Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Doç. Dr. Mehmet Kamanlı

Yazarın Tüm Yazıları >

Yeni Türkiye hayali

A+A-

             Her toplumun, kendi ufkuna uygun sosyal anlamda hayalleri ve de rüyaları vardır. Oğuz Kağan’ın yaşlı veziri rüyasında doğudan batıya uzanan büyük bir altın yay ve kuzeye uçan oklar görür. Bu bir cihangirlik rüyasıdır. At sırtında yaşayan, bir yerde oturmayan kök salmaktan hoşlanmayan, göçen konmayan atlı göçebenin sembolüdür yay ve ok.  Türkler buna uygun olarak yüzyıllar boyunca doğudan batıya büyük bir altın yay gibi uzanmışlar ve gümüş oklar gibi kuzeye koşmuşlardır. ‘ok ve yay’ gibi olun der destan. Buda Türklerin yerleşik hayata geçmeden önceki hayat görüşlerini ve ufuklarını ifade eder.

Osman Gazi’nin rüyası Oğuz Kağan’dan farklıdır. Ulu bir ağaç semboldür. Bu da toprağa kök salma, büyüme etrafa dallar budaklar salmadır. Anadolu Türk tarihinin bilhassa Osmanlı tarihinin bu rüyadan başka da izahı yoktur. Türkler Anadolu’ya gelmeden önce de birçok yerde yerleşik medeniyete geçmişler, büyük Türk şehirleri kurmuşlardır. Fakat en kuvvetli ve en ulu medeniyet ağacını, medeniyetin beşiği Anadolu’ya dikmişlerdir. Bu ağaç, bin yıl boyunca büyümüş, gelişmiş ve meyve vermiştir.

         Bütün Türk tarihinde en sürekli, en sağlam, en kompleks devlet Osmanlı Devleti’dir. Osmanlı kelimenin tam manasıyla bir medeniyet kurucusudur. Bütün bu medeniyeti, Anadolu’yu anlatırken Selçukluları ve Anadolu Selçuklularını anmak gerekir. Anadolu coğrafyasının, medeniyetin beşiği olmasında Anadolu Selçukluları da asla unutulmamalıdır. Anadolu tarihi Türk medeniyet tarihinde hala tam manasıyla anlaşılamamış olması da ayrı bir yazı konusudur. ‘Atlı göçebe Türk; bu topraklarda ilim, sanat, maharet ve yaşamanın derin zevkine ulaşmıştır’ der Mehmet Kaplan Hoca. Ne güzel de der…

        Bu medeniyet kendi mükemmellik idealine ulaştıktan sonra tarihteki birçok medeniyet gibi yıkılmıştır. Modern Türkiye; onun harabeleri, tabiri caizse küllerinden kurulmuştur. Etrafımız henüz o medeniyetin maddi ve manevi yıkıntıları ile dolu değil midir?

 Bu medeniyet enkazı bizim için muhteşem bir geçmişin aziz hatırasıdır. Mazi bizim mazimizdir. Gelecek bizim geleceğimizdir. Sorun ‘Yeni Bir Türkiye Rüyasıdır’. Çağdaş medeniyete uygun bu rüya Türk aydınları tarafından görülmüştür. Mazi ile ati arasında köprü olan bu yeni medeniyet muasır medeniyet seviyesidir. Bu medeniyete uygun binlerce genç modern Türkiye’nin okullarında eğitim görmekte, çağdaş medeniyeti benimseyen binlerce genç yetişmektedir.

       Bugünkü Türkiye’de medeniyetin en tesirli değiştirme metotları olan yollar, fabrikalar, ilim ve fenden kaynaklı ilerlemeler, yaşam biçimleri, algılar, ekonomik tesirler gözle görülür hale gelmiştir.

       Türkiye’nin çehresi, ufku ve vizyonu her gün değişmektedir. Türkiye eski Türkiye’den hiç şüphesiz farklı olacaktır. Bütün hareket yada misyon yada düşünce hatta hülya ve rüyalarımız ‘Yeni Türkiye İdeali’ ne uygun olmalıdır.

      Geleceğin ‘BÜYÜK TÜRKİYE’si bunların geliştiği en son noktasına ulaştığı bir Türkiye olacaktır. Sağlam bir şekilde demokrasiyi benimsemiş, ötekileştirmemiş, parlamenter sistemde köy çocukları da dahil herkes okumuş hatta iyi okumuş. Dünya insanı olmuş. Köyüyle, kasabasıyla, beldesiyle, şehriyle, ülkesiyle Dünya Ülkesi olmuş. Dünya’da söz sahibi, sıhhatli, aydın, mesut, müreffeh, çözüm odaklı, sözü dinlenir, kestiği yenir, sağlam kökleri olan, yaratıcı YENİ BİR TÜRKİYE.

İşte bizim rüyamız.

Sloganlaştırmadan hepimizin yapabileceği, katkı sunacağı bir hayalimiz.

Bizden öncekiler nasıl yaptıysa, biz de yapabiliriz. Başarabiliriz…

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT