1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. 'Türk Milleti Ordusuna Sırtını Güvenle Dönebilmeli'
'Türk Milleti Ordusuna Sırtını Güvenle Dönebilmeli'

'Türk Milleti Ordusuna Sırtını Güvenle Dönebilmeli'

MHP Genel Başkanı Bahçeli, "Türk milleti ordusuna sırtını güvenle dönebilmelidir. Ordu-millet kaynaşması eski mevkisine taşınmalıdır." dedi

A+A-

 MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda FETÖ'nün darbe girişimine yönelik değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye'nin, 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminin yol açtığı yüksek gerilim ve gerginliği hayatın her alanında hissettiğini belirten Bahçeli, normalleşme arayışlarının henüz istenilen düzey ve kıvama gelemediğini, milletin hala kaygılı ve teyakkuzda olduğuna dikkati çekti.

Bahçeli, Türkiye'nin darbelerden ve darbe girişimlerinden çok çektiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

"Diyebiliriz ki milletimiz darbe yorgunudur. Ancak yakın tarihimizdeki hiçbir askeri teşebbüs, 15 Temmuz kadar vahşi, 15 Temmuz kadar acımasız ve insanlık dışı olmamıştır. Türk Silahlı Kuvvetlerine her türlü yasa ve ahlak dışı yollarla nüfuz etmiş Fetullahçı Terör Örgütü, Türkiye'nin tüm stratejik ve milli kurumlarını tıpkı bir düşmanın yapacağı üzere, bombalamış, kurşunlamıştır.

Biz teröristleri dağlarda, ovalarda, il ve ilçelerde ararken; meğerse bu caniler sinsi sinsi milli ordumuzun içine yuvalanmış, ellerine geçirdikleri ilk fırsatta da karşı saldırıya geçmişlerdir. Yıllarca FETÖ'nün devlete sızma ve kontrol altına alma faaliyeti görülmemiş, görülse bile etkili tedbirler geliştirilememiştir.

Emekli bir vaizi Pensilvanya'ya taşıyan, buradan da kurduğu terör örgütünü yönetmesine ortam açan ihmal ve iradesizlikler halkası kimlerin ve nasıl bir zihin örgüsünün eseridir?"

Bahçeli, "Dinimizi küresel operasyonlara alet eden iblislerle, etnik ve mezhep provokasyonu yapan kiralık örgütlerle amansız ve mahşere kalmayacak bir hesabımız vardır." dedi.

-ABD ve FETÖ


"Eğer ABD, 15 Temmuz FETÖ melanetini kayıtsız ve şartsız lanetliyor ve karşısında duruyorsa, o zaman kendisini Mehdi sanan meczup teröristi derhal ülkemize iade eder ve insanlık değerlerine bağlı olduğunu kanıtlar." diyen Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun 'aması, fakatı, bir durun bakalımı, somut belge ve delil getirin' sızlanması yoktur, kabulü de mümkün değildir.

Delil, 15 Temmuz gecesi tüm Türkiye'dir. Delil, darbeci teröristlerin rezil ifadeleridir. Delil, seri halinde ceplerde taşınan bir dolarlardır. Delil, inlerinden çıkan haşhaşilerin infaz seferleri, cinayet uçuşlarıdır. ABD Genelkurmay Başkanı gelmişken, TBMM'ye yaptığı ziyaret gibi, zahmet edip Gölbaşı'ndaki Polis Özel Hareket Daire Başkanlığına giderse yıkımdaki parmak izlerini, havadan bomba fırlatan katillerin eşkallerini mutlaka hissedecek ve idrak edecektir."

-OHAL


Devlet Bahçeli, Türkiye'nin bugünkü sıcak ve yüksek tansiyonlu ortamında, çıkartılan Kanun Hükmünde Kararnameler kanalıyla kapsamlı idari ve yasal tasarrufların peş peşe uygulandığını anımsatarak, MHP olarak gelişmeleri birebir takip ettiklerini söyledi.

KHK ile FETÖ'cü askerlerin ordudan, memurların da kamudan ihraç edilmesinin önemli olduğunu belirten Bahçeli, ancak FETÖ’yle bağ ve bağlantısı olmayan subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile kamu görevlilerinin aynı kategoride değerlendirilmesinin sakıncalı olduğunu ifade etti. Bahçeli, "FETÖ’ ile en küçük illiyet bağı bulunmayan kardeşlerimizin feryatlarına hükümet kulak vermeli, konuyu insafla ele almalıdır." diye konuştu.

TSK'nın yapısına yönelik düzenlemelere de değinen Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:

"TSK'nın ana gövdesinde yapılan düzenlemeler aceleye getirilmiş, enine boyuna hesap edilmeden, istişare mekanizmaları işletilmeden düğmeye basılmıştır.

TSK'nın yeniden yapılanması önemlidir, elbette ihtiyaçtır. Ancak kuvvet komutanlarını Milli Savunma Bakanına bağlamanın yeni sorunlar getireceğini, emir komuta birliğini bozacağını görmek durumundayız. Bize kalırsa öncelik kurum açıp kapatmak değil, darbecilerin, hainlerin ürediği sistemi revize etmek, kısaca zihniyet değişimini aşama aşama hayata geçirmek olmalıdır.

TSK'nın içindeki darbeciler ayıklansın, ancak Türkiye'nin bu kadar milli güvenlikle ilgili sorunu varken, askerin itibar ve haysiyeti ezilmesin, linç edilmesin. Vatan nöbeti bekleyenlere parmak sallanmasın, sürekli suçlanmasın. TSK'nın yapısal sorunlarını çözeyim derken, asırlar boyunca oluşmuş ve olgunlaşmış gelenek ve ilkeleri çiğnenirse geriye Saddam veya Kaddafi ordusuna benzer bir kalabalık kalacaktır ki bu da vatan ve istiklal kaybıdır."

Bahçeli, "Türk milleti ordusuna sırtını güvenle dönebilmelidir. Ordu-millet kaynaşması eski mevkisine taşınmalıdır." dedi.

-Ordunun siyasete bulaşması


Devlet Bahçeli, Balkanların kaybedilmesinin arkasındaki sebebin ordunun birbirine düşmesi ve siyasete bulaşması olduğunu anımsattı.

Zorla trenlere bindirilip savaşmaya gönderilen, aç-susuz bırakılan, ideolojik ve siyasi kavgalara tutuşan, niteliksiz komuta ve ordu yapısının neticesinde yüzyıllarca hakimiyet altında tutulan toprakların kaybedildiğine işaret eden Bahçeli, şunları kaydetti:

"TSK, caydırıcılık niteliğinin korunmasının yanı sıra, terörden klasik harbe kadar çok geniş bir yelpazedeki risk ve tehditlere karşı hazır olmak amacı ile dinamik bir şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. TSK'nın zincire vurulması, suçlanması, tırpanlanması sonuçları önümüzdeki süreçte görülecek badirelere davetiye çıkaracaktır.

Endişem odur ki sindire sindire ve geniş bir mutabakatla planlanması gereken değişikliklerin şu anda yapılması; FETÖ/PDY kalkışması sırasında ve sonrasında zaten yaralanan TSK'nın toplumdaki algısını daha da aşağı çekebilecektir ve de TSK'ya olan güveni zedeleyecektir. Bize göre söz konusu değişiklikler Türkiye'nin normalleşme sürecinde yapılmış olsaydı, daha iyi ve kalıcı sonuçlar doğuracağı gün gibi açıktır.

Genelkurmay Başkanlığı ile MİT Müsteşarlığının Cumhurbaşkanı'na bağlanma arayışı da zararlı değilse bile, zamansız ve manasızdır. Bunun da farklı siyasi hedeflere dönük olduğu şüphesi bizde gün be gün fazlalaşmaktadır."

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT