1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

  3. SULTAN SELİM KÜLLİYESİ (2)
Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

SULTAN SELİM KÜLLİYESİ (2)

A+A-
  • Sultan Selim Külliyesi’ndeki hanlar, tarihi seyir içerisinde güncel işlevlerini yitirmeleri üzerine Karapınar'ın ihtiyacına cevap verebilecek şekilde 1991-1992’deki kazı çalışmalarından sonra yeniden dükkanlar halinde yapılmıştır.

 

 

Selimiye Mahallesi’nde bulunan Sultan Selim Külliyesi, Osman Nuri Dülgerler’in “Konya Karapınar Selimiye Külliyesi” başlıklı araştırma yazısında, “külliyenin, cami kapısındaki kitabesine göre 971 H. (M. 1563/64) yıllarında inşa edildiği” ifade edilmektedir.

20. yüzyıl başlarında yaşanan yoğun savaşlardan Sultan Selim Külliyesi de etkilenmiştir. Külliyenin bazı kısımları cephanelik bazı kısımları hapishane olarak kullanılmıştır. 1930'lu yıllarda, büyük bir bölümü yıkılmış olan hanın iki kanadının zemin mülkiyeti Özel idareye ve Belediyeye geçmiş, Özel idare ise şahıslara satmıştır. Belediye mülkiyetindeki batı kanat üzerine dükkanlar inşa olunarak pazar yerine dönüştürülmüştür. Daha sonraki yıllarda park, belediye dükkanları ve çay bahçesi şeklinde kullanılmıştır. 1990 tarihinde başlanılan kazılardan sonra Sultan Selim Külliyesi bugünkü halini almıştır.

Tarihçi Yusuf Küçükdağ, İslam Ansiklopedisi’nde “Karapınar Sultan Selim Külliyesi” başlıklı makalesinde külliye hakkında şu bilgilere yer veriyor.

 

İMARET

Külliyenin ilk binalarından biri olan imaretin orijinal hali hakkında bilgi bulunmamaktadır. XVIII. yüzyılda tamirat defterlerindeki kayda bakılırsa üzeri kubbe ile örtülü birçok yapıdan oluşuyordu. Bunlar imaret, mutfak, kilerler, eyvanla un, buğday ve arpa ambarları, fırın ve odun deposu idi. Mutfak bölümünün temelleri 1991 yılında yapılan kazılar sırasında ortaya çıkmıştır. Buna göre mutfak caminin kuzeyindeki avlunun batı yönünde 12 × 12 m. ebadında birbirine bitişik iki mekândan meydana geliyordu. XIX. yüzyıl ortalarından sonra bakımsız kalan imaret Karapınar halkınca bir süre ambar olarak kullanılmış, XX. yüzyıl başlarından sonra yıkılmaya terkedilmiş ve zamanla ortadan kalkmıştır.

 

TABHÂNE

Tabhânenin ilk belgelerde adı geçmemekle birlikte külliyenin en önemli bölümü olduğu 1161 (1748) tarihli Tamirat Defteri’nden anlaşılmaktadır. Caminin tam kuzeyinde batı yönünde bulunan mutfaktan doğusundaki hamamın karşısına kadar uzanan odaların açıldığı geniş eyvanlı yapılar tabhâne idi. Yapının onarımına dair kayıtlar XVIII. yüzyıl ortalarına aittir. Tabhânenin hamama bakan tarafı XX. yüzyıl başlarında jandarma karakolu olarak kullanılmıştır.

 

HAN

Han, caminin kuzey tarafında çifte han olarak eski Konya-Ereğli yolu üzerinde inşa edilmiştir. 1836’da harap durumdaki hanlar 1844-1847 yılları arasında yeniden yapılmış, bu sırada han sayısı teke indirilmiş ve küçültülmüştür. İstiklâl Harbi sırasında deve ahırı olarak kullanılan han daha sonra harap hale gelmiştir. 1991’de yapılan kazı esnasında çifte hanlardan her birinin 32,50 × 47 m. ebadında bir alanı kapladığı tesbit edilmiştir. 1991-1992’deki kazı çalışmalarından sonra eski temeller üzerine çifte han şeklinde yeniden yapılmıştır.

 

SIBYAN MEKTEBİ

Mektep caminin kuzeybatısında mutfağın bitişiğinde yer alıyordu. Evliya Çelebi XVII. yüzyıl ortalarında bir sıbyan mektebi bulunduğunu yazmaktadır. XX. yüzyıl başlarında cami ve imaretle bir bütün oluşturduğunu devrin yazarları belirtmektedir. Onarımına dair ilk kayıt 1161 (1748) tarihlidir. Bu sırada âdeta yeniden yapılmış, 1836’da imaret ve hanla birlikte onarılmıştır. Hamilton’un külliye içinde gördüğü ve kullanılmayacak kadar harap durumda olduğunu söylediği kurşun kaplı medrese bu mekteptir. Yakın zamanlara kadar kullanılan, dört oda ve bir salondan meydana gelen kerpiç bina XX. yüzyıl başlarında eski binanın temelleri üzerine yeniden yapılmıştır.

 

ŞADIRVAN VE ÇEŞME

Caminin kuzeyindeki şadırvanın 1004 (1596) tarihli onarım kitâbesi çeşme gibi 977’de (1569) inşa edildiğini göstermektedir. 1161’de (1748) yeniden yapılırcasına onarılmıştır. 1956’da tamir edilmiş, yakın bir zamanda yerinden kaldırılarak ve aslî hüviyeti bozularak daha batı yönüne nakledilmiştir.

Çeşme hanların dışında cümle kapısının tam kuzey karşısındadır ve Selimiye/Çarşı Çeşmesi adıyla anılmaktadır. II. Selim tarafından külliyeden altı yıl sonra 977’de (1569) su yollarıyla birlikte inşa ettirilmiş ve diğer binalarla birlikte 1748’de tamir edilmiştir. Külliye ve Karapınar kasabasının su ihtiyacı, II. Selim tarafından Karacadağ’ın Ovacık yaylasından künklerle getirilerek karşılanmıştır. Su tesisleri 1568-1569’da 3 milyon akçe ve altın harcanarak tamamlanmıştır. 

sultan-selim-kulliyesi-2-002.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT