1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. Van'da "Deprem Farkındalığını Geliştirme Sempozyumu"
Van'da "Deprem Farkındalığını Geliştirme Sempozyumu"

Van'da "Deprem Farkındalığını Geliştirme Sempozyumu"

YYÜ Rektörü Prof. Dr. Battal:- "Depremlerde insanların beklediği bir şey var muhataplarından, 'Biz size güvenebilecek miyiz?' Bunu sizden bekliyorlar. Siz bu imajı verirseniz hiçbir sorun kalmıyor"- İTÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadıoğlu:- "İstanbul'da bir

A+A-

VAN (AA) - Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Rektörü Prof. Dr. Peyami Battal, "Depremlerde insanların beklediği bir şey var muhataplarından, 'Biz size güvenebilecek miyiz?' Bunu sizden bekliyorlar. Siz bu imajı verirseniz hiçbir sorun kalmıyor." dedi.

Van'da, YYÜ ile AFAD İl Müdürlüğü iş birliğiyle "Deprem Farkındalığını Geliştirme Sempozyumu" düzenlendi.

Battal, YYÜ Cengiz Andiç Kültür Merkezi'ndeki sempozyumda, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 depremlerinde üniversite olarak yaşadıklarını anlattı.

Türkiye'nin afetler ülkesi olduğunu belirten Battal, idareciden ev reisine kadar herkesin bu konuda nasıl hareket etmesi gerektiğini bilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Deprem döneminde Anadolu Ajansının habercilik anlayışına değinen Battal, AA'nın sayesinde seslerini duyurduklarını kaydetti. Battal, "Bütün Türkiye'ye öğrencilerimizin bir hafta izinli sayılacağını bildirdik. Öğrencilerimizi evlerine gönderdik sonra. Bunu duyurunca çok önemli bir etki yarattı. Bizi arayan öğrencilerin velileri ve personelimizin yakınları rahat nefes aldı." diye konuştu.

Battal, 23 Ekim depreminden birkaç saat sonra kente gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın desteğiyle, sorunları kısa sürede atlattıklarını ifade etti.

Yaşadıklarını anlatırken gözleri dolan Battal, o dönemde üniversiteden ayrılmayarak çalışmalarını sürdüren personele de teşekkür etti.

"Depremlerde insanların beklediği bir şey var muhataplarından, 'Biz size güvenebilecek miyiz?' Bunu sizden bekliyorlar. Siz bu imajı verirseniz hiçbir sorun kalmıyor." diyen Battal, şöyle devam etti:

"Biz bu güveni verince, insanlar güvenmeye başladı. Hiçbir öğrencimizi bir yere göndermemek, ayakta kalmamızda mihenk taşımız oldu. 20 bin civarındaki öğrencilerimizin hiçbiri mağdur olmadı. Kendi evimizi yurt yaptık. Yurtlarda kalmak istemeyen öğrencilerimizle yurtlarda kaldık ve onlara o güveni verdik. 26 yıldır Van'dayım. 24 Mart döneminde gördüğüm soğuğu hiçbir zaman görmedim. Ama en son öğrencimizi yerleştirene kadar da bir yere gitmedik. O dönem yaşadığım zevki, hiçbir zaman yaşayamayacağım. Ondan sonra eve gittiğimde rahat uyuyabildim."

- "En kötü senaryo, Marmara'daki hattın boydan boya kırılması"

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Meteoroloji Mühendisliği Bölümü ve Afet Yönetim Merkezi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu ise sunumunda, İstanbul'da büyük bir deprem beklediklerini söyledi.

Afet yönetiminin "en kötü senaryoya hazırlanmakla" olacağını dile getiren Kadıoğlu, şunları kaydetti:

"Bizim en kötü senaryomuz Marmara'daki fay hattının boydan boya kırılmasıdır. Adalar depremi olsa bu bizim için en iyi senaryo. En kötü senaryo bu, buna göre hazırlamamız gerekiyor. İstanbul'da bir depremin olması, Türkiye'nin gayri milli hasılasının üçte birini yok ediyor. Türkiye kalkınmak için, ihracat için yapmadığını bırakmıyor. Ama bir deprem olursa okyanusu geçerken Marmara Denizi'nde boğulacağız. Türkiye'nin en büyük korkusu bu. Türkiye'de afet yönetimi bir arama kurtarma problemi değil, bir kalkınma problemidir. Bütün bu yaptığımız altyapıyı, fabrikaları, sanayi bölgesini Marmara'da kaybedersek Türkiye'nin kalkınmasına büyük sekte vuracaktır."

Afet yönetiminde riskin, zararın azaltılmasına yönelik çalışmaların önemine işaret eden Kadıoğlu, "İstanbul'da deprem olduğunda 34 bin ağır hasarlı bina bekleniyor. Bu en iyimser senaryo. 34 bin bina için hazırlık yapabilir miyiz? 34 bin bina başına 10 kişilik, belki de 20 kişilik, 34 bin kişilik arama kurtarma ekibi bulabilir miyiz? Samanyolu galaksisinde, dünyada yok yani. 100, bilemedin bin binaya müdahale edebiliriz 3 gün içinde. Bunu bin binaya indirirsek, zarar azaltmayla, risk azaltmayla bin bina için hazırlık yapabiliriz. Yoksa tamamen hayal." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'nin, kriz yönetiminden risk yönetimine geçmesinin şart olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, "Afet yönetimimizi 4 evreye indirgemişiz. Bunlardan en önemlisi risk azaltmak. Ama maalesef Türkiye'de en önemsizi bu. Türkiye'de bu zihinsel dönüşümü tam gerçekleştiremedik." ifadelerini kullandı.

Sempozyum sonunda merkez önünde, YYÜ, AFAD, İl Sağlık Müdürlüğü ve Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) tarafından deprem tatbikatı düzenlendi. Senaryo gereği, yıkılan binada ve üst katlarda mahsur kalanlar ile araçta sıkışan sürücü, ekiplerin çalışmaları sonucu kurtarıldı.

Programa, Vali Yardımcısı Vefa Kaya, AFAD İl Müdürü Osman Uçar, öğretim üyeleri ve öğrenciler de katıldı.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT