Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihî Mâbedlerimiz (10)

A+A-

TAVUS BABA TÜRBESİ

  • Tavus Baba’nın adının Mehmed, memleketinin Hindistan olduğu, Uluğ Sultan Alâeddin Keykûbâd’ın kurduğu ilim, irfan, aşk ve marifet sofrası için memleketinden ayrılıp, Konya’ya gelip yerleştiği ifade ediliyor.

Konya’da Meram İlçesi’nde, tarihî Meram Küprüsü’nü geçtikten sonra yukarıda sağ tarafta merdivenlerle çıkıldıktan sonra karşımıza gelen Hasbey Darulhufazı ve Mescidi’nin batısındadır. Meram’ın tanınmış ziyaret yerlerindendir. Yedi yüz yıldan beri gönlü uyandırılmış birisi uyur bu türbede, uyanık!

Çamlığın yamacında olan Tavus Baba Türbesi, 1905 yılında Postnişin Abdulvahid Çelebi, 1958’de de hayır sahibi insanlar tarafından onarılmış. Yapı yakın zamanda tekrar bir onarım geçirmiştir ve ziyarete açıktır. İnşa kitabesi olmayan yapı XIII. yüzyılın ilk yarısına tarihlenir. Sanat tarihçisi Hasan Özönder, Tavus Baba’nin kimliği ile ilgili olarak şunları ifade ediyor: “Tavus Baba, Tavus Ata, Tavus Bacı ünvanlarıyla anılmış. O, aşk yolunda bir er; feyûzat âleminde bir hatun mudur bilinmez ama, Mevlâna günlerinin ulu erenlerinden. Adının Mehmed, memleketinin Hindistan olduğunu söyleyenler var. Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykûbâd’ın kurduğu ilim, irfan, aşk ve marifet sofrası için memleketinden ayrılıp, Konya’ya gelmiş yerleşmiş derler. Bazılarınca o, Tavus Hatun. Menkıbeler onun, ulu veli Mevlâna’nın aşkıyla Konya’ya geldiğini fısıldarlar. Bu yamaçtaki kulubesinde münzevî bir hayat sürer. Ney üfler. Yanık ve delik neyi dağları, taşları kavuracak şekilde aşk ve mânâ sıcaklığında. Mevlâna da müritleriyle gelip onun ayrılıklarından şikâyet eden neyini dinlemek için yamacın eteklerine konarmış.

Yıllar, uzun yıllar böyle geçmiş. Yine birgün gelip, beklemişler. Ama o yanık ney duyulmamış. Mevlâna şöyle bir anlık murakebeden sonra büyük bir teessürle başını kaldırmış ve etrafındaki müridlerine dönerek:

“- Gidin kulubeye ber bakın” der. Varanlar, kulûbenin bir köşesinde, henüz sıcak bir yığın tavus kuşu tüyünden başka bir şey bulamazlar.  Gidiş o gidiş.. Durum Mevlâna’ya iletilir. Koca Pîr, tüylerin üzerine bir türbe yapılmasını tavsiye ederek, ağır ağır ayrılır. Türbesi, yediyüz yıldan beri ziyâretçileri tarafından okunan Fatihalarla pırıl pırıl, ışıl ışıldır.”

seyh-tavus-mehmed-el-hindi-turbesi-(835-h-1432-m.).jpg

ZAVİYESİ

Türbede yatan kişinin Hz. Mevlana’nın müridesi olan Tavus-ı Cengi adında bir kadın olduğu rivayet edilmektedir. Ayrıca İsmail ibn-i Seyyid Mehmet Şerif ibn-i İbrahim’in 757 H./1356 tarihli Arapça bir risalesinde Selçuk Sultanı I.Alâeddin Keykubâd’ın zamanındaki ulema, şuara zikr olunurken Tavus Babanın ismi Şeyh Tavus-ı Hindi olarak geçmektedir.

Belgelere kulak verirseniz; “Hatumu Dudu Zaviyesi” diye anılan zaviyesi, bu türbenin yanında zamanla yok olmuş.

 

TAVUS BABA KADIN MIDIR?

1356 tarihli Tezkiretül-iberi ve 1517 tarihli el-Efsusi’nin Farsça, Selçuklu ve Karamanoğulları tarihine dayanarak Şeyh Tavus-ı Hindi ya da Şeyh Tavus Mehmed bu yapı topluluğunun banisi olduğu belirtilir.

Konya’nın tarihî ve turistik yerlerini görmek için ziyarete gelen vatandaşların Meram’ı gezerken, Tavus Baba Türbesi’ne uğramadan geçmiyorlar. İnternet ortamında yer alan gezi intibalarında ise, bazı kişilerin Tavus baba ile ilgili aslı astarı olmayan birçok hikâyeye yer verdikleri müşahade edilmektedir. Bu arada Şems-i Tebrizî ve Mevlâna ile ilgili bazı popüler tarih romanlarında da, bazı menkıbelerden hareketle bu tür hikâyelere rastlanmaktadır. Konyalı, Konya Tarihi adlı eserinde, Tavus Baba’nın hüviyetinin tamamıyla aydınlatılmadığını belirtmektedir.

------------

Kaynakça:

Hasan Özönder, Tavus Baba ve Türbesi, Su, Yeşil ve Tarih Kucağı Meram, 2003, s. 35.

İ. Hakkı Konyalı, Konya Tarihi, 1997.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT