1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. TÜRKİYE’Yİ ALLAH KORUDU
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE’Yİ ALLAH KORUDU

A+A-

TRT KURDÎ kanalı, geçenlerde, bugüne kadar hiç yapmadığı bir konuşmayı ekranlarından verdi.

Erbil’de Hacı Cemal Camii’nden Cuma Hutbesi’nde cemaate çok ama çok önemli şeyler söyleyen Seyid Ahmed Pencwenî Hoca, “10 bin IŞİD (DEAŞ), 10 bin PKK ve 5 bin İran (Hizbullah) teröristi, eğer darbe gerçekleşmiş olsaydı Türkiye’ye saldırmak için hazır bekliyorlardı. Türkiye’yi Allah korudu” dedi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir lider refleksiyle hareket ederek Türk halkını meydanlara çağıran o telefon konuşmasının da önemini dile getiren Seyid Ahmed Hoca, Türkiye ile Türk halına selamlarını da ilettikten sonra; “Yarabbi! Şer için davul zurna çalan, bu ümmeti yarıştırmak için çalışan hainlik yapmak isteyenlerin kalemi felç olsun.” diye de dua etti.

 

***

15 Temmuz’da gerçekleştirilmek istenen darbe teşebbüsünde, ortalıkta dolaşan onca bilgi kirliliğine (dezenformasyon) rağmen konunun uzmanı kişilerden de önemli bilgiler gelmiyor değil.

Darbe teşebbüsünün ardından 12 gün geçmesine rağmen aynada beliren resim daha henüz netleşmedi. Fulü bir resimden bir şeyler çıkarmaya gayret ederken FETÖ/PDY yapılanmasıyla ilgili olarak mücadele edilmesi gerektiğine sadece, milletin oylarıyla o makama gelmiş olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın inanmış olması, bu darbe tam olarak aydınlatılmasa bile en az 20-30 sene ülkemizde darbelerin ötelenmiş olmasını sağlaması açısından sevindiricidir.

Sızıntı dergisindeki Başyazıları’nda devamla “Altın Nesil” yetiştirmekten bahseden, İzmir’de verdiği vaazlarında ve radyolarda kasetten verilen konuşmalarıyla dinleyenleri gözyaşlarına boğan, İslâm, ahlâk, edep, yardımlaşma, hoşgörü ve başka ne kadar mukaddes mefhum ve değer varsa yaptığı bir hareket ve verdiği bir emirle birlikte kendisine emanet edilen her şeyin içini boşaltarak hıyanet edercesine bir yapılanma, ve bu yapının en üstünde de kendisini; “Kâinat İmamı” veya “Mehdi-i Âzam” gibi sıfatlara lâyık gören bir ZÂT, “altın bir nesil” değil, kendi halkına ve milletine kurşun sıkan, Büyük Millet Meclisi’ne bomba atan “terörist bir nesil” nasıl olur da yetişir/yetiştirir…

Tefekkür eden insanlar olarak her şeyden önce bunu düşünmeliyiz.

Dış güçler ve onun uzantısı odaklar “İman Cephesi”ni dağıtmak için her yolu denedi ve kullandı. Son kullandığı ve 15 Temmuz’da miadı geçen dahili paralel odağı söylemeye gerek yok.

Şimdi Türklük demirine İslâm suyu iyi verilmeli ki daha da çelikleşsin,  özleşip derinleşerek manevî ikliminde yol almaya devam etsin.

Bir kale müdafaa edilirken önce kalenin içinin sağlam olmasına dikkat edilir. Kale içten bozuksa ve güven ortamı yoksa dışa karşı mücadeleye kalkışmak kolay değildir. TSK dahil Devlet Sisteminde bir zâfiyetin yaşandığı 15 Temmuz’daki darbe teşebbüsü ile ortaya çıktı. Hatta devlet yapısının iskeletini meydana getiren bütün kurumların yeniden yapılandırılması, yâni kalenin içinin omurgasını yeniden tasarımlamak gibi bir durum ortaya çıktı. Bu itibarla önce A-B-C hangi parti veya görüş, mezhep ve meşrepten olurlarsa olsunlar insanımızın, inananların ortak noktalarını tesbit ve orada buluşmayı temin etmek gerekir.

Türkiye büyüklüğündeki kalenin içini birbirimiz için emin hale getirelim.

Aziz Türk Milletinin meydanlarda yaptığı gibi Birlik ve Beraberliğimizi sevgi, saygı ve muhabbet duyguları ile perçinleyelim.

 

DUYARLI BİR VEKİL

Konya Milletvekilleri içerisinde 15 Temmuz 2016 öncesi ve sonrası sosyal medyayı en iyi kullanan vekil Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu’nu, 15 Temmuz’dan sonra paylaştığı tivitlerinden dolayı ne kadar duyarlı bir vekil olduğunu gösterdi.

Mehmet Babaoğlu ‏@mbabaoglu  Sokak ve meydanlara baktığımda, herkes ülkesine bir şekilde katkı yapmak istiyor. Hayatım boyunca böyle bir genel seferberlik görmedim.

Mehmet Babaoğlu ‏@mbabaoglu  Şu anda yapılan temizlik, bizi her alanda sinsice frenleyip sabote etmek üzere sızmış hainleri uzaklaştıracak, yolumuzu tam açacak İnşallah.

 

AZİZİM DİYOR Kİ…

Konya Büyükşehir ve diğer ilçe belediye başkanları “sus-pus” olmuşlar daha neyi bekliyorlar ki?..

Yoksa boğazlarına kadar paralele mi battılar?

Hiçbir başkanın ağzını bıçak açmıyor da…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT