi! Bugün hedefimde Büyükşehir yok, onların suçu yok çünkü...

Sadece ÖSYM!

İletişim markasının ünlü reklamını biliyorsunuzdur. Dünyaca ünlü futbolcu Cristiano Ronaldo'nun robot olduğu hani... Kolunda bir yer açılıyor çipi takıyorlar falan bildiniz değil mi? Vallahi benim böyle bir meziyetim yok. Bana çip falan takılmıyor. Yani elkarta bilgi yükleyip onu vücuduma takacak halim falan yok. Elkartın o kadar kapasiteli bir sistemi olduğunu da düşünmüyorum ayrıca. Dı dı dıt diye tutup tramvaya bineceğim o kadar! Kart ulen bu. Ama talimat böyleymiş napalım.

Hepimiz çok iyi biliyoruz aslında neden bu kadar işlerin sıkılaştırıldığını... 2010 KPSS desem herkes az çok tahmin eder ne olduğunu. Elkarttan, kulağındaki küpeden, su şişesinin üstündeki kuşaktan, boynundaki kolyeden, gözümüzün üstendeki kaştan şüphelenecek kadar karışık bir durumdayız. Şu da var bizim insanlarımızdan da kaynaklanan bir durum aslında bu. O muhteşem zekamızı hayra değil de şerre kullandığımız için kurumlar da absürt uygulamalara imza atıyor.

Her neyse... Elkartımı pencere kenarına bırakıp kontrolden geçtim, sınava girdim ve çıktım elkartımı geri aldım. Sabah 07:30'da çıktığım evime 13:10'da girdim. Beni ikamet ettiğim evime en uzak noktaya gönderen ve 2 saatlik sınav için yaklaşık 6 saatime mâl olan ÖSYM... Selamlarımı iletiyorum...

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum