Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Yazarın Tüm Yazıları >

Suçlu Kim?…

A+A-

Geçtiğimiz hafta içerisinde çocuğundan akademisyenine, sürücüsüne varıncaya kadar ne denli şiddet eğilimli bir toplum olduğumuzu açıkça ortaya koyduk. Elbette bu şiddet eğilimin temelinde yaşanan ekonomik sıkıntılar, sosyal baskılar, toplumsal yanlışlarımız yatmaktadır.

Sosyal kurallar örf, adet, gelenek, ahlak, din ve hukuk kurallarının birleşmesiyle oluşur. Eğer ki sizin yasalarınız ne kadar mükemmel olursa olsun, sosyal kurallarınızla desteklenmiyorsa askıda kalacaktır. Siz yasalarınızda adam öldürmeyi suç sayarken törenizde bunu desteklerseniz o kural bir anlam ifade etmeyecektir. Sözgelimi siz dizilerle çocukların uyguladığı şiddeti, namus cinayetlerini pompalarsanız çocukların şiddetten arınmasını beklemeniz hayaldir.

Çocuklara okullarda verilen eğitimin, öğretimin yanında ailelerinden, toplumdan, televizyonlardan aldıkları kültürle desteklenmesi gerektiği tartışmasız bir gerçekliktir. Çocuklarımız ancak bu şekilde sağlıklı bir birey olarak yetişebilir.

Çocuklarımıza televizyon dizilerinde, çizgi filmlerde şiddeti verirseniz karşılığında şiddet alırsınız. Hangi televizyon dizisi şiddetten uzak? Kaç tane şiddet içermeyen çizgi film var?

Çocuklarımızın o körpe beyinlerine şiddeti biz yetişkinler pompalıyoruz… Bizler şiddeti sevdiğimiz için kanallarımızda şiddetin ön plana çıktığı yayınlar izlenme rekorları kırıyor. Bunu gören çocuk da toplumda şiddete eğilimli oluyor ve bu şekilde yetişiyor.

Geçtiğimiz günlerde yaşanan tost kavgası ve sonucunda meydana gelen ölüm olayı hepimizi üzdü. Üzdü ama sadece bu olay bile bizim toplum olarak nerelerde olduğumuzu göstermektedir. Şiddete olan yatkınlığımızın göstergesidir.

Bir tost için kavga edecek kadar hoşgörüsüz bir toplum olduk ne yazık ki…

İnsan hayatını bir tost kadar ucuzlattığımız bir ruh halindeyiz ne yazık ki...

İnsan hayatı bu kadar ucuz değildir, olmamalıdır…

Toplum olarak bu kadar hoşgörüsüz, tahammülsüz olmamalıyız…

Bu konuda en büyük sorumluluk hiç şüphesiz bizleri her alanda yönetenlere ve aydınlara düşmektedir…

Cumhurbaşkanı, başbakan, genel başkan, bakan, vali, belediye başkanı, komutanlar…

Spor kulüpleri, okullar, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri… Gazeteciler.. Akademisyenler…

Aklınıza yönetici sıfatını taşıyan her kim geliyorsa, onda bu sorumluluk vardır… Bu vebal vardır… Herkes bu anlamda sorumludur ve herkesin çocuklarımız için taşın altına elini koyması gerekir.

En üst düzeyden en alt kademedeki yöneticilere kadar çocuklarımıza hoşgörüyü, tahammülü vermemiz, omlara bu halimizle örnek olmamız gerekir ki onlardan da bu karşılığı beklemeye yüzümüz olsun.

Toplumu gerecek açıklamalardan, kutuplaştıracak davranışlardan hepimizin özellikle de yöneticilerimizin kaçınması gerekir.

Birbirimize tahammül etmediğimiz, birbirimize hakaret ettiğimiz, birbirimize saldırdığımız görüntülere ne bu toplumun, ne de çocuklarımızın dayanma gücü vardır…

Bu çocuklar bizim çocuklarımız…

Çocukları şiddete itenler, bizleriz… Çocukları şiddete iten sistemdir…

Suçlu çocuk yoktur… Suçlu sistem vardır…

Biz yetişkinler bu sistem içerisinde üzerimize düşeni yapıp, çocukları şiddete iten sebepleri ortadan kaldırmadığımız sürece ne yazık ki bu tip olayların arttığını görürüz..Daha fazla çocuk şiddetiyle karşılaşırız.

Bu toplumu yönettiğini iddia edenler halkı kutuplaştırıp, şiddet tohumları ektiği sürece daha çok çocuğumuz Polat Alemdar olmaya özenir… Okuldaki arkadaşından haraç istemeye kalkar…

Dizilerdeki içki ve sigarayı sansürleyip çocukları sözüm ona koruduğunuzu sanırken boğaz kesmeyi, adam öldürmeyi pompalayıp yangına körükle giderseniz daha çok çocuğumuzun eli kana bulanır…

Dizilerde namus cinayeti işleyenleri kahraman ilan ederseniz, çocuğumuz bundan etkilenir…

Okul dizilerinde olumludan çok olumsuz örnekler ön plana çıkarılıyorsa çocuklarımız bunu alır…

Çocuklarımıza ne veriyorsak,onu alıyoruz…Ne ekiyorsak, onu biçiyoruz….

Biz toplum olarak çocuklarımıza tahammülsüzlüğü ve şiddeti veriyoruz… Sevgiyi ve hoşgörüyü değil…

Çocuklarımıza iyi örnekler olabileceğimiz, hoşgörü ve sevgiyi aşılayabileceğimiz bir sistem içerisinde yaşamak dileğiyle diyorum ki…

Çocuklara kıymayın efendiler… Çocuklar adam öldürmesin. 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT