1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. "Sistemin işleyişinde iki güç merkezi problem yaratıyor"
"Sistemin işleyişinde iki güç merkezi problem yaratıyor"

"Sistemin işleyişinde iki güç merkezi problem yaratıyor"

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı:- "Cumhurbaşkanı ve Başbakan, uzun yıllar yol arkadaşlığı yapmış iki insan, istikametleri aynı. Peki, niye yürümedi o zaman"- "İki farklı sistem, seçilmiş cumhurbaşkanı ve başbakanı güç merkezi olarak ortaya koyduğunda

A+A-

TBMM (AA) - COŞKUN ERGÜL - AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun uzun yıllar yol arkadaşlığı yaptığını, istikametlerinin aynı olduğunu belirterek, "Peki, niye yürümedi o zaman? İki farklı sistem, seçilmiş Cumhurbaşkanı ve Başbakanı güç merkezi olarak ortaya koyduğunda sistemin işleyişine ilişkin problemler başlıyor. Bu nedenle bu sistemin muhakkak değişmesi lazım." dedi.

Bostancı, "başkanlık sistemi ve partili cumhurbaşkanlığı" konularında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

"Başkanlık sisteminden vazgeçilip partili cumhurbaşkanlığına mı dönüldü" sorusu üzerine Bostancı, başkanlık sisteminden partili cumhurbaşkanlığına geçilmediğini söyledi.

Bostancı, başkanlık meselesinin Türkiye için son derece hayati öneme sahip olduğunu belirterek, "Kuvvetler ayrılığı, siyasal istikrar... Bunlar önemli. Demokrasi ve özgürlüklerin temini bakımından başkanlık sisteminin kolonlarının iyi kurulması lazım. Bizim kastımız ve amacımız bu. Anayasa yazıldığında bunu kamuoyu görecektir, bunu kamuoyu ile paylaşacağız, gizli saklı anayasa yapacak halimiz yok." ifadesini kullandı.

Başkanlık merkezde olmak üzere, Türkiye'deki demokrasi ve özgürlük standartlarını yükselten bir yaklaşımın esas alınacağını dile getiren Bostancı, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başkanlığın bence Türkiye için hayati rolü, ortak kader ve gelecek bakımından da tayin edici bir sistem olmasıdır. Çünkü bu milletin ortak sağduyusunu ve aklını temsil eden büyük bir çoğunluğu, başkanlık sistemini sağlayacak kişiyi öne çıkartır, merkez-kaç siyasetlere izin vermez. Mesele bugünün meselesi değildir. Türkiye çok zor bir coğrafyada yaşıyor. Birçok merkez-kaç siyaset girişimlerinin var olduğunu biliyoruz. O büyük çoğunluğun sağduyu sahibi olan, aklı selimle davranan, ortak kader ve gelecek için bu milletin bütün fertlerini düşünen ve siyasetini bunun üzerine temellendiren kesimler, başkanlık sistemi üzerinden önemli bir yapısal imkan elde edeceklerdir."

Bostancı, şu anki fiili duruma göre, seçimle gelmiş bir cumhurbaşkanı ve başbakan olduğunu dile getirerek, "Sistem, problem doğurdu. Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Başbakan, uzun yıllar yol arkadaşlığı yapmış iki insan, istikametleri aynı. İdeolojileri, memlekete bakışları, dünyayı okuyuşları birbirinden farklı olabilir mi? Bunca yıllık beraberlikleri var. Peki, niye yürümedi o zaman? Demek ki iki farklı sistem, seçilmiş cumhurbaşkanı ve başbakanı güç merkezi olarak ortaya koyduğunda, sistemin işleyişine ilişkin problemler de başlıyor. Bu nedenle bu sistemin muhakkak değişmesi lazım."

- "Tarafsızlık bir ideolojidir"

AK Parti Grup Başkanvekili Bostancı, bu sistemin, başkanlıkla veya partili cumhurbaşkanlığı ile değiştirilebileceğini söyledi.

Anayasa'nın 101. maddesinde düzenlenen, "Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir" hükmü çıkarılarak ve ilgili bazı maddelerde değişiklik yapılarak, partili cumhurbaşkanlığının sağlanabileceğini belirten Bostancı, "Cumhurbaşkanı tarafsız olmalıdır deniliyor. Tarafsızlık bir ideolojidir. Kimse tarafsız değil. Bir memleketin nasıl idare edileceği, siyasete ilişkin konuların nasıl telaffuz edileceği söz konusu olduğunda, tarafsızlık söz konusu olabilir mi? Olmaz. Tarafsızlık, sanki varmış gibi yapılan ama gerçekte uyulmayan bir ideolojik anlatıdır." ifadesini kullandı.

- "Sandıktan gelenleri zapturapt altına alan insanlardı"

Geçmişte de cumhurbaşkanlarının tarafsız olmadığını ifade eden Bostancı, şunları kaydetti:

"Cumhurbaşkanları, siyasi sistem içerisinde bürokratik vesayetin otorite ile teçhiz edilmiş insanları olarak, sandıktan gelenleri zapturapt altına alma görevini ifade eden insanlardı, tarafsız değillerdi, kontrol ediyorlardı. Elitlerin otoritesi olarak orada görev ifa ediyorlardı. 1961 ve 1982 Anayasası'nın kastı budur. Çünkü şöyle bir yaklaşım vardır ya 'Bu milleti kendi haline bırakırsan ya davulcuya ya zurnacıya kaçar.' O zaman kaçmasın. Niye? 'Çünkü, biz akıllıyız, ne olması gerektiğini iyi biliyoruz. Bu milletin ne yapması gerektiğini iyi bilen elitler olarak bizler, tarafsız cumhurbaşkanı diye, otorite ile teçhiz edilmiş bir adamı başa koyalım. Sandıktan gelen insanlar farklı ideolojiler ve kulvarlardan gelmiş olsalar bile sonuçta cumhurbaşkanı ve sistemin yapısı çerçevesinde, makastan sonra hep aynı demiryoluna düşsünler.' Siyaset uzun yıllar boyunca böyle yürüdü. Şimdi tekrar böyle mi yürüyecek? Böyle bir şey olamaz."

Bostancı, halktan oy isteyen ve oy alan bir cumhurbaşkanının tarafsız olmasının beklenemeyeceğini belirterek, "Sayın Erdoğan'ın 40 yıllık siyasi hayatı var, millet ne olduğunu biliyor ve o çerçevede cumhurbaşkanı yaptı. Bir günlük adamı cumhurbaşkanı yaparlar mı? Torbadan tombala mı çekiyorsun? Siyasi bir karşılığı olacak. 'Siyasi karşılığı olduktan sonra da 40 yıllık kani olacak yani tarafsız olacak.' Kimi kandırıyorsunuz? Böyle bir şey yok."

Sisteme ilişkin sorunu aşmak için siyasi aklın da bunu gerektirdiğini ifade eden Bostancı, "Cin bir kere şişeden çıktı, o cini şişeye geri sokmak isteyenler yanılıyorlar, Türkiye'nin değişimini ve dönüşümünü görmüyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT