1. YAZARLAR

  2. Mustafa Balkan

  3. VAN İZLENİMLERİ
Mustafa Balkan

Mustafa Balkan

Yazarın Tüm Yazıları >

VAN İZLENİMLERİ

A+A-

ŞÜHEDA FIŞKIRACAK, TOPRAĞI SIKSAN, ŞÜHEDA

 

  • Cennet’ül Bâki’den sonra dünyanın en büyük Müslüman mezarlığı olan ve Türklerin Anadolu'ya ilk ayak bastığı topraklar üzerinde yer alan Ahlat Selçuklu Kabristanı'ndaki şehadet taşlarının muazzam görüntüsüne ve estetik güzelliğine vurulmamak ne mümkün…

 

Van’ı ve Van Gölü’nü gezerken beni oldukça etkileyen fotoğraf karelerinin başında, fütüvvete konu olan Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Selçuklu Kabristanı ve bu kabristandaki tapu niteliğini taşıyan mezar taşları geldi.

Van’ın tarihi eserleri arasında Van Kalesi, Hoşap Kalesi ve Çelebibağı Kalesi gibi daha pek çok kalesinin yanısıra üç kiliseden biri olan Akdamar Adası ve kilisesi, camiler arasında Ulu Camii, Sinaniye Câmî, Hüsrev Paşa Camii, Kayaçelebi ile İzzeddin Şir Camileri geliyor. Türbeler arasında ise; Halîme Hatun, Hüsrev Paşa, Abdurrahman Gazi, Miralay Tevfik Timuroğlu sayılabilir. Medreseleri, hanları, köprüleri, Şamran kanalı ve gezemediğimiz müzesiyle Van şehri, bir yerde tarih kokan ve açık hava müzesi niteliğinde bölgenin can damarı. Terör olaylarından dolayı turizmden oldukça etkilenen bir bölgemiz.

 

VİTAMİN KAYNAĞI SODALI GÖL SUYU
Van Gölü çevresi tarihin her döneminde hareketli anlar yaşayan çok güzel bir şehrimiz. Sarp ve aşılması güç dağları, otlakları, yaylaları, temizlik ve vitamin kaynağı sodalı suyu gölüyle Van, birçok boy ve devleti kendi bağrında barındırmış, zaman zaman el değiştirmiş ve nihayet Türklerin Anadolu’ya gelip yerleşmelerinden sonra bu yöre ebediyen Türk yurdu olarak kalmış. Van ağzı diye bir ağız var. Türkçe bu bölgede hâkim dil olarak kullanılmaya, Selçuklular ile birlikte XII. Yüzyıldan itibaren başlıyor.

 

AYAĞINDA KUNDURA VAN’INDIR
Meselâ, Urfalı ses sanatçısı İbrahim Tatlıses’in söylediği “Ayağında kundura” türküsünün bir Van türküsü olduğunu biliyor muydunuz? Muzaffer Sarısözen Van’a gelip Abdurrahman Çelebi tarafından söylenen bu türküyü derlemiş ve taş plağa almış. 
Gunduranın da Van’ın has hanımlarının giydiği ayahgabı olarak; “Ölürem yâr ölürem/ Neriye getsen gelirem/ Mahmut Beyi alıram/ Ayağında gundura/ Yâr gelir duradura/ Men bu dertten ölürem/ Göğsüme vura vura” şeklinde nakaratlarla devam ediyor.

Ninnileri, bilmeceleri, tekerlemeleri, hikâyeleri, manileri, lakapları, atasözleri ve deyimleriyle Van kültürü, günümüzde de yaşıyor ve yaşatılmaya çalışılıyor. Halk hikâyeciliği ve âşıklık geleneği, masalları, efsaneleri, menkıbeleriyle birlikte Van folklorunun zenginliği karşısında şaşırıp kalıyorsunuz.

 

AHLAT VE SELÇUKLU MEZARLIĞI
Cennt’ül Bâki’den sonra dünyanın en büyük Müslüman mezarlığı olan ve Türklerin Anadolu'ya ilk ayak bastığı topraklar üzerinde yer alan Selçuklu Kabristanı'ndaki şehadet taşlarının muazzam görüntüsüne ve estetik güzelliğine âdeta vuruldum!

Selçuklu Kabristanı 639 yılında Ahlat’ın Selçuklular tarafından fethedilmesi ile birlikte oluşmuş. İki kısımdan meydana gelen tarihî mezarlıkta çoğu şehit olmak üzere 60 bine yakın şühedanın yattığını öğreniyoruz.

Bitlis’in Ahlat ilçesindeki Büyük Selçuklu Mezarlığı âdeta bir açık hava müzesi. Bu kabristanın bir köşesine de yeni bir müze binası yapılarak 1971 yılında ziyarete açılmış. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Selçuklu Kabristanı’nda bulunan ve sayısı on binlerle ifade edilen şahadet taşlarının üzerindeki yazıları günümüz Türkçesine ne zaman çevireceğini bilemiyorum. Sonradan öğreniyorum ki şehide, din adamına, evlenmeden ölen genç kızlara, çocuklara ayrı ayrı beyitler ve methiyeler yazılan bu kabir taşlarına hayran olmamak elde değil.  Bu Selçuklu Kabristanı’nı üç defa gezen Bahri Bey, bir anısını benle şöyle paylaşmıştı: “Müzede karşılaştığım bir İngiliz turist şunları söylemişti; siz Türkler delisiniz, bu değerli eserlerin üzerine neden dev şemsiyeler yapmıyorsunuz”.

Bu aziz vatan topraklarını yurt kılarak bize emanet eden ceddimiz Selçuklular ile şühedaların huzurundan Fatihalarla ayrılıyoruz.

 

 

FATIMA HATUN

Allah’ım bu kabirde yatana rahmetin ve şefkatinle muamele eyle. Bu, huzura ve şehadete erişmiş kadın, Allah’ın atfettiği, dini bütün, çokça ibadet eden, örtünen, Allahu Teâlâ’nın rahmetine ve mağfiretine muhtaç, Hacı … din Muhammed’in kızı Fatıma Hatun’un lahdidir. O (hicri … … yedi yüz yirmi yedi -727) - (miladi 1326-27) yılında vefat etmiştir.

Kabri Yapan San’atkâr: “Bu eser Yusuf oğlu Hacı Miran’ın eseridir.”

 

Foto Altları:

4- Ahlat'taki Selçuklu kabir taşları; Allah lafzının rûmî desenlerle bezenerek ve lâle figürleriyle desteklenerek ortaya çıkarıldığı taş oymacılığının bir şehaseri niteliğinde. 

1-123.jpg2-105.jpg3-086.jpg4--allah-lafzinin-rumi-desenlerle-bezenerek-lâle-figurleriyle-desteklenerek-tas-oymaciliginin-bir-sehaseri;-ahlattaki-selcuklu-kabir-taslari...jpg

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT