1. YAZARLAR

  2. Hasan Durucan

  3. Umudumuz Şaban
Hasan Durucan

Hasan Durucan

Yazarın Tüm Yazıları >

Umudumuz Şaban

A+A-

O zamanlar tığ gibi delikanlı, cepte para çok. Oyuncu bir de ve Mavi Boncuk filmini çekiyoruz. Bir gün setten çıktık eve gidiyoruz. Ben Laleli'de oturuyorum. Kemal benden önce çıktı, herkes yevmiyesini almış; taksiyle giden gitti, kendi arabasıyla giden gitti, ben baktım ki Kemal yürüyerek gidiyor. Üç kilometre var gideceği yer. Her gün yürüyerek gidip geliyor. Merak ettim nereye gidiyor bu adam böyle diye. Uzun süre yürüdü, sonra bir bankta bir adam yatıyordu. Kaldırdı adamı, bir şeyler konuştular sonra cebinden para çıkarıp verdi. Şaşırmıştım, sonra biraz daha ilerde bir lokantaya girdi. Bir şey yemeden çıktı, oraya da para verdiğini görmüştüm. Bıraktım takibi, banktaki adama yaklaştım ve “Tanıyor musunuz o az önce size para veren adamı?” dedim.

“Adını bilmem, sormam da! her gün para verir bana” dedi.
Teşekkür ettim, az ilerdeki lokantaya gittim.
“Az önce gelen beyin borcu mu var size?” dedim, tanımadılar beni.
“Kemal abi'nin mi? Yok hayır bize her gün evsizler uğrar, yemek yediririz, o da sağolsun onların yemek masrafını öder.” dedi. Ertesi gün Kemal'in yanına gittim, “Sen ne güzel bir adamsın ya!” dedim, ne olduğunu anlayamadı, sarıldım ağladım. “Ölme sen benden önce.” dedim, dinletemedim diye dudaklarından dökülüyor.
Bu hikaye Emel Sayan’ın.

Bazen ben de dünya büyüdükçe, insanların sayısı artıkça güzelliklerin azaldığını düşünmüyor değilim. Güzellik elbette göreceli bir kavramdır ve görmesini bilen her şey de mutlak bir güzellik bulur. Ama işte on beş sene önce aramızdan ayrılan bu güzel insan bir daha hiç aramızda olamayacak. 10 Kasım 1944 İstanbul doğumlu olan sanatçı, M.Kemal Atatürk’ün ölüm yıldönümü münasebetiyle doğum gününü hep bir gün sonrası 11 Kasım olarak kutlamıştır. Babası Mustafa Sunal ve annesi Saime Sunal'ın üç erkek evladından biridir. İlkokulu Mimar Sinan İlkokulu'nda okuyup Vefa Lisesi'nden mezun olmuştur. Yüksek tahsiline Marmara Üniversitesi Gazetecilik Bölümü’nde başlayıp öğrenimi sırasında Emayetaş Fabrikasında çalışmış, ayrıca elektrikçide çıraklık yapmıştır. Vefa Lisesindeki felsefe hocası Belkıs Balkır'ın, sanatçıyı Müşvik Kenter ile tanıştırmasının Kemal Sunal'ın kariyerinde önemli yeri vardır. Türk sinemasının en büyük komedi ve sinema oyuncularından biri olarak kabul edilmiştir kelimesini hiç şüphe etmeden kullanabiliriz. Oynadığı filmlerde Türk sinemasının adeta duayeni olup yeni heyecanlar getirmiştir. Çevirdiği filmlerde genellikle saf, şanslı, iyi yürekli karakterleri canlandırmıştır. Filmlerinin ilk gösterimlerinden yıllar sonra bile hâlâ büyük bir ilgiyle izlenmesi olgusunu, yazmış olduğu bilimsel yüksek lisans tezinde sosyolojik olarak irdelemiştir. Hatta 48 yaşında yaptığı bu tezi de; beni kimse araştırmayacak galiba, ben yapayım bari diyerek bileklerini sıvamış. Sunal, oyunculuk kariyeri boyunca 82 filmde rol almıştır. 1972 yapımı Tatlı Dillim filmi oyunculuk kariyerinde rol aldığı ilk film, 1999 yapımı Propaganda  ise rol aldığı son sinema filmidir. 3 Temmuz 2000 tarihinde, Necati karakterini canlandıracağı Balalayka isimli filmin çekimlerine gitmek üzere bindiği uçağın kalkışından önce heyecan ve korkuya bağlı olarak geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmiştir. Yaşam standartlarını düşündüğümüzde gülmek belki de son zamanlarda yaptığımız seyrek eylemlerden biri haline geldi. Maddi zorluklar, iş stresleri, sağlık sorunları, ailevi sıkıntılar derken gülmeyi unuttuğumuz anda O’nun yaşadığını fark ettik. Çünkü İnek Şaban hiç ölmedi, ölmeyecek. Kabrin nur, mekanın cennet olsun.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

1 Yorum