1. HABERLER

  2. TÜRKİYE

  3. 21. Yılında 28 Şubat Mağdurları - "İki Yıl Boyunca Takip Edildim"
21. Yılında 28 Şubat Mağdurları - "İki Yıl Boyunca Takip Edildim"

21. Yılında 28 Şubat Mağdurları - "İki Yıl Boyunca Takip Edildim"

ASDER Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Fidan:- "Emin olun iki yıllık zaman zarfında nereye gittiysem sürekli takip ettiler. Hiçbir zaman gizlenmedim. Açık ve net olmaya gayret ettim. İbadetlerimi yapmaya çalışıyordum. Birçok kez camiye geldiler.

A+A-

İSTANBUL (AA) - SEFA MUTLU - Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) Genel Başkan Yardımcısı ve Genel Sekreteri Reşat Fidan, "Emin olun iki yıllık zaman zarfında nereye gittiysem sürekli takip ettiler. Hiçbir zaman gizlenmedim. Açık ve net olmaya gayret ettim. İbadetlerimi yapmaya çalışıyordum. Birçok kez camiye geldiler. Bazen caminin dışında beklediler. Misafirliğe gittiğimde yine takip ediliyordum." dedi.

Fidan, AA muhabirine, 28 Şubat döneminde yaşadıklarını ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilişiğinin nasıl kesildiğini anlattı.

Reşat Fidan, 1978'deki mezuniyetinin ardından TSK'de astsubay olarak göreve başladığını, Giresun'daki görevi esnasında hakkındaki şikayetlerle hayatının değiştiğini söyledi.

Sonrasında tayininin çıktığını anlatan Fidan, şöyle konuştu:

"Eşim başörtülüydü. Hakkımda verilen dilekçeyi gördüm. Öyle bir kişiyi tanımıyorum. Hakkımızda asılsız birçok şey söylemişler. Teftişe gelenler bir şey göremedi. Görevimde başarılıydım. Askerlik şubesinde seferberlik ve askıya alma gibi iki ana konu vardı. Müfettişlerin yaptığı teftişte hep çok iyi puanlar aldık. Sonrasında bizi 'sakıncalı' kategorisine aldılar. Amasya'ya tayinim çıktı. İdari şube müdürlüğüne vekalet ediyordum. Oradayken takibatı yapanlar belgeyi bana teslim ettiler. Takip edildiğimi bildiğim için evrakı getirenleri ben de takip etmeye başladım. Emin olun iki yıllık zaman zarfında nereye gittiysem sürekli takip ettiler. Hiçbir zaman gizlenmedim. Açık ve net olmaya gayret ettim. İbadetlerimi yapmaya çalışıyordum. Birçok kez camiye geldiler. Bazen caminin dışında beklediler. Misafirliğe gittiğimde yine takip ediliyordum."

- "Botlarıyla camiye girdi"

Fidan, görevli olduğu yerdeki caminin imamının er veya erbaş olduğunu ifade ederek, kendisini derinden etkileyen şu olayı aktardı:

"Asker bana gelerek, 'Bölük astsubayı camiyi denetlemeye geldi. Botlarıyla camiye girdi.' dedi. Ben buna çok üzüldüm. Botlarıyla camide gezinmiş. Biz inançlı bir toplumuz. Botlarıyla camiye girmesi bir hakaretti. Olay kurmay başkanlığına ve komutana intikal etti. O zaman tugay komutanı bana 'Askerin ayağı astsubayın botundan daha mı temiz ki bunu gündeme getiriyorsun.' dedi. Bir kere daha yıkıldım. Sonra ne yapıldı biliyor musunuz? Caminin girişinde kütüphane vardı. Çok sayıda eser vardı. Bir tutanak tuttular ve kitapların çoğunu yaktılar. Kaynak kitapları bıraktılar. Bu benim çok ağırıma gitti. Yapmadıklarını bırakmadılar."

İnançlı kişilerin TSK'ye alınmaması için aile üyelerinin fotoğraflarının istendiğini belirten Fidan, babası sakallı annesi başörtülü olanların hemen ekarte edildiğini söyledi.

Fidan, askerlerin hem eğitimlerde hem de kıta hizmetlerinde özellikle toplumdan tecrit edildiğini vurgulayarak, "Bu toplumu siz idare edersiniz. Onlar yanlış yapar. Siz yanlış yapmazsınız.' şeklinde bir algı oluşturuluyordu. Her darbe yapanlar bir sonraki darbecileri yetiştirerek 15 Temmuz'a kadar geldik. Bu millet yanlış yapanlara 'Dur' dedi. Özellikle 15 Temmuz sonrasında değişmesi gereken şeyleri panellerle ve yazılarla açıkladık." değerlendirmesinde bulundu.

Emekliliğine az bir süre kala Doğubeyazıt'a tayin edildiğini anlatan Fidan, "Harp planlarının olduğu yerde görev yapıyorum. Şahsi dosyalar önümden geçiyor. Şahsi dosyamı gördükten sonra emekliye ayrılmaya karara verdim. Sonrasında yıllık izne ayrıldım. 2-3 ay sonra emekli olacaktım. İzindeyken aradılar ve birliğe çağırdılar. 'YAŞ kararları mı geldi?' diye sordum. 'Evet' dediler. 1998 Aralık şurasında oldu. Karargahtaki arkadaşlarımız bizi severlerdi. Kararı alanlara tepki gösterdiler." ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT