Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Mustafa Balkan (Tarih Yazıları)

Yazarın Tüm Yazıları >

Tarihî Mâbetlerimiz (3)

A+A-

Cemel Ali Dede (Turut) Mescidi ve Türbesi

* Sultân’ul-Ulemâ Bahaeddîn Veled’in müridlerinden olan Cemel Ali Dede, Mevlâna’yı, küçükken güldürüp deve taklidi yaparak sırtında taşıdığı için “deve” anlamına gelen “cemel” lakabıyla tanındı.

Cemel Ali Dede Mescidi ve Türbesi, Konya’nın Meram İlçesi Selâm Mahalesi’nde Turut ile Kayışdağı sokaklarının keşiştiği noktadadır.

Burası eski bir Mevlevî zaviyesi olup, değişik yapılardan oluşuyordu. Günümüze mescid (semâhâne) ve türbe gelmiştir. Her iki yapı da XIII. yüzyıla tarihlenmektedir. Meram’daki bu zaviye Mevlevî kaynaklarında; “bağlar arasında asude bir yer” olarak zikredilir.

Vakıf kayıtları araştırıldığında zaviyede günümüze gelen mescid (semâhâne) ve türbeden başka bir konak ile bir mektep daha bulunuyordu. Türbe, mescidin batı bitişiğindedir.

Eserin 673 H./ 1274 yılından önce yapıldığı düşünülmektedir. Yapının banisi Mevlevi kaynaklarına göre Maveraünnehir’li olan ve Hz. Mevlâna’ya lalalık yapmış olan Cemel Ali Dede’dir. Çocukluğunda Mevlâna’yı güldürmek için deve taklidi yaparmış, cemel (deve) lâkabı buradan gelmektedir. Mescid 1311 H/1893 yılında 86.700 kuruşa tamir edilmiştir. Eser 1961 yılında Konya Eski Eserleri Sevenler Derneği tarafından onarılmıştır. Son yıllarda da onarım gören yapı günümüzde ibadete açıktır.

cemel-ali-dede-ve-aile-efradinin-sandukalari.jpg

TÜRBEDE 7 SANDUKA VAR

Kare planlı bir yapıdır. Yapıda malzeme olarak kesme taş ve tuğla kullanılmıştır.

Mescide kuzeydeki küçük kapıdan girilir. Mescidin içerisinde devşirme sütun kaideleri kullanılmıştır. Tuğla örgülü ve kurşun kaplı bir kubbesi vardır. Yeni yapıldığı düşünülen mermerden işlenmiş ve üzerinde bir ayet kuşağı bulunan sade bir mihrabı vardır. Ahşap bir minberi bulunmaktadır. Türbeden mescide geçilen yerde iki adet kemerli bölmeden geçilir. Türbe, içerisinde 7 adet sanduka bulunan beşik tonoz örtülü bir kurulumdan oluşmaktadır. Türbedeki yedi sandukanın üzerleri mavi, yeşil ve açık mavi renkli çinilerle kaplıdır. Çinilerin üzerinde nakış ve kitabe yoktur. Türbenin cephesinde bir kemerle yükseltilmiş tuğla örgülü ve yoğun çini bezemeli bir pencere bulunmaktadır.

Yapıya ait bir kitabe ve vakfiye bulunamamasına rağmen yapının mimari üslubundan dolayı bir Anadolu Selçuklu yapısı olduğu düşünülmektedir. Cemel Ali Dede adına yaptırılan bu mekanda daha önceleri mescid, türbe, tekke ve hamamdan oluşan bir kompleks varken günümüzde yalnız mescid ve türbe kalmıştır. Zaviyeye dâhil olan konak, tekkeler kapatıldıktan sonra yıkılmış; mektep de bir ara jandarmaya verilmişse de daha sonra o da konağın akibetini yaşamıştır.

turud-mescidinin-mihrap-ve-minberi.jpg

Cemel Ali Dede (ö.659/1261)

Mevlâna’nın muasırıdır. Rivayetlere göre, Bahaeddîn Veled’in müritlerindendir. Onunla birlikte Konya’ya geldi. Hazret-i Mevlâna’ya karşı duyduğu derin saygı ve sevgiden dolayı, küçükken onu deve taklidi yaparak sırtında taşıdığı için “deve” anlamına gelen “cemel” lakabıyla tanındı.

Külliye, Cemel Ali Dede tarafından yaptırılmıştır. Tekkenin şeyhliğinde bulunan Şeyh Turut’tan dolayı tekke, türbe ve semt, Turut (Durud) adıyla da anılmıştır. Konyalı, Mevlâna’nın mektuplarında adı geçen Ali Hoca’nın Cemel Ali Dede olduğunu tahmin ettiğini söyler. Hz. Mevlâna’nın Meram’da sık sık geziye çıktığı bölgelerden birisi de bu bölgedir.

Cemel Ali Dede, Mevlâna’nın vefatından önce, 659 / 1261 yılında vefat edince adı ile anılan türbesinde toprağa  verildi.

cemel-ali-dede-mescid-ve-turbesi.jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT