1. YAZARLAR

  2. Tarkan Büyükoktar

  3. Teşbihte Hata Olmaz
Tarkan Büyükoktar

Tarkan Büyükoktar

Yazarın Tüm Yazıları >

Teşbihte Hata Olmaz

A+A-

Evlilik çağında bir kızınız olduğunu düşünün... Talipleri var ve kendisiyle evlenmek istiyorlar…

Taliplerden ilki geliyor... Babası söze giriyor ve konuşuyor… Oğlumuzun adı şudur, mesleği budur... “Kızınıza talibiz” deyip Allah’ın emri, peygamberimizin kavliyle istiyor... Ve siz de düşünüp değerlendirelim diyerek nazik bir tavırla gönderiyorsunuz...

Sonra ikinci talibin aile büyüğü geliyor.. Size kızınıza talip olduğunu söylüyor... Siz “tamam evlenme çağında bir kızımız olduğu doğru; ama damat kimdir, ne is yapar, ne yer ne içer” diye soruyorsunuz... Aile büyüğü size şöyle bir tepeden bakıyor tıpkı İstanbul’a bakar gibi…

Ve söze başlıyor…”Efendim bizim ailede beş tane oğlumuz var... Henüz kimi evlendireceğimize karar vermedik. Ama siz hele bizim aileye kızınızı bir verin... Biz içlerinden uygun gördüğümüzü size damat yaparız” diyor…

Sizden kız isteyip de damat konusunda görüşünüze başvurmayan bir adama kız verir misiniz?

Peki partileri dolaşıp, AKP’nin cumhurbaşkanı adayına oy verin,adayı biz bilahare belirleriz diyenlere oy verir misiniz?

Evet, cumhurbaşkanlığı seçimleri geldi kapıya dayandı… Şimdilik netleşen bir aday var… Ekmeleddin İhsanoğlu… Bu adayla ilgili çok yazıldı… Çok çizildi… Aslında tanımamamıza karşın çok eleştirdik. Çünkü toplum olarak en iyi bildiğimiz şeydir eleştirmek… En kolay yaptığımızdır,adam harcamak…

Şimdi sorarım size…Bu seçim parti seçimi midir?...  Hayır…

Partiye genel başkan mı seçiyoruz, yoksa cumhurbaşkanı mı?... Cumhurbaşkanı…

Peki adı geçen adayları ele aldığımız zaman hepsinin birer parti kimliği vardır. Cumhurbaşkanlığı ise partiler üstü bir makamdır. Temsil makamıdır. Burada parti yoktur. Cumhurbaşkanının tüm siyasi partilere eşit uzaklıkta olması gerekmekle birlikte cumhuriyetle ve değerleriyle hesaplaşma içerisine girmemiş ve girmeyecek bir anlayışa sahip olması gerekir.

Bu açılardan bakıldığında Ekmeleddin İhsanoğlu’nun gerek temsil kabiliyeti, kişiliği, bilgi birikimi açısından saygın bir kişilik olduğu tartışmasızdır.

Temsil kabiliyeti ve bilgi birikimi açısından AKP’nin belli olmayan potansiyel damat adaylarından ise kat be kat üstün olduğu da bir gerçekliktir.

Umarım içinde bulunduğumuz Ramazan ayının sevgi, saygı, hoşgörü ve nezaket ruhu adaylara yansır ve demokrasi nezaketi ve olgunluğu içerisinde bir seçim ve propaganda dönemi yaşanır. Bel altı vuruşlarla propaganda yapmaya çalışmazlar.

Evet… Ramazan sevgidir, saygıdır, nezakettir, olgunluktur…

Ramazanın anlamı ayrıdır... Sadece aç ve susuz kalmak değildir mesela... Hoşgörülü olacaksın, sabırlı olup öfkeni kontrol edebileceksin... Yaptığın tüm densizliklere de -oruçlu olmanı- mazeret göstererek Ramazan ayını suçlayıp kılıf aramayacaksın...

İftar sofralarını, israf sofralarına dönüştürmemeliyiz… Açlık ve yoklukla mücadele eden milyonlarca insanımız varken bin bir çeşit yiyecekle iftar ve israf yapmamalıyız.

Tokun, acın halinden anlamasıdır Ramazan… Her türlü tersliğe karşın hoşgörüyü koruyabilmektir Ramazan…

Trafikte hoşgörü, alışverişte hoşgörü, siyasette hoşgörünün adıdır Ramazan…

“Ele verir talkını, kendi yutar salkımı” sözündeki gibi medyatik hocalar aldıkları paralarla Ramazan’ı ra(nt)azana çevirmemeli… Yani Ramazan ayında yüz binlerce lira kazananlar, asgari ücretle ayın sonunu nasıl getireceğini hesaplamaktan uykuları kaçanlara şükretmeyi telkin etmemeli… Otellerde kişi başı yüz avroluk israf menüleri olmamalı…

Hoşgörü ve güzel dinimiz söz konusu olunca mangalda kül bırakmayanlar iş uygulamaya gelince öfke kontrolünde dip yapmamalı…

Eğer dayanamıyorsak oruca, hâkim olamıyorsak nefsimize başkalarına da eziyet etmeyelim. Kalp kırmayalım… Ramazan’da tek yaptığımız aç ve susuz kalmaksa, bedenimize de eziyet çektirmeyelim…

Elbette Allah bilir ama… Kalp kırdıktan sonra, insanları üzdükten sonra sadece açlık ve susuzlukla mücadele etmek bize bir şey kazandırmaz.

Teşbihte hata olmazmış; ama bir hayvanı da bağlarsanız bir direğe; yemek ve su vermezseniz o da, orucu sadece açılık ve susuzluk olarak görebilen insanlar kadar oruç tutabilecektir.

Evet… Bir ramazan ayı daha geldi…

Ramazanı gerçekten hakkıyla anlayıp, bedenlerinin yanı sıra nefislerini de terbiye edebilenlerin Ramazan ayını kutluyorum. Umuyorum bu mübarek ay başta ülkemiz olmak üzere tüm dünyaya güzellikler getirir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT