1. YAZARLAR

  2. Süleyman Sayan

  3. Torje Vazgeçilmez Değildir
Süleyman Sayan

Süleyman Sayan

Yazarın Tüm Yazıları >

Torje Vazgeçilmez Değildir

A+A-

Konyaspor hazırlık kampında oynağı 3 hazırlık maçında 1 beraberlik bir galibiyet 1 de mağlubiyet aldı. Ancak maçlardan daha çok gündemi meşgul eden bir konu üzerinde yazı yazmak istedim…

Futbolda çok çeşitli oyuncu grubu vardır. Ama ilginç olan iki çeşit var ki, tabiri caiz ise leblebi gibi gol atan ya da attıran bazı oyuncular küçük bahaneler ile çok eleştirilirken vasatı geçmediği halde tribünler tarafından çok sevilen oyuncular diye adlandırdığım oyuncular bunlar.

Gabriel Torje de bu oyunculardan sadece biri. Sempatik, sahada elinden geleni yapan iyi niyetli bir oyuncu. Tribünlere kendini ilk maçtan beri sevdirmişti. Duygusallığı bir kenara bırakmak gerek istatistik ile sevgi farklı şeyler. Torje’nin performansına baktığımızda; Torje Süper lig kariyerinde 5 gol 2 asist yaptığını görüyoruz. Kariyeri boyunca Torje 277 maçta 33 gol 26 asist yapmış. Yerine alınan oyunculardan ya da o mevkide görev yapabilen oyunculardan Abdou Razack Traore’nin geçtiğimiz sezon 12 gol 1 asistle oynadığını kariyeri boyunca 55 gol 26 asist yaptığını görüyoruz. Yine aynı mevkide oynayabilen Meha’nın Bundesliga’dan geldiğini kariyeri boyunca 241 maçta 62 gol 40 asist yaptığını ve bu gollerin bir çoğunun da harika frikik golleri olduğunu söyleyebiliriz. Yönetimin transfer politikasını eleştiren yazarlardanım ancak eleştiremeyeceğimiz belki tek yönü Torje konusu olacaktır. Bu konuda taraftarımız sabırlı ve hoşgörülü olsun. Osmanlıspor’da kendi adına yeni bir başlangıç yaptı, kendisine başarılar dileyelim. Ama bu sene göstereceği performans iyi olursa yönetime hakaret etmeyelim kötü olursa oyuncuya sallamayalım, profesyonel oyuncu görevini yaptı ve ayrıldı dersek yeterli sanırım. Bir diğer konu Gabriel Torje ve Marica arasında sosyal medyada birçok karşılaştırma yapılıyor. Yönetime bu konuda gönderme yapanlar hakaret düzeyinde sallayanlar çoğunlukta ancak bazı şeyleri gözden kaçırıyorlar. Marica kalitesinde bir oyuncunun sakatlık problemi olmasa bu maddi imkanlarla Konyaspor’un alması gerçekten imkansızdı. İsimsiz daha çok gol atabilecek bir oyuncu alınamaz mıydı ayrı tartışma konusu? Öte yandan sakatlık geçmişinde bu kadar uzun sahalardan hiç uzak kalmamıştı buda bizim nasipsizliğimiz diyelim. Diğer gözden kaçan şey ise ikisi aynı mevkinin oyuncusu değil neden sürekli karşılaştıyorsunuz? İkisinin arasındaki tek benzerlik ikisininde Romanyalı olması. Türkiye liginde sol kanatta oynayan diğer oyunculara baktığımızda Torje’nin sınıfta kaldığını görüyoruz.  Beşiktaş maçında attığı kornerden gelen şans golü dışında, Torje deyince; TSYD kupasında Gençlerbirliği’ne attığı frikik golü ve Torku Arena’da atılan ilk gol olan Balıkesir maçında attığı vole golü dışında çok akılda kalan bir golü olmadığını görüyoruz.  Yazımın başında dediğim gibi taraftarlar ile bazı oyuncular arasında duygusal bir bağ olur. Torje de bu oyunculardan biri ama Torje vazgeçilmez değildir. Aslında hiçbir oyuncu vazgeçilmez değildir ve futbolda artık uzun yıllar aynı takımda oynama devri kapanmıştır.

Küçük bir hatırlatma yaparsak. Kulüplerin transferde isim yapmış oyuncuları alması ve her sezon forma tasarımı değiştirmesi tamamen işin ticari boyutudur. Taraftara formaları uygun fiyata sattığınızda tribünler daha yeşil beyaz olacaktır. Böylece eski formalar elde patlamayacaktır. Kulüpte daha çok para kazanacaktır, fakat bu para da kulübe mi geliyor ayrı bir yazı konusu.

Transfer konusunda ise Torku Konyaspor’un halen beklediğimizin çok altında kaldığını söylemek gerek. Yönetim, artık oyuncular yerine birinci tercihleri gündemine almalı, transferde daha çok geç kalmadan takımla uyumun en iyi olacağı hazırlık kamplarına oyuncuları yetiştirmeli diyerek yazımı noktalamak istiyorum, kalın sağlıcakla… 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum