1. YAZARLAR

  2. Uğur Özteke

  3. Son molotof olayı vatandaşı haklı çıkardı
Uğur Özteke

Uğur Özteke

Yazarın Tüm Yazıları >

Son molotof olayı vatandaşı haklı çıkardı

A+A-

Bu güzel tatil gününde de ailenizle, sevdiklerinizle, dostlarınızla mutlu ve huzurlu bir gün dileyerek yazımıza başlıyoruz.

Cumartesi sabahı Muhtar Emlak Said Bağcı abimizle bir yere gidiyorduk. O saatler de Konya’nın çoğu daha yatıyordu. Kampus yolu bile sakindi. Said abi direksiyonda yanında Başkan Mustafa Özdemir abi ben de arkadaydım.

Konu nereden açıldı bilmiyorum ama o pek konuşmayan ve hep başı önde dinleyen Said abi “Uğur abi bak babam hep derdi. Ona da babası hep bu şekilde nasihat edermiş. İslam’ın şartı beş, altıncısı olsa “Haddini bilmek” olurmuş dermiş.

Onun için nerede, ne zaman ve hangi mevkii de olursan olacaksın ama haddini bileceksin…” diyerek hem bize bir hatırlatma yapıyor, hem de birine sitem ederek gönderme yapıyordu.   

Gazeteye dönünce aklıma geldi. Hafta içerisinde Ziya Ak rumuzla bir dostumuz sosyal medyada şöyle bir şey paylaşmıştı. Bu çok hoşuma gitmişti ve hemen not defterimize kaydetmiştik.

“Hz. Mevlana'ya sorarlar;

O kadar yazarsın, o kadar okursun ne bilirsin?

Mevlana şu muhteşem yanıtı verir;

“Ben Haddimi Bilirim...” ve devam eder;

‘Varsın Hak kapısını kimse çalmasın,

Dost bildiklerinde vefa kalmasın,

Varsın selamımı kimse almasın;

"Olmaz bir zerresi, mizanda eder,

Sen sevdiklerini ALLAH için sev yeter…’

***

Allah’a şükürler olsun ki hep haddimizi aşmamanın gayreti içerisindeyiz. Hatta kafamızda saç olmasa da sık sık aynaya bakıp boyumuzu, kel kafamızı, aksakallarımıza bakarız. Niye? Haddimizi bilelim, bu sınırı aşmayalım. Çünkü Allah korusun aştığımız anda Cenab-ı Allah’ın burnumuzu nasıl sürteceğinin korkusunu yüreğimizde yaşarız.

Hafta içerisinde böyle bir yazıyı saklamamız, dün sabah da Said abinin aynı konuyu başka bir açıdan hatırlatması ile yine titredik.

Bu zıkkım mesleğimiz inanın çok zordur. İnce bir sanat gibidir. Ömrünüzü mesleğiniz ile ilmik ilmik örmek zorundasınız.

Son dönemlerde Şato Form kavşağı bölgesinden civarından sık sık asayiş şikayetleri geliyordu ki. Bu şikayetler ne kadar haklı ve doğru olsa da bunu vatandaşın bize ilettiği gibi yazma şansımız hiç mi hiç yoktu.

Çünkü bu tür haberler yorumlar şehre ve şehrin insanına dolaylı olarak zarar verir. Bu da şehri yönetenleri rahatsız eder. Öte yandan gece gündüz ayakta ve uyanık olmak zorunda olan Polis teşkilatı mensuplarını da üzer.

Tüm bunları aşarak geçen hafta Form Kavşağı konusundaki asayiş derdini yuvarlak ifadelerle dile getirmeye çalışmıştık.

O yazının üzerinden üç dört gün geçmeden bu kez bu bölgede gerekçesi ne olursa olsun bir eğitim kurumumuza molotof kokteyli ile bir saldırı olayı gerçekleşti. 

Bunun üzerine bu bölgedeki sıkıntılı insanlar esnaflar bize yine yüklenmeye başladılar. Hatta o akşam itibari ile; “Biz sana demiyor muyuz?”, “Bu bölgede sorun var sen yazamıyorsun?”… gibi.

En sade ve saf vatandaştan, en yetkili amir müdürlerimize kadar ne olur bizi anlamaya çalışın diye yalvarıyoruz.

Biz haddimizi aşmamak adına her türlü hakareti, sitemi peynir ekmek gibi yemeyi alışkanlık haline getirdik.

Ama ne olur gelin bir de empati yapın.

Adımız Hıdır elimizden gelen budur…

***

İyi tatiller.

 

GÜNÜN OKKALI SÖZÜ

Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişirsen hem yolunu kaybedersin hem dostunu

NE ZAMAN ADAM OLURUZ?

Yeşil ışıkta araçlar hareket ettiği zaman frene basma alışkanlığından vazgeçtiğimiz zaman ADAM oluruz. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

2 Yorum