Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Yazarın Tüm Yazıları >

Tespit

A+A-

Çok iddialı sözler söylemek istemiyorum, hasbel kader gözümüz görüyor, elimiz kalem tutuyor.

Belki yazdıklarımızı komik ve basit bulanlar olabilir.

Gazetecilik açısından racona da uymayabilir.

Bütün bunların bizim yazmamıza engel olmadığının bilinciyle, duygularımızı, düşüncelerimizi yazmaya devam dostlar.

Aslında seçim sonrası ilk olarak bu konuyu ele almalıydım, biraz geciktirdim. Geciktirmem de bir nebze iyi oldu sanırım. En azından tüm gelişmeleri, beyanları, olayları sağlıklı etüt etme, algılama ve görme imkanım oldu.

Birçok dostum ve arkadaşım bilir, “Türk Milliyetçiliği” benim fikr-i sabitimdir.

Bu topraklarda doğmam Müslüman ve Türk bir aileden dünyaya gelmem, bu benim iradem değil.

Yüce Yaradana hamd ve şükürle burada ve bu coğrafyada vücut bulmuşum.

Sakın kimse yanlış anlamasın. Irkımın bir başka ırka üstünlüğünü anlatmıyorum, kendi gerçeğimi ve sevincimi paylaşıyorum.

Türk Milliyetçilerinin bu coğrafyada hayat sürebilmek adına verdiği çetin mücadelelerinin, sıkıntılarının küçük bir kısmına şahidim. 1980 yıllarında Türk Ocaklarıyla başlayan, Türk Milliyetçiliği davamla ilgili olarak yaşanılan onca mücadeleden sonra gelinen bu noktada en azından bazı tespitleri kaleme alıyorum. Hiçbir ikbal beklentisi olmadan, omurgamdan ve duruşumdan asla taviz vermeden ve de sapmadan.

Nahcıvan sınırının açılması, Türk dünyası ile Türk Milletini buluşturma adına Ermenilerle bile görüşme yapan rahmetli Başbuğumuz Alparslan TÜRKEŞ’ten sonra bazı zaaflarımız olduğu kanaatindeyim.

Gelinen bu noktada % 16’yı başarılı saymak, tartışmamak, konuşmamak, hatta konuşturmamak, kafayı kuma gömmektir. Bizim yaşımız 50 oldu hala iktidar görmedik, bırakın görmeyi ismini bile sayıklamadık.

Binlerce geleceği parlak genç ülküdaşımızı şehit verdik, C5’lerde, zindanlarda işkence gördüler hala buradayız ve de konuşamıyoruz.

Konuşan milletvekili yapılmıyor, yazılanın üstü çiziliyor, tweetlerde ismi çıkanın unutun gitsin o öldü deniliyor.

Biz ne istiyoruz?

Bizim Türk Milliyetçilerinin, vatanımız için istediğimiz ne?

Kızıl Elmalarımıza ne oldu?

İktidarı istiyor muyuz? İstemiyor muyuz?

Ortaya koyduğumuz Kırmızı Çizgilerimiz, vatanın ve milletin bekasını ilgilendiriyorsa ki kuşkusuz ilgilendiriyor…

O zaman Ak Parti’yle koalisyon açısından ilk alternatif nasıl olurda AK Parti + hdp olur.

Diyelim ki böyle bir koalisyon oldu, sizin söyleminize ve verdiğimiz mücadeleye göre, Bu milletin bekasını tehlikeye sokmak olmaz mı?

Türk Milliyetçilerini payanda olarak bir yere yamamaya çalışmıyorum, böyle bir şeyde asla haddim olamaz.

Türk Milliyetçileri asla payanda olamaz.

Lakin;

Milleti için,

Vatanı için,

Türk dünyası için,

Yol gösterir, yol açar, önderlik eder, kafasını kaldıranın, yazı yazanın, konuşanın kafasını uçurmaz.

Sürekli kelle avcılığı ile susturulmuş Türk Milliyetçiliği bir yere varamaz.

Bitmeyecektik,

Yorulmayacaktık,

Yılmayacaktık,

Korkmayacaktık.

Yeni nesil bizim eserimiz olacaktı.

Güneş doğudan başka doğacaktı.

Güller başka kokacaktı.

Yaylalar başka yeşerecekti.

Deniz başka bir mavi olacaktı.

Olmadı.

% 16 başarı değildir Reis.

Tartışamıyoruz.

Konuşamıyoruz.

Konuşanı, yazanı dışlıyorlar.

Yaşımız 50 oldu.

İktidarı göremeden toprak olacağız.

Daha ne diyeyim Reis?

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT