1. YAZARLAR

  2. Dinçer Suroğlu

  3. YAVUZ ATAR MUAMMASI - kod adı MİMOZA
Dinçer Suroğlu

Dinçer Suroğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

YAVUZ ATAR MUAMMASI - kod adı MİMOZA

A+A-

DEVLET PARALELDEN TEMİZLENİYOR

Paralel Yapı mensubu olanların listeleri havalarda uçuşuyor. Milli Eğitim, AKTİFSEN üyeleri üzerinden düğmeye bastı; yarışı önde götürüyor. İçişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı arasında ise ikincilik mücadelesi var. Sağlık Bakanlığı’ nın da bir atağa kalkması sürpriz olmayacak.

YÖK “dekanların istifası” ile ilk günlerde gündeme oturmuştu. Şimdi ise üniversiteler seviyesinde akademisyenler mercek altında. İyi ama YÖK kendi içinde ne yapacak?

KÖŞE YAZILARINDA YAVUZ ATAR

Yerelde lakabı PARALEL AVCISI’ na çıkan Ahmet Şükrü KILIÇ, Prof. Dr. Sami KARAHAN’ ı diline dolamışken bir anda MİMOZA yayınevi üzerinden Prof. Dr. Yavuz ATAR’ a da dokunmadan edemedi.

Murat GÜZEL de Milli İrade Gazetesi’ndeki köşe yazısında YÖK başkanı Yekta SARAÇ ile Yavuz ATAR’ a ince ince dokunurken, yazısında MİMOZA demeden de geçmedi.

Yerel medyada belki araya kaynayıp gidecekti bu konu, ama YENİAKİT’ ten Mehtap YILMAZ ablamız 28 Mayıs 2016 tarihli yazısı ile oyuna dahil olunca Yavuz ATAR ulusala taşınmış oldu. Ablamız bu yazısında “Sobe” Yavuz Atar…Dur, bir yere gitme…Daha karpuz keseceğiz… diyerek de zirve yapmıştı.

Bu 3 köşe yazısının tamamını aşağıda bulabilirsiniz.

YÖK AÇIKLAMALARI

Gelelim bu güne.

YÖK, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası üniversitelerde temizliğe girişti. Bu temizlik hangi çapta olacak, kimlere dokunulacak bekleyip göreceğiz. Kurum üniversiteler üzerinde operasyona başladı da, kendi içinde nasıl bir temizlik yapacak? Bunu da bekleyip göreceğiz.

Şimdi gelelim Mehtap YILMAZ ablamızın sobelediği Yavuz ATAR hocaya.

20 Temmuz günü YÖK’ ten bir açıklama yapılıyor ve YÖK Başkanvekili Yavuz ATAR’ ın Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ nin boş bulunan mütevelli heyeti üyeliğine seçildiği ve ATAR’ ın YÖK üyeliğinin de devam edeceği duyuruluyor. Ayrıca YÖK, akademisyenlere yurtdışına çıkma yasağı getirdi.

Bir de tüm yeşil pasaport sahiplerinin yurtdışına çıkmaları yasaklanması var. Çıkışları ancak çalıştıkları kurumdan yazı getirmeleri ile mümkün olabilecek.

YAVUZ ATAR KİMDİR

Selçuk Üniversitesi’ nde uzun yıllar vergi hukuk derslerine girdi. Kendisinden bu dersi alanlardanım. Mesai arkadaşları Sami KARAHAN, İbrahim ARSLAN, Haluk Hadi SÜMER, Ömer ULUKAPI, Mehmet AYAN ile birlikte MİMOZA Yayınevi adında bir şirketleri var. Hukuk kitapları yazıp basarlar, öğrencilere satarlar.

Bu ortaklardan Haluk hadi SÜMER, Mehmet AYAN ve İbrahim ARSLAN hem Selçuk Üniversitesi’ nde hem Mevlana Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ nde ders veriyorlar. Sami KARAHAN ise BankAsya ortaklarındandır. Bu ortakların ismini bir kenara not edin, ileride sıkça duyacaksınız.

Yavuz ATAR aynı zamanda Abant Platformu tarafından hazırlanan ve bir dönem gündem olsa da sonradan çöpe atolan Yeni Anayasa hazırlayan ekipte.

Bu tanıtım uzar gider. Ama bilenen bir şey varsa Paralel Yapı ve Akademisyenler konusu her açıldığında akıllarda soru işareti taşıyan bir isim. Bu soru işareti ne zaman ve nasıl ortadan kalkacak bekleyip görelim.

YEŞİL PASAPORT – KURUM YAZISI

Yarın Yavuz ATAR “ben bi Kırgızistan’ a dolaşıp geleyim, mütevelli üyesi olarak görevlendirildiğim Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi’ nde neler olup bitiyor görüp geleyim” diyecek olsa elinde yeşil pasaportu ve YÖK’ ten verilen görevlendirme yazısı ile dış hatlar teminalinden çıkar gider. Biz de arkasından el sallarız.

MUAMMAYI SİZ ÇÖZÜN

Üç usta kalemin Yavuz ATAR’ a dair yazılarını keyifle okumanızı ve muammayı sizin çözmenizi rica ediyorum. Benim yazdıklarımı ve bu köşe yazılarını okuduktan sonra sizin de komplo teorileriniz olacaktır.

Bulutların dağılıp gerçeğin ortaya çıkması uzun sürmeyecek gibi görünüyor. Şimdi top DEVLETİN ayağında, pozisyon da gol olmaya müsait.  Bize ise heyecanla tezahürat yapmak düşüyor sadece. Ne dersiniz GOL olur mu?

........

İŞTE O 3 KÖŞE YAZISI

YENİAKİT YAZARI

mehtapabla-002.png

YÖK’TEKİ PARAZİTLER, BAĞIRSAKTA YAŞIYOR, BAĞIRMASAK DA…

YÖK’ün bağırsakları gurul gurul…

Bakın tâ “Paralel Yapı’nın Kandili” Dicle Üniversitesi’nde YÖK nasıl da dizayn edilmeye çalışılıyor.

Diyorlar ki “YÖK başkanı değişsin…”

Kimler diyor?

Korkaklar!

Sebep?

“FETÖ’ye karşı sağlam tavır koyamıyor. Locaefendicileri himaye ediyor.”

“Falanı Cumhurbaşkanı ile görüştürelim… Filanı Cumhurbaşkanı’na gönderelim... ama illa bu YÖK’ü dizayn edelim!”

Sanırsınız ki, kendileri sütten çıkmış AK kaşık…

Anlatacağım… Bunları tanımanızı sağlayacağım. 

Anlatırken dahi tüylerim diken diken oluyor, midem bulanıyor ama yine de anlatacağım…

Dicle Üniversitesi Rektörlük seçimleri öncesiydi…

Sıkışınca Fransa’ya topluklayıp, Eyfel Kulesi önünde “acımadı kiii, acımadı kiii” diye selfie çeken FETÖ  Rektörü Şerif Ali Tekalan, Locaefendi’nin emriyle Diyarbakır’a sızmıştı  tabii... 

Locaefendi’nin emri, FETÖ’nün adliye imamı olduğu bilinen Mustafa Tuna’nın kavli ile Jale Saraç’la görüştürülmüş, FETÖ adayı olarak Jale Saraç seçilmişti.

Zira beyin cerrahı eniştesi Locaefendi’ye yakın bir isimdi. Bir de FETÖ adliye imamı görevine aynı hız ve gazla devam eden Mustafa Tuna’ya yakındı tabii…

Derken, F Tipi operasyonlar tetiklendi…

Diğer rektör adayları hakkında YÖK’e “Yeşil Dosya”lar gönderildi.

Prof. Dr. Talip Gül de bunlardan biriydi! Hakkında, “PKK terör örgütünün Üniversite sorumlusu” olduğu iddialarını içeren bu dosya, FETÖ’nün en sızma, en tehlikeli akademisyenleri eliyle YÖK üyelerine gönderildi. 

O dönemde Locaefendi henüz Kırmızı Bültenle aranmıyordu… İşimiz zordu… Biz de FETÖ örgütünü en çirkin yüzüyle tanıma fırsatı bulduk tabii…

Buna rağmen defalarca yazdım… Lakiiin, ayyynen şu filleri şikâyet için Timur’a giden Nasrettin Hoca gibi arkamda bir tane “adam gibi adam”bulamadım!

Eh…

Kiminin “Diyaliz merkezi” vardı… Kiminin muayenehanesi…

Eğer uslu durmaz da konuşurlarsa, FETÖ Zülfiyâre dokunabilir, ticari işleri alt üst olabilirdi.

Hadi “destek” vermelerinden geçtik… “Bize Allah yeter” dedik… “Allah büyük” dedik… “Ölmek var, PKK ve FETÖ ile mücadeleden dönmek yok”dedik…

Amaaa…

Seçim ertesi bir de ne görelim? 

FETÖ projesi Jale Saraç lokomotif, Prof. Dr. Talip Gül ve FETÖ mağduru kim varsa rektöre vagon olmuşlar… Rektör düdüğü çaldığı gibi anında vagon pozisyonuna geçip “çuf, çuf, çuf” diye geziyorlar arkasında…

Tesellim düştü…

Zaten “Yeşil Dosya mağduru” Gül’ün de gıkı çıkmadı ondan sonra…

Diyarbakır’ın damarlarından kan çeker gibi, beni Diyarbakır’dan, Diyarbakır’ı benden ettikleri yıllardan bu yana Dicle Üniversitesi’nde FETÖ düzeni değişmedi.

Hey gidi günler…

Nevzat Yalçıntaş 2005-2007 yıllarında Diyarbakır’a ne de sık gelirdi.

FETÖ rektörü Şerif Ali Tekalan…

Tâ o yıllardan FETÖ-PKK işbirliği halindeydi.

SODES projeleri bunlara peşkeş çekildi…

FETÖ, SODES projesi paralarıyla “Okuma salonları” kurarak, PKK içerisine“sızdırmak üzere”, FETÖ istihbarat elemanlarını devşirdi. 

Bir düşünsenize! FETÖ, PKK içerisindeki emniyet ve istihbarat elemanlarını neden deşifre etti sizce?

Söyleyeyim… PKK içerisinde FETÖ istihbaratına yer açabilmek, ve PKK’yı Kobani eylemleri ve malum “Çukur Savaşı”nda olduğu gibi parmağında“Erdoğan’a darbe” sopası olarak kullanabilmek içindi.

Biz yazdık… Cüppeli Bülent Arınç, Dicle Üniversitesi Rektörü Jale Saraç’ı himaye etti.

Biz yazdık… Cüppeli Bülent Arınç, Aydın Doğan’ın CNN’inden bize“Başörtülü Troliçeler” dedi.

Biz yazdık… Cüppeli Bülent Arınç’ın rektör kardeşi Ümit Doğay Arınç, FETÖ’nün adliye imamı Mustafa Tuna ve FETÖ ablalarından rektör Jale Saraç’la, Diyarbakır’da o komik şapkaları takıp “Kovboyculuk” oynuyordu.

Biz yazmaya devam ettik… Dicle Hukuk Fakültesi’nden İlyas Doğan, YÖK Denetleme Kurulu başkanı olarak, Rektör Jale Saraç’la birlikte YÖK’te beş çayı içiyordu.

Biz yazmaya devam ettik… YÖK Denetleme Kurulu Başkanı İlyas Doğan, benim lojman komşusu olduğum yalanına varana kadar, algı operasyonları yapıyordu.

Biz yazmaya devam ettik… AYM Başkanı Zühtü Aslan’ın İngiltere’deki ev arkadaşı olan Yavuz Atar’ın, Marmara ve Haliç Üniversiteleri’nin“dosyalarını” sümen altı ettiği iddia ediliyordu!

Biz yazmaya devam ettik… YÖK Başkanvekili Brutüs Yavuz Atar’ın FETÖ yayınevlerinden Mimoza Basım Yayın Şirketi’nin ortağı olduğu ortaya çıkıyordu.

Biz yazmaya devam ettik… YÖK Başkan Vekili Yavuz Atar’ın, Konyalı hemşehrisi Aydoğan Vatandaş’la Konya’da üniversite ve bürokrasiyi dizayn etmeye çalıştığı ortaya çıkıyordu.

Biz yazmaya devam ettik… FETÖ sempatizanı Aslan Bilici, FETÖ rektörü Jale Saraç’ın YÖK’teki işlerini YÖK üyesi Mehmet Emin Yılmaz sayesinde tıkır tıkır yürütüyordu.

Biz yazmaya, bunları deşifre etmeye devam edeceğiz! 

Öyyyle yengeç gibi yan yan yürürseniz!

FETÖ’nün yaptıklarını, “düzeniniz” bozulmasın diye görmezden gelirseniz.

Rektör Arınç gibi kovboyculuk oynamaya kalkarsanız!

Kalemimizin hışmından, mazlumların ahından kurtulamazsınız!

“Sobe” Yavuz Atar…

Dur, bir yere gitme…

Daha karpuz keseceğiz…

Yeni başladık!

Sahi de hele 2009’da AIPAC tarafından görevlendirildin mi?

……………………

ÖNEMLİ NOT: Mehtap ablamızın bahsettiği AIPAC nedir diye soranlara işte cevabı.

Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (American Israel Public Affairs Committee)

 

cafekulis-001.png

SAMİ KARAHAN VE YAVUZ ATAR'IN MİMOZA ORTAKLIĞI ve HUKUK FAKÜLTESİ'NDE ZULÜM!

YÖK Üyesi Prof. Dr. Yavuz Atar'ın ortağı olduğu MİMOZA Basım Yayım ve Dağıtım Şirketi'nin ortakları Bank Asya ortağı da olan Sami Karahan ve Mevlana Üniversi'nde derse giren Hukuk hocaları...

İŞİN SIRRI "MİMOZA"

Konya'da gündemi Selçuk Üniversitesi Rektör seçimine kilitlendi.

Adaylar YÖK'ten destek alma çabasındalar haliyle.

Böyle olunca da YÖK üyesi olan Selçuk Üniversitesi kökenli Prof. Dr. Yavuz ATAR'ın kapısına giden çok oluyor.

Başbakan'ın şehrinin en köklü üniversitesine rektör atanacaksa, akademik kökenli Başbakanımız Prof. Dr. Ahmet DAVUTOĞLU'dan olur almak da gerekir elbette.

Anlaşılan o ki, Prof. Dr. Yavuz ATAR YÖK tarafında, Başbakanımız HÜKÜMET tarafında bu konuya ister istemez müdahil olacaklar.

İyi, güzel de kim bu Prof. Dr. Yavuz ATAR?

Hukuk camiasına yabancı olduğumuzdan olsa gerek; ATAR'ın ismini Ergun ÖZBUDUN'un başkanlığında hazırlanan anayasa taslağının komisyonunda duyduk.

ATAR, halihazırda YÖK üyesi. 

Eeee başka ne biliyoruz hakkında? 

Konya' da YÖK'te işi olanlar arasında popüler bir hoca. 

Başka?

İşte işin başkası kısmı.

Yavuz ATAR, aynı zamanda MİMOZA isimli bir şirketin ortağı. Normal, olabilir. 

Bu şirketin diğer ortakları kimler?

Sami KARAHAN, İbrahim ARSLAN, Haluk Hadi SÜMER, Ömer ULUKAPI, Mehmet AYAN ve birkaç kişi daha.

Sami KARAHAN, Cafekulis'i takip edenler için tanıdık bir isim.

Bank ASYA hissedarı, Marmara Üniversitesi Hukuk hocası, tescilli Ak Parti düşmanı bir cemaatçi.

İbrahim ARSLAN, Haluk Hadi SÜMER, Mehmet AYAN ise Selçuk Üniversitesi kadrosunda ve bunun yanında Mevlana Üniversitesi'nde de ders veren adamlar.

Ömer ULUKAPI ise Selçuk Hukuk' ta dekanlık yapan adam.

MİMOZA'larının ticaret sicildeki son kayıtları 2014 yılı şubat ayında. Bu kayıtın içeriğini görmeden önce aklıma Yavuz ATAR, 17 - 25 Aralık sonrası şirket hisselerini devredip çıkmış herhalde diye düşünmüştüm. Meğer müdürlerini azledip, yeni müdür ataması yapmış bizim Mimozacı ortaklar.

Sami KARAHAN'ı tanıdık artık ama, bu İbrahim ARSLAN, Haluk Hadi SÜMER, Ömer ULUKAPI, Mehmet AYAN kimdir diye araştırma yapalım istedik. Kime sorsak aynı. Meselenin başkaca boyutları da varmış ama halen "duyum" seviyesinde. Aslını araştırıyorum. İspatı halinde gişe rekorları kıran ORGANİZE İŞLER filmini sollayacak bir senaryo çıkacaktır. İpucu olarak şimdilik 71/900 diyelim yeter.

Adamlar Mevlana Üniversitesi akademik kadrosundalar, Mevlana Üniversitesi'nin önceki yönetimindekilerin tamamı FETÖ davasının sanıkları. Pek çoğu da firari sanık; Emniyetin GRİ LİSTESİ'nde yer alıyorlar ve adam başı 300.000,00 TL bedel biçilmişken.

Dönelim Yavuz ATAR'a. 

YÖK, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN'ın önüne 3 kişilik bir liste gönderecek. Bu listeye müdahale konusunda Yavuz ATAR, abi sözü dinleyecek midir?

Bu ortaklık, adamın başını çok ağrıtır Sayın ATAR. 

Mimoza ortaklarından Mehmet Ayan halen Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde kadrolu öğretim üyesi, aynı zamanda Mevlana Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde derslere giriyor.

Mimoza'nın bir diğer ortağı Ömer Ulukapı ise Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı.

Ömer Ulukapı, Hakkı Gökbel tarafından dekanlığa getirildi.

Süleyman Okudan'ın rektörlüğü döneminde İletişim Fakültesi Dekanlığı yapan Mimoza ortaklarından Haluk Hadi Sümer ise şu an S.Ü. Hukuk Fakültesi'nde öğretim üyesi.

Selçuk Hukuk’ta 900 öğrenci hangi gerekçeyle bırakıldı, neden sadece 71 öğrenci mezun edildi?

2015 yılında Hukuk Fakültesi’nde 900’ün üzerindeki öğrencilerden sadece 71’i mezun olabiliyor.

Selçuk Hukuk’ta öğretim üyeliği yapan hocaların bir kısmı belirttiğimiz gibi Mevlana Üniversitesi’nde de derslere giriyor.

YÖK’ü ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığını göreve çağırıyoruz. Mezun edilen öğrencilerin paralel yapıyla bir bağları var mı?

1000’e yakın öğrenciden sadece 71 öğrenci mezun olabiliyorsa, Fakülte’nin öğretim üyelerinin başarısızlığı olarak da değerlendirilecektir.

İnsan sormadan edemiyor, sadece bir yerlere bağlı olan öğrenciler mezun edilip, yine sadece onlar mı hakim ve savcı yapılmak isteniyor?

KPSS skandalından ne farkı var bu durumun?

Birinde soru ver kazandır, diğerinde sadece bağlantısı olanları mezun et!

Hukuk Fakültesi öğrencilerinin mağduriyeti Konya’nın en öncelikli sorunu durumuna gelmiştir.

MİMOZA ortaklığı benzeri paralel yapı ortaklıklarının üzerine gideceğiz:

Konya milletvekilleri, Rektör seçimine müdahil olan AK Parti Genel Başkan Danışmanı uyuyor mu?

 

MİLLİ İRADE YAZARI

murat-guzel.png

SAYIN YEKTA SARAÇ! SAYIN YAVUZ ATAR! O DOSYAYI NE YAPTINIZ?

Selçuk Üniversitesi cenahında önemli gelişmeler yaşanıyor.

Paralel yapıyla mücadelenin Konya ayağında önemli bir yer tutuyor çünkü Selçuk Üniversitesi.

Eski rektör Prof. Dr. Hakkı Gökbel döneminde hemen her köşe başına, idari yöneticilikle ilgili her kadroya doldurulan paralel yapı elemanlarından tutun da üniversite arazisine kurulu bir vakıf üniversitesiyle yapılan protokole kadar birçok konu vardı gündemde.

Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'ne atandığı ilk günlerde Prof. Dr. Mustafa Şahin, rektör yardımcılarını belirler belirlemez, konuyla ilgili ilk adımların atılması cihetine gitti.

Prof. Dr. Şahin, bu kararlı ve cesur adımıyla da kendisi hakkında tezvirata başvuran birçok karanlık kişiye de gerekli cevabı vermiş oldu.

Çoğu dut yemiş bülbüle dönen o tiplerin ürettiği saçma sapan dedikodu ve iftiralar, ne rektörümüze ne de onun sağlam ekibine herhangi bir zarar verebildi.

Önce üniversite senatosu tarafından tüm vakıf üniversiteleriyle Selçuk Üniversitesi arasında imzalanmış protokolleri iptal etme kararı alındı.

Mahkeme kararıyla "eğitim alanı" olarak düzenlenmiş eski MASERA arazisi hakkında yasal işlem başlatılması için gerekli adımlar da atılacak.

FETÖ/PDY'nin Okyanus operasyonuyla bir taşla vurduğu beş-altı kuştan biri olan bu arazinin yeniden Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü'nün idari tasarrufuna alınması şu an için üniversitenin hemen hemen en öncelikli meselesi olarak görünüyor- tabii üniversitede etkili kadroları, bilhassa Hukuk Fakültesi'ni işgal etmiş yapıyla mücadele de önem bakımından ön sıralarda yer alıyor.

Bütün bu iyi gelişmeler Konya'da yaşanırken meselenin bir de Yükseköğretim Kurulu boyutu var ki akıllara seza.

Neredeyse iki yıl olacak ama hâlâ Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın FETÖ/PDY dosyasından tefrik ederek gereğinin yapılması için YÖK'e gönderdiği dosyanın akıbeti belirsiz.

O dosyayla ilgili YÖK, aradan geçen sürede ne tür işlemler yaptı?

Bunu ısrarla soruyoruz, çünkü Mevlana Üniversitesi'nde okuyan biçok öğrenci o dosyanın akıbetini gerek telefon açarak, gerek e-maille, gerekse de sosyal medyadan tarafımıza soruyor.

Sahi Sayın Yekta Saraç, sayın Yavuz Atar! Konya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 11 Mart 2015 tarih ve 2014/34837 sayılı soruşturmadan tefrik edilerek YÖK'e ulaştırılan dosyayla ilgili o günden bu yana ne tür bir işlemin gerçekleştirilmesini sağladınız? Konya kamuoyu ve Mevlana Üniversitesi öğrencileri cevabınızı büyük bir merakla bekliyor.

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

6 Yorum