1. YAZARLAR

  2. Dinçer Suroğlu

  3. TARLADA İZİ OLMAYANIN, HARMANDA YÜZÜ OLMAZ
Dinçer Suroğlu

Dinçer Suroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

TARLADA İZİ OLMAYANIN, HARMANDA YÜZÜ OLMAZ

A+A-

REFERANDUM SÜRECİNDE, DAVUTOĞLU GERÇEĞİ

Diyemedi. Bir türlü EVET diyemedi. Referandum sürecinde, miting konuşması yapıp da EVET diyemeyen tek AK Partili olarak tarihe geçti.

Sandıklar açıldı; bence tarihimizdeki en büyük zafer kazanılıp EVET çıkınca sosyal medyadan “Milletimiz en doğru kararı vermiştir. Referandum sonucu ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olsun” diyebildi.

Referandum zaferini gece boyu kutlayan milletimiz, yine sokaklardaydı. 15 Temmuz gecesi olduğu gibi.

EVET. Konya´da, miting meydanında sahne alıp EVET diyemese de, doğru bir laf edip “dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” dedi. Ben de atalarımızın bir sözünü, yeni bir şey olarak kendisine söylüyorum: TARLADA İZİ OLMAYANIN, HARMANDA YÜZÜ OLMAZ

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN “tek başıma kalsam da, mücadelem sürecek” demişti.

Tek başına kaldı mı, bilmiyorum ama bildiğim bir şey var; Türkiye Cumhuriyeti tarihinde vatandaşın önüne konulan en önemli sandıktan EVET çıkması konusunda, DAVUTOĞLU REİS’ in yanında yoktu.

DAVUTOĞLU, diyemedi. Bir EVET diyemedi. Sebebini, hiç ama hiç merak etmiyorum. Bu süreçte milletin yanında olmayan bir EVET’ in, hiçbir gerekçesi olamayacaksa ben neden merak edeyim.

Çıkıp bir gün “yaptım, ama niye yaptım bir sor” diyecekse de, sormuyorum. Bu tavrı sergilemesine gerekçe olan Saiklerle birlikte tarih oldu DAVUTOĞLU.

Ha şaşırdım mı, şaşırmadım. Ama şaşıranlara da şaşırmadan edemiyorum. Bir köşe yazımda “DAVUTOĞLU! YA HAYIR SÖYLE, YA SUS” başlığını atmıştım. Bir dönem dışişleri bakanlığı ve yakın geçmişimizde başbakanlık yapan ve halen AK Parti çatısı altında milletvekili olarak görev yapan birinin Suriye ve Rusya’ ya dair Başbakanımız Binali YILDIRIM, Dışişleri Bakanımız Mevlüt ÇAVUŞOĞLU ile Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’ ın Halep’teki mazlumları ateş hattından tahliye edebilmek için çabaları ile bağdaşmaz nitelikte sosyal medya paylaşımları yapmasını kendime yakıştıramadığımdan “DAVUTOĞLU! YA HAYIR SÖYLE, YA SUS” demek için kaleme sarılmıştım.

EVET. Sandıktan EVET çıktı. EVET. Konya´da, miting meydanında sahne alıp EVET diyemese de, doğru bir laf edip “dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım” dedi. Ben de atalarımızın bir sözünü, yeni bir şey olarak kendisine söylüyorum: TARLADA İZİ OLMAYANIN, HARMANDA YÜZÜ OLMAZ

DAVUTOĞLU’ nun referandum sonrası “Milletimiz en doğru kararı vermiştir. Referandum sonucu ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olsun” diye yazdığı sosyal medya hesabına vatandaştan gelen birkaç cevabı yazımın ekinde bulabilirsiniz. Ben de bir cevap yazmış ve “Sanma ki hikayesi, şu titreyen dalların düşen yaprakla biter Böyle bir kara sevda, kara toprakta biter Bu şiirde sen “düşen yaprak” sın” demiştim. Aynı yerde duruyorum.

Konya mitingi sırasında, bir vatandaş DAVUTOĞLU’ nun oğlu Mehmet’ e bir EVET ŞAPKASI verip babasına göndermişti. Şapkayı alan DAVUTOĞLU da vatandaşı selamlayıp şapkayı korumasına uzatmıştı. Elbette bizim o şapkayı alıp DAVUTOĞLU’ nun başına giydirmeye gücümüz yetmez ama vatandaş sosyal medyadan ve ben de köşe yazısı ile tepkimizi dile getirip DAVUTOĞLU’ na “giydiririz”. Hiç kusura bakmasın. AK Parti tüzüğünün önsözünde Recep Tayyip ERDOĞAN “Hiçbir AK PARTİ'li geçmişte yapılan yanlışlar gibi milletin gücünü kendi gücüne tahvil etmek gibi bir vefasızlığa, sadakatsizliğe izin vermeyecektir.” demişse, hiç kusura bakma DAVUTOĞLU. Bundan sonra da, sana olan her tepkimde kalemi alıp lafımı esirgemeden yazmazsam aldığım nefes haram olsun. Şimdi sen yoluna, biz yolumuza.

Yerini bulamayan EVET ŞAPKASI

  

lll.png

     1-008.png2-003.png3-006.png

NOT: DAVUTOĞLU’ nun 14 Nisan 2016 tarihinde Konya mitinginde yaptığı konuşmanın tam metnini de yayınlıyoruz ve takdirini siz okurlarımıza bırakıyoruz.

14 NİSAN 2016 DAVUTOĞLU’ NUN KONYA MİTİNGİ KONUŞMASI

Teşrifleriyle aziz Konya’mızı onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanım, kültürümüzün, maneviyatımızın medeniyetimizin ve siyaset kültürümüzün, devletimizin başşehri aziz Konya. Bu ilk payitahtımızda yazmaya şeref olmuş değerli hemşerilerim, kardeşlerim, bacılarım, hepinizi selamlarım, en güzeli ile selamlıyorum. Allahın selamı üzerinizde olsun Esselamünaleyküm.

Aziz kardeşlerim, şehirler vardır, tarihin özünde yürürler tarihe istikamet gösterirler milletleri harekete geçirir, milletleri tarihin baş tacı yaparlar. İşte Konya böyle bir şehir, Konya.

Bin yıllık davamızın bu topraklardaki payitaht şehri Konya. Kılıçaslan’ın, devletimizin mimarı Selçuklu sultanlarının ve maneviyatımızın mimarı Hz. Mevlana’nın şehri.

Konya bir vakar şehridir. Konya bir vefa şehridir. Konya bir muhabbet şehridir. Konya bir vuslat şehridir. Bunun içindir ki bin yıldır bu topraklarda davamız ne zaman bir sığınak aramamışsa harekâtımız ne zaman bir karargah aramışsa önce Konya’yı bulmuştur. Konya davamızın omurga şehridir. Bu omurga hiçbir zaman kırılmadı hiç bir zaman kırılmayacak inşallah.

Aziz Konya. Konya bir vefa şehri dedim. Kendisine bütün kapılar kapandığında aziz başbakanımız Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN bir çığır açmak gerektiğinde Konya’ ya gelmişti. Allah rahmet eylesin yine değerli cumhurbaşkanımız yeni bir harekâtı başlatarak AK Parti’ yi kurduğunda, en çok Konya’ya güvendi. Konya onu bağrına bastı. Bir kez daha bütün Konyalılar adına Sayın Cumhurbaşkanımıza hoş geldin diyorum. Sefalar geldiniz, sefalar getirdiniz ve Konya 15 Temmuz gecesi o hain çete Türkiye Cumhuriyeti’ni esir almak istediğinde, sağına soluna bakmadan daha haberlere ilk haber düştüğünde ilk kez Konya.

Aziz hemşerilerim;

Biz sizlerle gurur duyuyoruz. Allah Konya’yı aziz eylesin, Konyalıları aziz eylesin ve dahi seksen milyon vatandaşımızı kardeşimizi, kaderdaşımızı kıyamete kadar aziz eylesin.

Konya bir muhabbet şehridir. 1 Kasım seçim zaferimizin hemen akabinde o akşam Hz. Mevlana’ nın huzurunda sizlere hitap ettiğimizde biz bu topraklara sadece sevgi tohumları ekmiş ekmeye geldik demiştik Hz. Mevlana’nın deyişiyle şimdi de aynı şeyi söylüyorum. Biz bu topraklara sadece sevgi tohumları ekmeye geldik. Nefret tohumları ekmek isteyenlere karşı her zaman sevginin yanında yer aldık. Her zaman muhabbetin her zaman vuslatın yanında yer aldık. Allah da millet de şahittir. Bu sözümüze sadık kaldık. Ne olmuş olursa olsun, ne söylenmiş olursa olsun, her zaman sevginin yanında yer aldık. Hiç bir kalbi kırmadık, hiç bir gönlü gönlümüzden koparmadık. Allah Konya’daki bu muhabbeti daim eylesin.

Sayın Cumhurbaşkanın, aziz hemşerilerim;

Dünya, çok büyük bir kriz sarmalı içinden geçiyor. ABD’ de, A.B.’ de, dünyanın değişik yerlerinde ırkçılık ve islamafobi, İslam karşıtlığı yükseliyor. Halep’te kardeşlerimiz şehit edilirken İdlib’ de bebekler kimyasal silahlarla katledilirken BM aciz, Rusya ve Çin gelen her kararı veto ediyor. Buradan Halep ve İdlib’ e, şehit çocuklarımıza selam olsun. Bu kriz sarmalının içinde Filistin kan ağlıyor. Filistin’de ezanlar susturuluyor. İslam dünyası kıskaca alınmış ve bu kıskaçta Türkiye hedef seçilmiş. Terör örgütleri her biri ayrı cepheden, ayrı isimlerle PKK’sıyla, Fetö’süyle, Deaş ile saldırıya geçmiş; uluslararası çevreler onları koruyor. Ama bizim aziz milletimiz var. Onlara gerektiği dersi verdik vermeye Allahın izniyle.

Ve yine bu günlerde hepimiz, bu saldırılar karşısında Fetö’ ye sahip çıkan çevreler karşısında, PKK bayraklarını başkentlerinde dalgalandıran Avrupa ülkeleri karşısında, bakanlarımızı ülkelerine sokmayanlar karşısında tek bir yürek olmak zorundayız. Tek bir ses olmak zorundayız. Burada enerjimizi kendi içimizde harcamadan, her bir vatandaşımızla omuz omuza kenetlenmiş bir şekilde geleceğe yürüyeceğiz. İşte böyle kritik bir evrede, enerjimizi toplamamız gereken bir zamanda bir anayasa değişikliğine gidiyoruz. Bu anayasa partinin firesiz oylarıyla meclisimizde kabul ettik. Ve inşallah 16 Nisan’da mecliste kabul edilen bu anayasa değişikliği halkımızın milletimizin onayına sunulacak. Her zaman biz şuna inandık. Bu millet her zaman doğru kararı vermiştir. Sözde, kararda sadece milletindir. Ve o karar ne olursa olsun başımızın tacıdır.

Bu karar içinde, bu karar sürecinde kim ne demiş olursa olsun milli birliğimizi tahkim etmek zorundayız. Omuz omuza vermeliyiz. Bu vesileyle şunu da bir Konyalı olarak esefle söylemek isterim ki; biz, Sayın Cumhurbaşkanımız, bütün AK Parti yetkilileri evet de hayırda diyen bizim kardeşimizdir.

Kararlarınıza saygılıyız derken bir Konya milletvekili çıkıp, “bunları denize dökeceğiz” dedi. İşte Konya ovası burada, denizde İzmir’ de. Bilsinler ki bu nefret dili kimseye fayda getirmez. Hepimiz, hep birlikte demeliyiz ki seksen milyon kardeştir. Referandum milletle istişare için başvurulan bir araçtır. Bu istişarede kim ne derse, hepsi başımızın üstündedir. Ve bu birliğimizi bu kardeşliğimizi kimse bozamayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanım. Değerli hemşerilerim. Bilinsin ki bu Konya, milletvekilinin sözü hiç bir Konyalıyı temsil etmemektedir.

Konyalı nefret diline karşıdır. Konyalı muhabbet dilinin yanındadır. İnşallah 17 Nisan sabahı yeni bir güne doğacağız. Ama yine güneş doğudan doğacak. Ülkemiz birlik içinde olacak.

Burada üç hususun özellikle zikretmek isterim. 17 Nisan sabahı, Sayın Cumhurbaşkanım, değerli kardeşlerim birliğimizi, beraberliğimizi tekrar tahkim etme günüdür. Bu milleti bölmek isteyenlere karşı 16 Nisan günü, kim ne oy vermiş olursa olsun, 17 Nisan sabahı Türkiye’nin her bir bölgesinde Türküyle, Kürdüyle, Sünni, Ailevisiyle, Hakkarilisiyle, Edirnelisiyle, Artvinlisi, Muğlalısıyla, Konyalısıyla, Ankaralısıyla hep beraber bu gün uyandığımızda bir birimize selam verelim. Her komşu bir diğerine selam versin, tebessüm etsin. Türkiye’ nin geleceği parlak olacak desin. Ve yine o gün sabah kalktığımızda kimse kaos ve kriz çığırtkanlığı yapmasın. Elhamdülillah devletimizin başında 10 Ağustos 2014 günü sizlerin oyuyla seçilmiş sayın Cumhurbaşkanımız var. 2019 ‘ a kadar da görevinin başında, elhamdülillah. 1 Kasım seçim zaferimizle oluşmuş Türkiye Büyük Millet Meclisi ve onun içinde 316 milletvekilimiz var. Birbiriyle kenetlenmiş, ne zaman beraber olması gerektiğinde, tek bir fire vermemiş AK Parti gurubumuz var, elhamdülillah. Bu meclisin içinden çıkmış hükümetimiz var. Kimse kaos, kriz beklentisi içine girmesin. Bu millete kriz ve kaos yaşatmak isteyenlere dünyayı dar ederiz. Dünyayı dar ederiz. O gün sabah söyleyeceğimiz şey açıktır. Milli birlik, milli birlik, milli birlik. Birliğimiz beraberliğimiz daim olsun inşallah aziz Konyalılar

Üçüncü olarak. Aşikârdır ki 17 Nisan sabahından itibaren devletimizin yeniden tanzimi ve o çerçevede de tamamıyla insan haklarına, özgürlüklere dayalı yeni bir anayasanın önünü günüdür. 17 Nisan sabahı ortak aklı işleterek, kimin heybesinde ne varsa ortaya koyarak hep beraber geleceğimizi inşa etme günüdür. 17 Nisan sabahı ortak kaderin, ortak vicdanın, ortak tarihin, ortak kimliğin, ortak aklın günü olmalıdır. 17 Nisan sabahı bu anlamda büyük davaların günü olmalıdır. Konya küçük hesapların değil, büyük davların şehridir. Son olarak şunu söylemek isterim ki. Hz. Mevlana’ nın deyişiyle 17 Nisan sabahı şunu diyeceğiz. Dün dünde kaldı cancağızım, bu gün yeni şeyler söylemek lazım. Yeni Türkiye’ yi kurmak lazım.

Bu duygularla Sayın Cumhurbaşkanımıza tekrar hoş geldiniz der; hepinizi saygıyla muhabbetle selamlıyorum. Allaha emanet olun Sayın Konyalılar.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

7 Yorum