1. HABERLER

  2. EKONOMİ

  3. 2. Teknoloji Transfer Ofisleri Buluşması
2. Teknoloji Transfer Ofisleri Buluşması

2. Teknoloji Transfer Ofisleri Buluşması

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit:- "Mesele, sadece üniversitedeki akademisyenlerin, girişimcilerin sanayiye destek vermeleri değil. Topyekün bütün bölgedeki, hem firmaların hem sanayinin hem üniversitelerin

A+A-

İSTANBUL (AA) - Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit, meselenin, sadece üniversitedeki akademisyenlerin, girişimcilerin sanayiye destek vermeleri olmadığını belirterek, "Topyekün bütün bölgedeki, hem firmaların hem sanayinin hem üniversitelerin bilginin ticarileşmesi noktasında, büyük bir emek ve çıktı ortaya koyabileceklerine inanıyorum." dedi.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı himayesinde, Yıldız Teknoloji Transfer Ofisi ev sahipliğinde düzenlenen "2. Teknoloji Transfer Ofisleri Buluşması", Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Macit, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ) Genel Müdürü Temel Kotil, Üniversite Sanayi İşbirliği Merkezleri Platformu (ÜSİMP) Başkanı Prof. Dr. Hamit Serbest ve Yıldız Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Mesut Güner'in katılımıyla Yıldız Teknopark'ta gerçekleştirildi.

Büyümesini sürdüren teknoloji transfer ofisi (TTO) ekosisteminin sağlıklı bir şekilde gelişebilmesine katkıda bulunmayı hedefleyen etkinlikte, sanayicilerin, üniversitelerden ve TTO'lardan beklentilerinin yanı sıra akademik kuluçkalarda sürdürülebilirlik ve ticarileşme konuları ele alındı.

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürü Muhammet Bilal Macit, etkinliğin açılışında yaptığı konuşmada, dünyada kendi kendine yetme anlayışının kalmadığını ancak katma değeri yüksek ürünler ortaya koyarak ülkenin daha ileriye taşınabileceğini söyledi.

Doğru enstrümanları bir araya getirmenin önemine işaret eden Macit, ürünlerde katma değeri öne taşıyacak olanın, bir yönetim mekanizması ile doğru paydaşları bir araya getirebilmek olduğunu vurguladı.

Macit, üniversiteler ve kamu-sanayi arasındaki harmoniyi sağlamanın yolunun teknoparklar olduğunu belirterek, teknoparkların, bulunduğu şehir ve ülkeye dair söz söyleyebileceğini ve iş yapabileceğini söyledi.

Teknoparkların önemli bir mekanizmasının da TTO'lar olduğunu vurgulayan Macit, şunları kaydetti:

"Mesele, sadece üniversitedeki akademisyenlerin, girişimcilerin sanayiye destek vermeleri değil. Topyekün bütün bölgedeki, hem firmaların hem sanayinin hem üniversitelerin bilginin ticarileşmesi noktasında, büyük bir emek ve çıktı ortaya koyabileceklerine inanıyorum. Kurumsallaşmayı da çok önemsiyorum. Çok iyi girişimcilerimizin, mühendislerimizin, hatta teknoloji transfer ofislerimizin kurumsallaşmayı sağlayamadığı için sürdürebilir olamadığını görüyorum. Bugün Türkiye'de devlet, uzun bir süredir Ar-Ge, üniversite-sanayi çıktısı olsun diye teşvik mekanizmalarını çok ciddi anlamda kullanıyor. Genelde bunlar muafiyetler olabildiği gibi özellikle TÜBİTAK üzerinden çok somut nakdi destekler de olabiliyor. Ancak bunların hepsi bir gün bitecek. Yani bugün teknoparklar, Ar-Ge merkezleri özelinde Ar-Ge teşvikleri, 2023 görünüyor... Sonrası için şimdiden hazırlığa başlıyoruz. TTO'lar için de destekler süreli destekler olabiliyor. Bir gün bütün bu destekler ortadan kalktığında da, bütün bu ekosistemin mekanizmalarını öyle bir sistemleştirmemiz gerekiyor ki; sistem kendi kendine yürüyebilsin."


- "Patentlerin ticarileşmeye yönelik olanlarının sayısının artmalı"


TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal da GSYH'den Ar-Ge'ye ayrılan payın arttığını ancak yeterli olmadığını belirterek, kurumların kendilerini 2023 hedeflerine göre regüle etmeye çalıştığını ifade etti.

Mandal, "Üniversitenin bilgi üretme noktasında çabası var ama bunun talep oluşturma kısmında, sanayide bir güçlük var." dedi.

Tam zamanlı araştırmacı sayısında artış olduğunu kaydeden Mandal, sanayide Ar-Ge'ye yönelik nicelik açısından insan kaynağı sayısının daha da artırılması gerektiğini söyledi.

Patent sayısının arttığını ancak bunların ticarileşmeye yönelik olanlarının sayısının çoğaltılması gerektiğini belirten Mandal, "Türkiye'nin Küresel Rekabetçilik Endeksi'ndeki pozisyonu, 2017-2018 yılı için, yani mevcut en son veri kapsamında, 137 ülke arasında 53. sırada. Bu sadece kendi başına Ar-Ge ve yenilik süreçleriyle ilişkili değil, tüm ekosistemin tüm bileşenleri boyutunda." ifadelerini kullandı.


- "Bilginin kaynağı üniversitelerdir"


Yıldız Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bahri Şahin ise 2013 yılından itibaren TTO'ların faaliyet geçtiğini, devletin Ar-Ge ve inovasyon konularında birçok destek verdiğini ifade ederek, desteklerin çıktıları ve bütün paydaşların görevlerini yapıp yapmadığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Şahin, Ar-Ge teşviklerinin çoğunun düşük ve orta teknolojili faaliyetlere verildiğini, ihracattaki yüksek teknoloji ürünlerinin payının beklenenden düşük olduğunu, bu kapsamda en önemli görevin üniversitelere düştüğünü belirtti.

Şahin, "Üniversiteler bilgi üretmediği müddetçe burada teknoloji geliştiremezsiniz. Bilginin kaynağı üniversitelerdir. Eğer siz üniversiteleri tahkim edemezseniz bu sürdürebilir olmaz, teşviklerin sonuçlarını da alamayız." diye konuştu.

HABERE YORUM KAT